Alanya’da hava sıcaklıklarının ve güneş ışınlarının etkisini artırmasıyla birlikte güneş gözlüğüne olan talep de yükseldi. Ancak piyasa değerinin oldukça altında satılan, üreticisi ve teknik özellikleri belli olmayan güneş gözlükleri konusunda uzmanlardan uyarı geldi.

Alanya’da optisyenlik yapan Mehmet Miraç Selçuk, özellikle internet üzerinden, tezgâhlardan, pazarlardan veya optik konusunda yetkinliği bulunmayan satış noktalarından alınan ürünlerin vatandaşlarda yanlış bir güven duygusu oluşturabileceğini söyledi.

Güneş gözlüğünün estetik bir aksesuar olmasının yanı sıra gözleri güneşin zararlı ışınlarından korumaya yardımcı olan önemli bir sağlık ürünü olduğunu vurgulayan Selçuk, vatandaşların ürün satın alırken yalnızca modeline, camın koyuluğuna ve fiyatına bakmaması gerektiğine dikkati çekti.

‘KOYU CAM HER ZAMAN KORUYUCU CAM DEĞİLDİR’

Güneş gözlükleri konusunda en sık yapılan hatalardan birinin, cam ne kadar koyuysa korumanın da o kadar fazla olduğu düşüncesi olduğunu belirten Selçuk, şöyle konuştu; “Vatandaşlarımızın önemli bir bölümü güneş gözlüğünü eline aldığında ilk olarak camın ne kadar koyu olduğuna bakıyor.

Ancak güneş gözlüğünde asıl önemli konu camın rengi değil, ultraviyole ışınlarına karşı sağladığı korumadır. Çok koyu görünen ancak gerekli UV korumasına sahip olmayan bir cam, kişide korunuyormuş hissi oluşturabilir.

Koyu cam nedeniyle göz bebeği daha fazla genişleyebileceği için gerekli filtreleme yoksa gözün zararlı ışınlara maruz kalması açısından istenmeyen bir durum ortaya çıkabilir. Bu nedenle ‘Cam koyu, gözümü iyi koruyor’ şeklindeki düşünce doğru değildir.”

‘GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ SADECE AKSESUAR DEĞİL’

Alanya gibi yılın büyük bölümünde güneşli günlerin yaşandığı bölgelerde doğru güneş gözlüğü seçiminin daha da önemli hale geldiğini ifade eden Selçuk, “Biz güneş gözlüğünü çoğu zaman kıyafeti tamamlayan bir aksesuar olarak düşünüyoruz.

Elbette tasarım, model ve kişinin yüzüne yakışması önemli ancak bunlardan önce göz sağlığı geliyor. Özellikle Alanya’da güneşe maruz kalma süremiz oldukça fazla.

Denizde, sahilde, trafikte, açık alanda çalışanlarda veya gün içerisinde uzun süre dışarıda bulunan kişilerde doğru güneş gözlüğü kullanımı daha da önem kazanıyor” diye konuştu. Selçuk, kaliteli bir güneş gözlüğünün temel amacının göze ulaşan rahatsız edici parlaklığı azaltırken aynı zamanda zararlı ultraviyole ışınlarına karşı uygun koruma sağlaması olduğunu söyledi.

SAHTE ÜRÜNLERDE ‘MARKA’ TUZAĞI

Piyasada tanınmış markaların isimlerini ve logolarını taşıyan çok sayıda taklit ürün bulunduğunu da belirten Selçuk, bir gözlüğün üzerinde marka logosunun bulunmasının ürünün orijinal olduğunu göstermediğine işaret etti.

Selçuk, “Bazen vatandaşımız geliyor, ‘Aynı marka gözlüğü başka yerde bunun dörtte biri fiyatına gördüm’ diyor. Burada sorgulanması gereken nokta tam olarak bu. Dış görünüş olarak orijinal ürüne çok benzeyen taklitler üretilebiliyor. Logo yapılabilir, kutu yapılabilir, bez yapılabilir. Ancak önemli olan gözlüğün cam kalitesi, filtre özellikleri, üretim standardı ve güvenilir bir tedarik zincirinden gelmesidir. Vatandaşımız birkaç yüz veya birkaç bin lira daha az ödeyeceğim diye göz sağlığını riske atmamalı” ifadelerini kullandı.

‘OPTİSYEN OLMAYAN YERDEN GÖZLÜK ALMAYIN’

Güneş gözlüğünün güvenilir ve yetkili satış noktalarından temin edilmesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, vatandaşlara optisyenlerden destek almaları çağrısında bulundu. Selçuk, “Bir ürünü satın aldığınız yerde size o camın özelliğini anlatabilecek, yüzünüze ve kullanım amacınıza uygun ürünü önerebilecek mesleki bilgiye sahip bir kişi bulunması gerekiyor. Optisyenlik bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle vatandaşlarımızın optisyen olmayan veya optik konusunda herhangi bir mesleki yetkinliği bulunmayan noktalardan güneş gözlüğü satın almamalarını öneriyoruz. Bir sorun yaşadığınızda karşınızda muhatap bulabileceğiniz, ürünün kaynağını bilen ve gerekli bilgiyi verebilen işletmeleri tercih edin” dedi.

