Dünden bugüne ALKÜ
ALKÜ Rektörü Pınarbaşı, ALKÜ'nün kurulduğu günden bu yana yaşanan sıkıntıları, gelişim sürecini Alanya Postası'na anlattı
2015 yılında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi'ne  (ALKÜ) kurucu rektör olarak atanan Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı'yla, yaptığımız röportajda ALKÜ'nün dünden bugüne gelişimini konuştuk. Röportajımızda öğrencilerinin yaşadığı sorunlardan, ALKÜ'nün açıldığı günden itibaren geldiği noktaya varana kadar detaylı bilgi veren Pınarbaşı, ALKÜ'nün Alanya'nın marka değerini arttırdığını da belirtti. Röportajın başında hayatındaki 3 doğrunun samimiyet, dürüstlük ve adalet olduğunu vurgulayan Pınarbaşı, "Birincisi insanın hangi işi yapıyorsa samimi olarak yapması gerekiyor. İkincisi insanın hem kendine dürüst olması hem de çevresine ve topluma karşı dürüst olması gerekiyor. Bir de insanın adaletli ve adil olması lazım. Çünkü adalet herkese lazım" dedi.  Alanya Postası Gazetesi olarak okurlarımız için hazırladığımız keyifli röportaj ise şöyle;
'CİDDİ MESAFELER KAT ETTİK'
Mevlüt Uygur: ALKÜ 2015 yılında kurulan bir üniversite, yeni bir üniversiteye kurucu rektör olarak atanmanız sizin açınızdan nasıl bir duygu oldu? Neler düşündünüz?
Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı: Her şeyin kurucusu olmak zordur. Örneğin eski bir üniversiteye rektör olarak atandığınızda,  zaten sistemi oturmuş bir üniversiteye rektör olarak gidiyorsunuz. Fakat ALKÜ gibi yeni bir üniversiteye gelindiğinde, her şeyin baştan kurulması gerekiyor. Bu yüzden zor göreve talip olduğumuzu biliyorduk. Son 3 yıl içerisinde canla başla çalıştık. Aslında çok yıpratıcı ve yorucu bir görev.  Yeni bir üniversite kurmak kolay bir şey değil. Bunun yönetmelikleri, yönergeleri var, sistemi oturtmanız gerekiyor, yeterli şekilde personel alıp eğitmeniz gerekiyor. Gerçekten zor bir iş. Ama  tabi benim daha önce 3 buçuk yıl rektör yardımcısı olarak çalışmış olmam bu konuda bana büyük avantaj sağladı. Buraya geldikten sonra hızlı bir şekilde çalışmalarımıza başladık ve son 3 yıl içinde de ciddi mesafeler kat ettiğimizi düşünüyorum. Atanırken zor göreve talip olduğumun farkındaydım. Fakat biz vatanımıza milletimize hizmet için bu zor görevin altına girdik, çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. 
'12 BİN ÖĞRENCİ BULUNUYOR'
M.U.: ALKÜ'de şuan toplamda kaç bölüm var ve öğrenci sayısı ne kadar? 
A.P.: ALKÜ kurulmadan önce Alanya'da zaten belli bir öğrenci ve fakülte alt yapısı vardı. ALKÜ kurulduğunda Alanya'da, Akdeniz Üniversitesi'ne bağlı 4 fakülte, 3 meslek yüksek okulu ve 6 bin 500 civarında öğrencisi vardı. ALKÜ kurulunca  bu fakülteler ve meslek yüksekokulları ALKÜ'ye aktarıldı. Şuanda, ALKÜ10 fakülte, 5 meslek yüksekokulu, bir tane yüksek okul, 3 tane enstitü olmak üzere 12 bin civarında öğrencisiyle yoluna devam ediyor.
'ÖĞRENCİLER ULAŞIMDA MAĞDURİYET YAŞIYOR'
M.U.: Öğrencilerinizden en çok hangi konuda şikayetler, talep ve öneriler alıyorsunuz?
A.P.: Ben zaten sürekli öğrencilerimin arasındayım. Onlarla dolaşırım, sohbet ederiz, bazen öğrencilerimle birlikte yemekhanede yemek yeriz. Birde bizim üniversite sayfamızda 'rektöre mektup' diye bir linkimiz var.  Öğrencilerimiz bu linkten sıkıntılarını, sorunlarını bana iletiyorlar. Bizim şuanda 2 büyük sorunumuz var. Birincisi ulaşım. Bununla ilgili olarak biz uzun zamandır ilgililerle görüşüyoruz, ulaşımın daha rahat olması için. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde daha fazla üniversitemize otobüs gelmesi ve öğrencilerimizin rahat bir şekilde ulaşımın sağlanması için uzun süredir görüşüyoruz. Tabi ellerindeki imkanlar çerçevesinde bize destek sağlamaya çalışıyorlar. İnşallah bu konuda yetkililerden üniversitemiz adına daha fazla destek bekliyoruz. Üniversitemizdeki ulaşım sorununun çözülmesini istiyoruz. Çünkü öğrencilerimiz gerçekten mağdur oluyorlar.
'YENİ YEMEKHANE BİNAMIZ OCAK AYINDA HİZMETE GİRECEK'
İkinci konumuz ise yemek sorunu. Üniversitemize yemek hizmetimizi dışarıdan alıyoruz. Dışarıda pişirilip geldiği için her ne kadar kontrol etsek, gerekli uyarılar yapsak, hatta cezalar yazıyoruz ama istediğimiz kalitede yemek gelmiyor. Fakat bunu da Ocak ayında çözeceğiz inşallah. Şuanda yerleşkemiz içerisinde merkezi yemekhane binamızı bitirmek üzereyiz. Ocak ayından itibaren yemekler kendi yemekhanemizde pişecek. Yani biz yemek için tüm gelen malzemeleri elden geçireceğiz. Her şey bizim kontrolümüzden geçecek, kaliteden ödün vermeyeceğiz. Yemekler de bizim gözümüzün önünde pişecek. İnşallah ocak ayından itibaren öğrencilerimize ve personelimize çok daha kaliteli yemekler yedireceğiz.
M.U.: Üniversitede gastronomi bölümü olacaktı galiba, öğrencilerin yeni yemekhane binasında kendi yemeklerini yapma imkanı sağlanabilinir mi?
A.P.:Turizm Fakültesi'nde, Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü var, ayrıca ALTSO  Turizm Meslek Yüksekokulu'nda, İkram Hizmetleri bölümü var. Öğrencilerimiz bu bölümlerde bizzat yemek pişirme eğitimi de alıyorlar. Biz geçen ay turizm meslek okulu binasında mutfağı hizmete açtık. Şuanda gerek fakülte öğrencilerimiz, gerek ise de meslek yüksek okulu öğrencilerimiz mutfakta yemek pişirme eğitimi alıyorlar. Hatta Alanya'daki çeşitli aşcılık dernekleri ve otellerle  iş birliği halindeyiz. Oradaki aşçılar üniversitemize gelip öğrencilerimize kendi deneyimlerini anlatıyorlar. Yani üniversitemizde zaten yemek olduğu için yemekhanede yemek pişirme ihtiyaçları olmayacak. Yemekhanede olan her türlü donanım, bizim mutfak dersi kapsamında kendi mutfağımızda öğrencilere öğretiliyor.
'HOCALARIMIZI TEŞVİK EDİYORUZ'
M.U.: ALKÜ yeni bir üniversite olmasına rağmen bir çok başarılı projeye imza attı. Bu başarıları nelere bağlıyorsunuz?
A.P.: Bunu bir çok nedeni var. Öncelikle bunu her zaman söylüyorum, sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Alanya'mıza çok büyük hizmetler kazandırdı. Benim gözümde sayın Bakanımızın Alanya'ya kazandırdığı en büyük projesi ALKÜ'dür. Çünkü Alanya'ya bir üniversite çok yakışıyor ve üniversitenin gelişmesi içinde alt yapı, cazibe, her şey  Alanya'da mevcut. Birincisi tabi arkamızda Bakanımızın olması bizlere her zaman güç ve kuvvet veriyor. İşlerimizin daha verimli  etkin geçmesini sağlıyor. 
İkinci faktör Alanya'mızın güzel ve cazip bir yer olması. Ben ilk geldiğim zamandan beri, ALKÜ olarak çok kaliteli bir üniversite olacağız diyordum. Üniversitemize hoca alırken birinci önceliğimiz liyakat olması. Alanında uzman başarılı hocalar alıyoruz. Bu şekilde ilerlediğimiz için, aldığımız hocalarda kaliteli, o yüzden güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Gerek eğitim olarak, gerek projeler olarak. Tabi kaliteli hocaların buraya gelmesinin nedenlerinden bir tanesi Alanya'nın güzelliği. Örneğin İstanbul'dan çok fazla hoca üniversitemize geliyor. Artık İstanbul'un o karmaşıklığından, kalabalığından, yoruculuğundan bıkmışlar Alanya gibi güzel bir yerde çalışmak ve yaşamak istiyorlar. 
