Slovakya- Kösice: Medzilaborce 'Andy Warhol Müzesi”
Mahmut Abiye sordum.
- Abi Andrej Warhola’yı tanıyor musun?
- Tanımıyorum.
- Peki Andy Warhol’u?
- İsmi pek yabancı gelmiyor.
- Marylin Monroe var ya onun resimlerini renkli renkli boyayan adam.
- Sanki resimleri sanki gördüm gibi.
Evet Mahmut Abi, kendisine sadece ressam dersek haksızlık olur. Film yapımcısı, yayıncı ve pop art sanatının en önemli temsilcilerindendir.
Geçen sene Antalya’da sergisi vardı, bir türlü fırsat bulupta gidememiştim. 
Ama işi kaynağında çözdüm. 
Warhol’ün Slovak asıllı olduğunu biliyordum. Geçen hafta Slovakya’da iken Warhol’un ailesinin bizim oturduğumuz yere çok uzak olmadığını keşfettim. 
1 saat 20 dk uzaklıkta. 
Doğu Slovakya’da Kösice yakınların da Medzilaborce kasabasında. 
Doğrusu böyle bir fırsat kaçmazdı.
Öncelikte, THY yollarını kutlamak istiyorum. Ben istedim bir göz, Allah verdi 2 göz. Daha evvel Slovakya - Kösice’ye gitmek için ya Viyana üzerinden 6 saat tren yolculuğu, ya da Budapeşte üzerinden yaklaşık 4 saatte gidiyordum. THY Kösice’ye sefere başladı. Ne kadar teşekkür etsek azdır.
Bu arada Kösice, harika bir kent. Slovakya’nın 2. büyük kenti. 
İnsanları gayet sıcak. 
2013 yılında Avrupa kültür başkent oldu.
Meşhur Rakoçi Paşamızın müzesi ve Tekirdağ Evi'de Kösice'de.
Neyse konumuz Andy Warhol.
Kösice Havaalanı'ndan bir araba kirayalayarak, Medzilaborce kasabasına yemyeşil doğal güzellikler arasından geçerek ulaşabilirsiniz. 
Giriş 3.5 euro gibi. 
Biz, yanında aynı yerde, Matt Lamb Resim Müzesi'ni de gezdik. 
Gazete için haber yapacağımı söyledim. 
Fotoğraf çekmeme izin verdiler. 
Tüm fotoğrafları bana ait. 
Değilse fotoğraf çekmek yasak.
Ve Andy Warhol.
En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Sanat-tasarım-grafik okullarında tek başına der olarak okutulması lazım. Büyük sanatçı. 
Ben bayıldım.
Warhol, Slovak asıllı Amerikalı sanatçı. 
1928 yılında Pittsburgh Pensilvanya’da doğmuş. 
I. Dünya savaşından 10 yıl sonra doğan sanatçı, çok erken yaşlarda geçirdiği rahatsızlık dolayısı ile zamanının çoğunu evde geçirmiş. Vakit geçirmek için yaptığı çizimler sanatının temelini oluşturmuş. Annesi de çizimde oldukça iyi olduğu için Warhol’a temelde katkı yapmış
Dikkatimi çeken, benzer hikaye Mimar Gaudi’de de var. Dahi niteliğinde insanlarda bir tuhaflık, farklılık oluyor.(Sanırım bizim köydeki-Sedire halinde çalışan Şair Nihat’ta da aynı kişilik var)
Warhol bir grafiker olarak başladığı kariyerini 20. yüzyıl sanatının en ikonik isimlerinden biri olarak tamamladı. Slovak kökenli bir ailenin oğlu olarak önceleri garipsendiği, sonraki yıllarda eleştirdiği ama bir yandan da hayran olduğu Amerikan kültürü ile var oldu ve onu yeniden yarattı.
Amerikan pop sanatının öncüleri arasında yer aldı. Fikirlerin, insanlar ve olayların metalaştırıldığı maddi bir dünyada Warhol, çoğaltma ve yeniden üretme teknikleri ile her şeyi nesne statüsüne indirgeyerek, içerik ve formu önemsizleştirdi. Popüler, fani, harcanabilen, düşük maliyetli, seri imal edilen, genç, hazır cevap, hileli ve büyüleyici bir sanat üretti.
Warhol’ün takma adı Drella idi. Dracula ve Cindirella’nın karışımı olan bu öteki benliğini, bir ‘drag queen’ olarak resmetmişti.
Pop Art’a öncülük etmenin dışında, Warhol Interview adlı bir dergi çıkardı, gece kulübü açtı, kablolu yayında gösterilmek üzere 2 TV şovu hazırladı. Andy Warhol’s TV ve Andy Warhol’s Fifteen Minutes adlı tv şovları MTV’de gösterildi.
En bilinen sözlerinden birisi “Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak” idi.
Resimlerini afiş ve baskı teknikleriyle çoğalan Warhol, bu şekilde Amerikalıların olaylara bakış açısına da tepki gösteriyordu. Çalışmalarında çizim, boyama, baskı resim tekniği, serigrafi, heykel, video ve müzikten yararlandı.
İzleyici kitlesini provoke ederek, sanatına duyulan ilgiyi canlı tutan Warhol, Amerika'da ve dünyada onun her hareketini takip eden, onu anlamaya çalışan bir sanat medyası yarattı.
Andy Warhol müzesinde Campbell’s Soup, Kovboylar ve Kızılderililer, Tehlikedeki Türler, Çiçekler, On Yahudi Portresi, Marylin Manroe, Queen Elizabeth, Red Lenin çalışmaları benim dikkatimi, çeken çalışmalar arasında idi.
Amerikan hayat tarzını sorgulayan, sanatında kitle kültürü malzemelerini kullanan, çoğaltılabilirlik ve yeniden üretilebilirlikle içerik ve formu önemsizleştiren Andy Warhol müzesi bende çok yeni ufuklar açtı.
Mahmut bana dönüverdi dedi ki:
- Eyi de Yakup Uslu, Andy Warholdan bana ne? Sen yedin, içtin gezdin. Bana faydası ne?
- Doğru Mahmut Abi. Sana ne anladım anlatayım.
1- Eğitim aileden gelir. Warhol’ün annesi kendisini sanata teşvike etti ve kariyerine katkı yaptı.
2- Sanat ve ticaret büyük şehirlerde büyür ve gelişir. Warhol, New York’a taşındı.
3- İnsanlar isterlerse çok yönlü ve yaratıcı olabilir. Warhol, grafik, resim, sinema ve bir çok konuda eserler verdi.
4- Dahi insanlar diğerlerinden farklıdır. Toplumdan ayrışırlar. Warhol, çocukluğunda davranışları bakımından ve sanat hayatında diğer sanatçılardan ayrışmıştır.
5- İyi bir isim, insana, nesneye ve ticarete hayat verir. Algı ve imajın önemi burada ortaya çıkıyor. Andrej Warhola Andy Warhol’a dönüşmüş ve Amerikan ikonu olmuştur. Yani Arçelik’in dünya pazarında Beko’ya dönüşmesi gibi.
- Oldu mu Mahmut Abi.
- Şimdi oldu.
Kaynak:
http://www.antalyakultursanat.org.tr/sergiler.php?exhibition=9 
https://tr.wikipedia.org/wiki/Andy_Warhol 
http://www.radikal.com.tr/radikalist/andy-warhol-hakkinda-bilinmesi-gereken-18-sey-1205290/ 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner77

İsveçli gazeteciler Alanya'da
İsveçli gazetecileri ağırlayan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, konaklama turizminin günümüzde...

Haberi Oku