ÇOCUKLARDA DA GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ SEÇİMİNE DİKKAT

Çocuklar için satın alınan güneş gözlüklerinde de yalnızca renkli ve eğlenceli tasarımların dikkate alınmasının yanlış olduğunu belirten Selçuk, ebeveynlerin bu konuda daha hassas davranması gerektiğini söyledi. Selçuk, “Çocuk gözlüklerinde çok renkli, oyuncak gibi görünen ürünlerle karşılaşıyoruz. Aileler çocuk sevdiği için bunları alabiliyor. Ancak çocuk için alınacak bir güneş gözlüğünde de yetişkinlerde olduğu gibi koruyuculuk ve cam kalitesi ön planda olmalı. ‘Nasıl olsa çocuk, birkaç ay kullanır’ diye düşünmemek gerekiyor. Çocuğun gözüne takılan ürünün ne olduğunu bilmemiz lazım” diye konuştu.

SÜRÜCÜLERE CAM RENGİ UYARISI

Araç kullananların da güneş gözlüğü seçiminde kullanım koşullarını dikkate alması gerektiğini anlatan Selçuk, her güneş gözlüğünün her ortam için aynı derecede uygun olmayabileceğini söyledi. Görüş kalitesinin trafikte hayati önem taşıdığını ifade eden Selçuk, “Sürücülerin özellikle görüşü gereğinden fazla karartan veya renkleri sağlıklı şekilde ayırt etmeyi zorlaştırabilecek ürünlerden kaçınması gerekiyor. Trafik ışıklarının, işaretlerin, yolun ve çevredeki hareketlerin doğru algılanması önemli. Bu nedenle gözlük seçerken ‘En koyusu en iyisidir’ mantığıyla hareket edilmemeli. Kullanım amacı optisyene anlatılmalı ve buna uygun bir cam tercih edilmeli” dedi.

‘YÜZE OTURMASI DA ÖNEMLİ’

Gözlüğün yalnızca cam özelliklerinin değil, kişinin yüz yapısına uygunluğunun da önemli olduğunu belirten Selçuk, çerçevenin rahatsızlık vermemesi ve gözlüğün doğru şekilde konumlanması gerektiğini söyledi. Selçuk, “Gözlük çok bol olduğunda sürekli aşağı düşebilir, çok dar olduğunda şakaklarda ve burun bölgesinde rahatsızlık oluşturabilir. Camın gözün önünde doğru konumlanması da önemlidir. Bu yüzden güneş gözlüğü seçimi yalnızca raftan beğenip alacağımız bir işlem olarak görülmemeli. Kişinin yüz yapısı, kullanım alışkanlığı ve beklentileri birlikte değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

‘PAHALI OLAN HER ÜRÜN İYİ, UCUZ OLAN HER ÜRÜN KÖTÜ DEMEK DEĞİL’

Fiyatın tek başına kalite göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurgulayan Selçuk, önemli olanın ürünün güvenilirliği ve özelliklerinin doğrulanabilir olması olduğunu ifade etti. Selçuk, “Burada ‘En pahalı gözlüğü alın’ şeklinde bir şey söylemiyoruz. Fiyat elbette herkes için önemli. Her bütçeye uygun alternatif bulunabilir. Ancak ucuzluk uğruna ne olduğu bilinmeyen bir ürüne yönelmek doğru değil. Uygun fiyatlı ama gerekli standartları sağlayan ürünler de olabilir. Bizim uyarımız, kaynağı belli olmayan ve hiçbir güvence sunmayan ürünlere karşıdır” dedi.

‘GÖZLÜĞÜ ALIRKEN SORU SORUN’

Vatandaşların güneş gözlüğü alırken ürünün UV korumasını, cam özelliklerini ve kullanım alanına uygunluğunu mutlaka sorması gerektiğini belirten Selçuk, bilinçli tüketicinin sahte ve kalitesiz ürünlerin önüne geçilmesinde önemli rol oynayacağını söyledi. Selçuk, “Gözlüğü elinize alın, deneyin ve soru sorun. ‘Bu camın özelliği nedir, UV koruması var mı, benim kullanım şeklime uygun mu?’ diye sorun. Bir gözlüğü yalnızca üzerinde bir marka yazıyor diye almayın. Çok ucuz olduğu için de tercih etmeyin. Sağlığınız söz konusu olduğunda birkaç dakikalık araştırma ve doğru danışmanlık çok önemlidir” diye konuştu.

‘GÖZ SAĞLIĞININ TELAFİSİ HER ZAMAN KOLAY OLMAYABİLİR’

Özellikle yaz döneminde sahil bölgelerinde güneş gözlüğüne yönelik talebin yükselmesiyle birlikte kalitesiz ve taklit ürünlerin de daha görünür hale gelebildiğini ifade eden Selçuk, vatandaşlara son olarak şu çağrıda bulundu; “Güneş gözlüğünün amacı güneşe bakabilmek değil, gözünüzü güneşin olumsuz etkilerinden korumaya yardımcı olmaktır. İnsanlar bazen bir tişörtün, bir ayakkabının veya başka bir aksesuarın sahtesini kullanmanın yalnızca kaliteyle ilgili olduğunu düşünebilir. Ancak gözlük doğrudan gözünüzün önünde kullandığınız bir üründür. Burada söz konusu olan göz sağlığıdır. Vatandaşlarımızdan ricamız, gözlüklerini yetkili ve güvenilir optik mağazalardan, optisyen danışmanlığında almalarıdır. Bir ürünü daha ucuza almak kısa vadede avantaj gibi görünebilir ancak göz sağlığının telafisi her zaman bu kadar kolay olmayabilir. Gözlüğün modeli elbette güzel olsun, size yakışsın ama ilk kriteriniz mutlaka sağlığınız olsun.”

Muhabir: Alkın BİRİCİK