Üçüncü faktör ise ben kendim makine mühendisiyim. Biz zaten projelere çok önem veriyoruz, güzel şeylerin olmasını bekliyoruz. Bunun için hocalarımızı teşvik ediyoruz. Tabi ben İstanbul Teknik Üniversite'sinde okudum, yüksek lisans doktoramı Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptım 7-8 sene ABD'de yaşadım. Oradaki çalışma ortamlarını, projelerin nasıl geliştirildiğini bildiğimiz için burada da aynı sistemi uyguluyoruz.  Yurtdışındaki gibi hocalarımızın rahat çalışması için gerekli ortamları sağlıyoruz.Bir de dördüncü olarak da üniversitemizde huzur ve güven ortamı var. Bizler çünkü tüm hocalarımızı bir kardeşimiz, bir arkadaşımız olarak görüyoruz. Bir ekip ruhuyla çalışıyoruz. Tüm hocalarıma söylüyorum, kardeşim bile olsa çalışmıyorsa ben onu sevmem. Benim en sevdiğim kişi en çok çalışan,işini en iyi yapandır. Hatta sık sık şu sözü söylüyorum,'Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır' o yüzden hocalarımızı sürekli çalışmaya, güzel projeler üretmeye teşvik ediyoruz.
'ÖĞRENCİLER AVANTAJLARININ FARKINDA'
M.U.: Alanya bir turizm şehri. Bu durumun ALKÜ'de turizm okuyan öğrencilere ne gibi avantajları var? Kendilerini şanslı hissetmeliler mi?
A.P.: Son yıllarda Türkiye'deki turizm fakültelerinde öğrenci sayısı baya bir azaldı. Fakat bizim üniversitemizde çok şükür öğrenci sayısı yüksek ve sıkıntı yok, öğrenciler geliyorlar. Mesela bizim gastronomi ve mutfak sanatları  bölümümüze öğrenciler  400 puan üzerinde geliyorlar. Yani tıpa yakın puanla geliyorlar. Biz öğrencilerle konuştuğumuzda diyorlar ki, 'Alanya turizmin başkenti, o yüzden biz burada en iyi turizm eğitimini alacağımızı, en iyi aşçılık eğitimini alacağımızı biliyoruz' diyorlar. Bu yüzden üniversitemizi tercih ettiklerini söylüyorlar. Bunun da meyvesini görüyorlar.  Biz ilk defa geçen yıl gastronomi ve mutfak sanatları  bölümüne öğrenci aldık. Öğrencilerimiz birinci sınıfı bitirince Alanya'nın çeşitli otellerinde çalışmaya başladılar. Alanya'nın en güzel otellerinde mesleklerini öğrenme, icra etme yolunu buldular. Öğrencilerimiz yazın çalışarak hem harçlıklarını kazandılar hem de mesleklerini sahada öğrendiler. Tabiki öğrencilerimiz için çok büyük avantaj. Öğrencilerimizde bunun  farkında. Alanya'nın da bir turizm şehri olması da turizm fakültesine daha çok öğrenci gelmesinin ve daha kaliteli öğrenci gelmesinin nedenidir. 
ALKÜ TURİZM FAKÜLTESİ'NE KAVUŞACAK
M.U.: Geçen yıl ALKÜ'de turizm fakültesi öğrencileriyle röportaj yapmıştım. Öğrenciler turizm şehrinde, turizm fakültesine ait bir binanın olmadığını işletme fakültesinde eğitim gördüklerini, turizm şehrine yakışır bir turizm binası fakültesi olması gerektiğini söylemişlerdi. Turizm fakültesine ait yeni bir bina yapılacak mı? Bu konuda bir girişiminiz var mı rektörlük olarak?
A.P.: Evet doğrudur, şuanda turizm fakültemizin binası yok. Turizm fakültesi öğrencilerimiz işletme fakültesi binasının çatısı altında eğitim görüyorlar. Tabi biz yeni bir üniversite olarak yapılaşmaya hızla başladık.  Rafet Kayış Mühendislik Fakültesini bitirdik,  kapalı spor salonunuzu yaptık, yeni bir eğitim fakültesi binası yaptık bu günlerde hizmete girecek. Bunun yanında merkezi yemekhane inşaatımız devam ediyor, 1 ay içinde bitecek. Bir sonraki adımız da müstakil bir turizm fakültesi binası yapmak. Hatta şuanda ismini vermeyeceğim, bir turizmci fakülte yapmak istiyor. Kendisiyle görüşüyoruz, belki fakülteyi ona yaptıracağız. Bizde tabi ki bunun farkındayız, turizm fakültesine ait ayrı bir bina olması gerektiğini biliyoruz. En yakın zamanda bir turizm fakültesi binasını yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. 
