banner84

Tarihi ipek yolunu yürüdüler

Toros Dağlarının saklı güzelliklerinde Uçansu Şelalesi ve tarihi ipek yolu eşsiz bir doğa yürüyüşüne şahitlik etti

Tarihi ipek yolunu yürüdüler

-Özgür YILMAZ
Torosların zirvesinde doğan sadece kar suyu ile beslenme özelliğine sahip 70 metre yükseklikte ki kayadan dökülen Uçansu Şelalesi doğaseverleri adeta büyüledi. Akdağ ve Geyik dağlarındaki karların erimesiyle en coşkulu dönemini yaşayan şelaleden hem doğaseverler hem de evlilik hazırlı yapanlar hatıra fotoğrafı çektirdi. 
Antalya Valiliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 6'ncı Bölge Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde doğa turizmine dikkati çekmek amacıyla tarihi ipek yolu ve Uçansu Şelalesi'ne bir gezi düzenledi. Vali Yardımcısı Nurettin Ateş'in öncülük ettiği geziye yaklaşık 400 kişilik katılım oldu. Oldukça zorlu bir güzergahtan 10 kilometre yürüyen doğa severler Alara çayının içinden geçerek bitiş noktasına ulaştı. Jandarma ve jandarma dedektör köpeklerinin de refakat ettiği yürüyüş sonunda ise grup Uçansu Şelalesine geçti.
Henüz çok az kişi tarafından bilindiği için şelale 'Gizemli Güzellik' ve 'Saklı Cennet' olarak anılıyor. Gündoğmuş ilçesi Kayabükü sınırları içerisinde, Torosların zirveleri Geyik ve Akdağ'ın eriyen karlarının oluşturduğu Uçansu Şelalesi, yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülüyor. Şelale, rafting de yapılan Alara Çayı'nın ana kaynaklarından biri. 1992 yılında birinci derecede doğal SİT alanı ilan edilen şelale ve bulunduğu vadi dünya sağlık örgütü tarafından da en yaşanabilir havza ilan edilmişti.


‘BU YOL ESKİ İHTİŞAMINI KORUYOR’
Vali Yardımcısı Nurettin Ateş zorlu ve tarihi bir parkurda yürüyüş gerçekleştirip şelaleye ulaştıklarını söyledi. Yürüyüşleri ve Uçansu Şelalesi’nin doğal güzelliği hakkında konuşan Ateş, “On metrelik parkurun bir kısmında zorlu bir yer vardı. Tarihi bir yoldan da geçtik, İpek yolundan geçtik. Hala eski ihtişamını korumakta bu yol, bunun sonucunda da bu şelaleye geldik. Uçansu Şelalesi gayet güzel bir doğa harikası, yapı itibariyle coğrafya olarak çok fazla güzellik var. Bir taraftan deniz kum güneş derken, bir taraftan da Antalya'nın Gündoğmuş, İbradı, Akseki ilçelerimizde de böyle yüksek kesimlerde doğal yapı çok güzel. İlçelerin büyük bir alanı ormanlık alanlarla kaplı, çok güzel doğal görüntüler var, şelaleler var. Buralarda tabii ki alternatif spor turizminin birçok alanında spor yapmak mümkün. Biz de bunlardan bir tanesini yaptık” diye konuştu. 
‘DOĞAYA ZARAR VERMEDEN BURALARI DA TURİZME KAZANDIRMALIYIZ’
Antalya’ya iklim olarak bakıldığında temel hedeflerinin, turizmi dört mevsim olarak yaymaya gayret gösterdiklerini ifade eden Vali Yardımcısı Ateş, “Bütün herkesin amacı sadece 5 6 aylık bir turizm değil de, kış döneminde ve diğer mevsimlerde de turizm yapmak. Aynı zamanda sadece Antalya'nın sahil şeridindeki ilçelerinde değil, iç kesimlerinde yer alan ilçelerinde de turizmi yaygınlaştırmak gerekiyor. Aslında alternatif turizm alanlarında fena değiliz, iyi durumdayız. Yavaş yavaş içerideki ilçelerimizde de tesislerimiz var yapılıyor ve yine bir takım yatırımlar yapılmakta. Tarihi ve kültürel varlıklar ile ilgili restorasyon çalışmaları yapılıyor, tabii bazı eksiklikler var mı var yapılabilir. Ben yıllar içerisinde bunların çok daha iyi hale gelerek turistlere göstereceğimizi düşünüyorum. Gerçekten de doğa harikası buralar, böyle bir yürüyüşün sonunda bu şekilde bir şelaleye kavuşacağınızı birçok kişi tahmin etmez. Yol kısmında evet ufak tefek sıkıntılar var, onların çözülmesi gerekiyor, tanımamız lazım. Bozmadan, doğayı koruyarak doğaya zarar vermeden buradaki bu güzellikleri turizme kazandırmamız gerekiyor. Bu anlamda Gündoğmuş önemli bir yer. Gündoğmuş’un neredeyse tümü ormanlık alanla kaplı, çok güzel alanlar var. Alternatif turizm anlamında da Antalya zengin ve iyi bir seviyede. Bu bölge ile ilgili turizmle alakalı yapılan çalışmalar var, umarım gelecek dönemde de daha iyi seviyelerde olmuş olacak.
VALİ YARDIMCISI HES İLE İLGİLİ DE KONUŞTU
Yapılması planlanan HES ile ilgili de konuşan Vali Yardımcısı Ateş, devam eden bazı yatırımların olduğunu belirtirken, tabii ki bu yatırımların doğayı koruyarak yapılması gerektiğini söyledi. Ateş, “Turizmi ancak bu şekilde devam ettirebiliriz. Antalya’da bu gibi doğal zenginlikleri bir taraftan korurken diğer taraftan da onlardan yararlanmamız gerekiyor. Yöre insanının ve ülkemizin de kazanç elde etmesi gerekiyor. Burada koruma dengesini iyi muhafaza etmemiz gerekir”  diye konuşurken, buraya ilk kez geldiğini, çok güzel bir coğrafya olduğunu ve hayran kaldığını da vurguladı. 
Gündoğmuş Belediye Başkanı Mehmet Özeren ise gerekli izinleri aldıktan sonra aslına uygun olarak ipek yolunun bozulan yerlerini restore edeceklerini ifade etti. Yürüyüşe katılanlar ise manzaraya hayran kaldıklarını dile getirdiler.
Su sıcaklığı 15 derecenin üstüne çıkmayan Uçansu'yu oluşturan Alara Çayı ise başladığı noktada ulu çınarlar ve ormanlık alan içinden yaklaşık 100 kilometre sonra Manavgat ilçesi sınırlarından Akdeniz'e dökülüyor.
Vali Yardımcısı Nurettin Ateş'in öncülük ettiği geziye yüksek katılım olurken, bahar aylarında başlayıp ağustos sonuna kadar en coşkun dönemini yaşadığı belirtilen şelale sunduğu görsel şölenle ziyaretçileri hayran bıraktı.
Şelale önünde ev kadınları tarafından odun ateşinde pişirilen gözlemeler doğa tutkunlarına ikram edildi.
 

Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2019, 17:36

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER