Alanya Kültür, Sanat ve Turizm Vakfı (ALSAV), Alanya’nın kültürel hafızasına önemli bir eser daha kazandırdı. Kurulduğu günden bu yana Alanya kültürünü araştırma, yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma hedefiyle çok sayıda projeyi hayata geçiren vakıf, bu kez Alanya’nın müzik mirasını tek çatı altında toplayan kapsamlı bir çalışmayı kamuoyuna sundu.
“Alanya Ezgileri” adı verilen eserle, yıllardır farklı kişilerde, köylerde, yaylalarda ve dağınık notlarda yaşayan Alanya’ya ait ezgiler ilk kez sistemli şekilde kitaplaştırıldı.
ALSAV Başkanı Murat Levent Koçak, vakfın geçmişte kitaplar, sempozyumlar, dergiler, akademik araştırmalara kaynaklık eden çalışmalar, mutfak kültürüne yeniden kazandırılan yöresel tatlar ve kültür sohbetleriyle Alanya’nın hafızasını diri tutmaya çalıştığını belirterek, bu kez çok daha özel bir eksikliğin giderildiğini söyledi.
Koçak, bugüne kadar Alanya’ya ait türkülerin, ağıtların, zeybeklerin, yakımların, şarkıların ve marşların bir araya getirilip topluca kayda geçirilmediğini vurgulayarak, bu alandaki münferit çalışmaların uzun yıllar boyunca dağınık kaldığını ifade etti.
82 EZGİLİK BÜYÜK DERLEME
Hazırlanan kitapta toplam 82 ezginin yer aldığını belirten Koçak, bunların 46 türkü, 11 ağıt, 10 zeybek, 7 yakım, 5 şarkı ve 3 marştan oluştuğunu kaydetti.
Eserde her ezginin önce güftesinin, ardından öyküsünün, en sonda da notasının yer aldığını anlatan Koçak, ilgili fotoğrafların da uygun bölümlerde kullanıldığını söyledi.
Koçak, “Alanyamıza hayırlı olsun. Umarız bu tek kitap olarak kalmaz. Başka araştırmacılar da bu konunun üzerine eğilir ve bizim ulaşamadığımız ezgilere de ulaşırlar.
Bu eser, üniversitemizin müzik bölümü öğrencileri, güzel sanatlar lisesi öğrencileri, amatör ve profesyonel müzikle ilgilenen herkes için gerçek anlamda bir başucu kitabı ve başvuru kaynağı olmuştur” dedi.
Kitabın hazırlanmasında büyük emek veren ve vakıf adına çalışmayı kaleme alan Raşit Fehmi Raşıtoğlu’na ayrıca teşekkür eden Koçak, bu emeğin Alanya kültür dünyası için kıymetli bir kazanım olduğunu söyledi.
ALANYA EZGİLERİ GECESİ DÜZENLENECEK
ALSAV’ın bu önemli çalışmasını yalnızca kitapla sınırlı bırakmadığını belirten Koçak, 3 Mayıs Pazar günü saat 20.30’da ALSAV Türk Halk Müziği Korosu ve yerel ozanların icrasıyla “Alanya Ezgileri Gecesi” düzenleneceğini açıkladı. Koçak, bu programın da ALSAV tarafından gerçekleştirilen bir başka ilk olacağını belirterek tüm Alanya halkını bu özel kültür gecesine davet etti.
RAŞİTOĞLU: ALANYA ÖNCELİKLE BİR KÜLTÜR ŞEHRİDİR
Kitabın yazarı Raşit Fehmi Raşıtoğlu ise Alanya’nın öncelikle bir kültür şehri olduğuna dikkat çekti. Alanya’nın sahip olduğu uluslararası liman sayesinde binlerce yıldır kültür, medeniyet ve ticaret merkezleriyle doğrudan bağ kurduğunu söyleyen Raşıtoğlu, Anadolu’nun içlerine sermaye ve kültürün adeta bu liman kapısından girdiğini ifade etti.
Raşıtoğlu, Alanya’da yaşamış ve altı tanesinin somut eser bıraktığı 15 farklı medeniyetin tarihsel süzgecinden geçerek günümüze ulaşan büyük birikimin, bugün kentin kültür anlayışını belirlediğini kaydetti.