ALKÜ HEM MADDİ HEMDE KÜLTÜREL KATKI SAĞLIYOR
M.U.: ALKÜ'nün şehre bir marka, bir değer kazandırdığını düşünüyor musunuz?
A.P.: Tabi ki. Ben kesinlikle öyle düşünüyorum. Bir üniversite şehre her zaman katkı sağlar. Bu her tarafta böyledir. Birincisi üniversitenin olması. Üniversite hızla büyüyor. Yeni hocalar alıyoruz, yeni öğretim elamanları alıyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir gibi Türkiye'nin her tarafından hocalar geliyor buraya. Şehrimize eğitimli, akademisyenler geliyor, burada yaşıyorlar. İkincisi de Türkiye'nin her tarafından öğrenciler geliyor, eğitim alıyorlar. Üniversite öğrencileri de şehre bir kültürel zenginlik katıyor. Bizler de burada sürekli etkinlikler yapıyoruz. Yılda en az 10 civarında uluslar arası sempozyum düzenliyoruz. Dünyanın değişik yerlerinden akademisyenler buraya gelip burada 3 gün, 5 gün, bir hafta kongrelere ve sempozyumlara katılıyorlar. Bunun yanında bu akademisyenler Alanya'mızı geziyorlar, tarihsel, kültürel güzelliklerini görüyorlar, buda tanıtıma vesile oluyor. 
ALKÜ olarak şehre büyük katkılar yaptığımızı ve yapmaya da devam edeceğimizi düşünüyorum.  Hatta Alanya'daki ilk kitap fuarını biz yaptık. Bizden sonrada kitap fuarları yapılmaya devam ediyor. Üniversite, Alanya'ya bir kitap fuarı kültürünü getirmiş oldu. 
Bunun dışında ekonomik olarak ciddi bir gelir getiriyoruz Alanya'ya. ALKÜ'nün şuanda 12 bin civarında öğrencisi var, bunun 10 bini Alanya'da. Her öğrenci ayda bin lira harcasa, ayda 10 milyon lira para harcıyorlar. Bu da Alanya'ya kalıyor. Bundan ev sahibi kazanıyor,  dışarıda yemek yiyorlar, kafeye gidiyorlar, alışveriş yapıyorlar, kuaföre gidiyorlar, kitap alıyorlar. Bütün ihtiyaçlarını burada karşılıyorlar. Üniversitemiz hem kültürel olarak hem de maddi olarak Alanya'mıza ciddi katkılar yapıyor.
'ALANYA ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKIYOR'
M.U.: Sizce Alanya bir öğrenci şehri mi? Bu konuda eksikleri ve artıları nelerdir?
A.P.: Alanya öğrenci dostu bir şehir. Öğrencilerimiz Alanya'yı seviyorlar, daha doğrusu Alanya'yı herkes seviyor. Alanya sevilmeyecek bir yer değil, yaşaması çok güzel bir yer. Alanya'nın da öğrencilerini sevdiğini düşünüyorum. Öğrencilerimizden Alanya halkı adına hiç bir olumsuz cümle duymadım. Sağ olsunlar Alanya halkı da öğrencilerimize sahip çıkıyorlar. Alanya son yıllarda çok gelişti. Bundan 10-15  yıl önce kışın  akşam saat 19.00 olunca hayat bitiyormuş Alanya'da, şimdi üniversitenin de yavaş yavaş büyümesiyle artık yeni cafeler, restoranlar, zincir markalar, mağazalar açılıyor. Artık kışın da sürekli canlı bir hayat var. Öğrencilerin aradağı  şeylerin büyük oranla Alanya'da var. Dolayısıyla evet, Alanya bir öğrenci şehri ve olmaya da devam edecek. Daha çok öğrenciler Alanya'mıza gelecek.
'KENDİLERİNİ KAPTIRMASINLAR'
M.U.: Öğrencilere şehirle ilgili neler söylemek istersiniz? Alanya'da neleri yapmalılar ve yapmamalılar? 
A.P.: Biz üniversite olarak oldukça fazla etkinlik yapıyoruz. Şuanda üniversitemizde 50'ye yakın öğrenci kulübü var. Örneğin tiyatro kulübü, dans, gezi, spor, sinema, endüstri kulübü gibi çok sayıda kulüp var.  Bu öğrenci kulübeleri  zaten aktiviteler yapıyorlar. Alanya'da aktivite olarak oldukça zengin bir yer. Büyükşehir, Alanya Belediyesi'nin gerekse çeşitli kurumların aktiviteleri oluyor. Alanya'mız spor açısından da çok zengin bir yer. Çok değişik spor aktiviteleri oluyor. Öğrencilerimizin kendilerini sosyal olarak geliştirecekleri bu tip kültürel, sportif aktivelere katılmalarını teşvik ediyoruz. Bunun yanında öğrencilerimiz için Alanya'da tehlike de var. Bu konuda da onları sürekli uyarıyoruz, uzak durmaya davet ediyoruz. Alanya'da, Antalya'da bu bölgede uyuşturucu maalesef bir sorun. Öğrencilerime uyuşturucunun iyi bir şey olmadığını, onların en büyük düşmanının uyuşturucu olduğunu söylemek istiyorum. Bunun dışında öğrencilere cazip gelen gece hayatı gibi şeyler de olabilir. Bunlara da çok fazla kendilerini kaptırmasınlar. Özellikle kötü alışkanlık bakımından alkol ve uyuşturucudan uzak kalmalarını her zaman tavsiye ediyorum. 
'KENDİ ALANLARINDA EN İYİSİ OLSUNLAR'
M.U.: Son olarak gençlere  hayatları bakımından ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz?
A.P.: Gençlere en büyük tavsiyem, birincisi kendilerine güvenmeleri, ikincisi kendilerini geliştirmek için daha çok çalışmaları ve üçüncüsü de kendilerine bir hedef belirleyip o hedefe yönelik olarak çalışmaları. Bizler maalesef uzun yıllar kendimizi küçük görmeye alıştırılmışız. Bir işi başta birisi daha iyi yapar, biz yapamayız gibi bir düşünceyle büyütülüyordu insanlarımız. Ama artık bunu yavaş yavaş aşıyoruz. Ben gençlere her zaman kendilerine güvenmelerini istiyorum. Çünkü bende ABD'de 7-8 yıl kaldım orada eğitim gördüm. Şunu gördüm ki, kimse bizden daha zeki değil aslında. Aslında biz Türk milleti olarak daha zekiyiz, daha çok çalışkanız, risk alan, insiyatif kullanan bir milletiz. Biz kendimize güvenirsek  her şeyi yaparız. Gençlerimizin bu düşünceyi daha da öne götürmeleri  gerekiyor. Kendilerine güvenerek çok daha büyük işler başararak kendilerine inanması gerekiyor. 
İnsanların hedefleri olmalı.  Bence insanın en büyük hedefi vatanına milletine faydalı olması. Bu yüzden gençlerimiz vatanıma milletime nasıl daha fazla faydalı olurum diye düşünerek mesleğini en iyi şekilde öğrenmeye çalışacaklar. Aslında bütün mesleklerin hepsi değerlidir. Bir bakkalın yaptığı iş de önemlidir, bir mühendisin yaptığı iş de önemlidir. Çünkü toplum tüm meslek gruplarından oluşan bir yapı. Mesleğin iyisi kötüsü olmaz. Herkes yaptığı şeyi en iyi şekilde yapmalı.  Benim öğrencilere en büyük tavsiyem. Ne yapıyorlarsa ne yapsınlar kendi alanlarında en iyisi olmaya çalışsınlar. İnsan işini severek yapıyorsa başarıyı ve mutluluğu bu getirir. O yüzden ben öğrencilere yaptığı işi en iyi yapmalarını ve kendilerini sürekli geliştirmelerini istiyorum.  Üniversite öğrencilere eğitimin verildiği bir yer, ama sadece üniversite yeterli değil öğrenciler kendilerini her alanda geliştirecekler. Okulda aldığı derslerin dışında kendi başlarına veya kurslara giderek  kendi alanlarında en iyisi olmaya çalışmaları gerekiyor. 
PROF. DR. AHMET PINARBAŞI KİMDİR?
1965 Kahramanmaraş'ta dünyaya gelen Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı, 1988 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Bursu ile yüksek lisans ve doktorasını sırasıyla 1991 ve 1996 yıllarında ABD’nin Pennsylvania eyaletindeki Lehigh Üniversitesinde tamamlamıştır. 2002 yılında Fulbright Araştırma Bursu ile yine Lehigh Üniversitesi'nde bir yıl boyunca çalışmalar yürütmüştür. 1997 ile 2011 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde yardımcı doçent ve doçent olarak hizmet vermiştir. 2012 yılında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümüne profesör olarak atanan Ahmet Pınarbaşı'nın uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış 18 makalesi, uluslararası konferanslarda sunduğu 7 bildirisi, ulusal hakemli dergi ve konferanslarda 10 yayını vardır. Danışmanlığı altında 2 adet doktora, 10 adet yüksek lisans öğrencisi mezun olmuştur. Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 8 Eylül 2015’de Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Rektörlüğüne atanmıştır. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner77

banner87