Özellikle Alanya’nın Türk-İslam fethinden sonra önem kazanmasının ve Sultan I. Alaeddin Keykubat tarafından kışlık başkent yapılmasının şehrin kültürel kimliğini güçlendirdiğini vurgulayan Raşıtoğlu, mimari eserlerden sanat hayatına kadar uzanan sürecin Alanya’yı sıradan bir kıyı şehri değil, çok katmanlı bir kültür merkezi haline getirdiğini anlattı.
ALANYA’NIN YETİŞTİRDİĞİ EDEBİ VE MUSİKİ DEĞERLERİ
Raşıtoğlu, Alanya’nın yalnızca mimari ve ticari yönüyle değil, yetiştirdiği isimlerle de çok güçlü bir kültür zemini oluşturduğunu söyledi.
Kaygusuz Abdal olarak bilinen Alaeddin-i Gaybi’nin Türk tekke edebiyatının en önemli isimlerinden biri olduğunu hatırlatan Raşıtoğlu, yine Osmanlı döneminde şeyhülislamlık yapan Alanyalı Ebu İshakzade Mehmed Esad Efendi’nin kızı Zübeyde Fitnat Hanım’ın 18’inci yüzyılın önemli kadın divan şairlerinden biri olarak öne çıktığını anlattı.
Fitnat Hanım’ın yalnızca şiirleriyle değil, ud icrası ve sanatçı yönüyle de dikkat çektiğini belirten Raşıtoğlu, Alanya’nın müzik ve edebiyatla tarih boyunca iç içe yaşamış bir şehir olduğunu vurguladı. Selçuklu ve Osmanlı döneminden günümüze bestesi sağlam ulaşmış bir eser bulunmasa da, bu şehirde dönemsel ezgilerin ve musiki ortamının varlığının tarihsel gerçek olduğunu söyledi.
ACIYLA ŞEKİLLENEN MÜZİK KÜLTÜRÜ
Raşıtoğlu’nun en dikkat çekici tespitlerinden biri ise Alanya’nın müzik kültürünün acılarla şekillenmiş olması oldu. Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Milli Mücadele sürecinde verilen şehitlerin, şehrin eğlence, düğün ve müzik anlayışını derinden etkilediğini anlatan Raşıtoğlu, Kırım Harbi’nden günümüz iç güvenlik şehitlerine kadar kayıtlara geçebilen yaklaşık 1300 şehit ve gazinin Alanya’nın sosyal hayatını dönüştürdüğünü belirtti.

Özellikle Balkan Harbi’nde aynı anda 157 şehidin acısının Alanya’ya düştüğünü kaydeden Raşıtoğlu, bu büyük travmanın kentte uzun süre düğünlerde çalgı çalınmamasına, türkü söylenmemesine ve zeybek oynanmamasına yol açtığını ifade etti.
Hatta bir dönem gülmenin bile hoş karşılanmadığını anlatan Raşıtoğlu, yakın zamana kadar Alanya düğünlerinde davulun dahi dışarıdan gelen müzisyenler eliyle çalındığını belirtti.
Bu acıların yalnızca düğün kültürünü değil, cenaze ve defin adetlerini de etkilediğini dile getiren Raşıtoğlu, savaş döneminde erkeklerin cephede olması nedeniyle defin işlerinin yaşlı erkekler ve kadınlar tarafından yürütüldüğünü, bugün dahi devam eden bazı defin ritüellerinin bu tarihsel zorunluluğun mirası olduğunu kaydetti.
KÖYLERDE, YAYLALARDA, HAFIZALARDA SAKLI KALAN EZGİLER
Raşıtoğlu, kitabın en önemli yanlarından birinin, onlarca yıl boyunca köylerde, yaylalarda ve kişisel hafızalarda saklı kalan eserleri sistemli hale getirmesi olduğunu söyledi.
Vakıf üyelerinin geçmiş yıllarda yaylalarda ve köylerde sözlerini kaydedebildiği ancak teknik imkanların sınırlı olması nedeniyle melodilerini kayıt altına alamadığı çok sayıda eserin bulunduğunu anlatan Raşıtoğlu, bu yüzden bazı eserlerin bestesiz kaldığını, bazılarının ise hatırlanabilen kısımlar üzerinden yeniden notalandığını söyledi.

Bazı eserlerin olduğu gibi, yani derlendiği haliyle bestesiz biçimde bırakıldığını kaydeden Raşıtoğlu, bunun bilinçli bir tercih olduğunu, gelecekte özgün bestelerinin ya da melodik yapılarının yeniden bulunması ihtimaline saygı duyduklarını ifade etti.
MÜBADİLLERDEN GELEN UNUTULMUŞ EZGİLER
Çalışmanın en özel taraflarından birinin de, geçmişte Alanya’da birlikte yaşayan ve sonrasında mübadeleyle ayrılan gayrimüslim hemşehriler aracılığıyla yaşatılan ezgilerin yeniden Alanya’ya dönmesi olduğunu anlatan Raşıtoğlu, bazı eserlerin yıllar sonra mübadil çocuklarından yeniden öğrenildiğini söyledi.
Özellikle “Hoppala Yarim” gibi eserlerin bu yönüyle çok kıymetli olduğunu dile getiren Raşıtoğlu, bu durumun Alanya müzik kültürünün yalnızca yerelde kalmadığını, hafıza üzerinden başka coğrafyalara da taşındığını gösterdiğini belirtti. “Yersimani” ve “Süslü Mariko” gibi örneklerin de ortak yaşam kültürünün müzikal izdüşümü olduğunu ifade etti.
ESERİN HAZIRLANIŞ SÜRECİNDE ÇOK SAYIDA İSİM YER ALDI
Raşıtoğlu, kitabın yalnızca kendi emeğiyle değil, ALSAV çatısı altında yıllarca biriken kolektif birikimle ortaya çıktığını vurguladı.
Eserlerin derleyicilerden teslim alınarak vakıf adına kendisi tarafından yazıldığını, ön editörlüğün Halk Dansları Eğitmeni Şevket Özyiğit ile Yüksek Mimar Fahri Yiğit tarafından yapıldığını, son editörlüğün ise Murat Levent Koçak tarafından üstlenildiğini kaydetti.
Çalışmaya katkı sunan çok sayıda araştırmacı, derleyici, müzisyen ve vakıf üyesine teşekkür eden Raşıtoğlu, özellikle ALSAV korosu ile koro şefi Orhan Murat Çalışır’ın da bu süreçte önemli rol oynadığını belirtti.
ALANYA’DA MÜZİK MİRASI YENİDEN GÜN YÜZÜNDE
Raşıtoğlu, Alanya’nın kendi içinden yetişen müzisyenlerin bugün bu mirası devraldığını ve artık Alanya oyunlarının, zeybeklerinin ve yerel ezgilerinin daha görünür hale geldiğini söyledi.
ALSAV’ın kuruluşundan itibaren Türk Halk Müziği Korosu ile önemli bir koro geleneği oluşturduğunu hatırlatan Raşıtoğlu, 2025 yılı itibarıyla ALSAV bünyesinde kurulan Türk Müziği Gençlik Korosu’nun Türkiye’de ikinci, Akdeniz, Antalya ve Alanya’da ise ilk olma özelliği taşıdığını söyledi.

Kitabın, 1960’lı yıllardan 2026’ya kadar derlenen onlarca çalışmayı bir araya getirdiğini anlatan Raşıtoğlu, bunun hem gençler hem araştırmacılar hem de gelecek nesiller için güçlü bir kaynak niteliği taşıdığını belirtti.
ALANYA’NIN KÜLTÜR HAFIZASINA KALICI BİR NOT
ALSAV tarafından hazırlanan “Alanya Ezgileri”, yalnızca bir müzik kitabı değil, Alanya’nın tarihine, acılarına, sevinçlerine, düğünlerine, yasına, ortak yaşam kültürüne ve toplumsal hafızasına tutulmuş kapsamlı bir ayna olarak görülüyor.
Alanya’da kültür araştırmaları açısından önemli bir boşluğu dolduran eser, kentin müzikal mirasını yazılı hale getirerek kayıt altına aldı.
Vakıf yönetimi, bu çalışmanın yeni araştırmalara kapı açmasını, farklı kaynakların da gün yüzüne çıkmasını ve Alanya’nın ezgilerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyor. 3 Mayıs’ta gerçekleştirilecek “Alanya Ezgileri Gecesi” ise bu büyük emeğin sahneye taşınan ilk büyük buluşması olacak.





