Finans analisti İslam Memiş, altın ve gümüş piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaları değerlendirerek 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı. Altın ve gümüş fiyatlarındaki geri çekilmeye dikkat çeken Memiş, 2026’yı kendisi açısından bir “toplama yılı” olarak tanımladı. Analist, gümüşün 2027 ve 2028 yıllarında altına kıyasla daha güçlü performans gösterebileceğini öngördü.

Katıldığı YouTube programında ons altın, ons gümüş, gram fiyatları ve altın-gümüş rasyosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memiş, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen değerli metallerde yükseliş beklentisini koruduğunu belirtti. Açıklamalarında bunun kişisel piyasa değerlendirmesi olduğunu ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımadığını da vurguladı.

Ons Altında 4.000-4.200 Dolar Bandı

İslam Memiş, enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından ons altının 4.080 dolar seviyesine kadar gerilediğini, daha sonra yeniden yükselişe geçtiğini söyledi. Memiş’in değerlendirmesine göre ons altın 4.190 dolara kadar yükselirken haftayı 4.165 dolar seviyesinde tamamladı.

Altının 4.000-4.200 dolar bandında hareket ettiğini belirten Memiş, fiyatların bu aralıktan belirgin şekilde uzaklaşmakta zorlandığını ifade etti.

Analist, ekonomik belirsizliklerin, enflasyon riskinin veya olası bir ekonomik krizin yeniden güçlenmesi durumunda altının yukarı yönlü tepki verebileceğini savundu.

“2026 Benim İçin Toplama Yılı”

Altın ve gümüşte uzun vadeli beklentilerini koruduğunu belirten Memiş, yatırım yaklaşımında fiyat hareketlerinden çok elde tutulan miktara odaklandığını dile getirdi.

“2026 yılı genel itibariyle benim için bir toplama yılı. Yani fiyata değil miktara bakıyorum.”

Memiş, yıl sonuna kadar değerli metallerde biriktirme odaklı stratejisini sürdürmeyi ve 2027-2028 dönemine hazırlık yapmayı düşündüğünü söyledi.

Analistin değerlendirmesine göre ekonomik belirsizliklerin yeniden artması, altın fiyatlarında yukarı yönlü hareketleri beraberinde getirebilir. Ancak bu beklenti, piyasanın gelecekteki seyrine ilişkin kişisel bir öngörü niteliği taşıyor.

Gram Altın ve Gümüş Fiyatlarını Karşılaştırdı

İslam Memiş, altın ve gümüş arasındaki fiyat hareketlerini karşılaştırırken gram fiyatlarına da dikkat çekti. Paylaştığı rakamlara göre gram altın ocak ayında 8.157 TL seviyesine kadar yükselirken, değerlendirmesinin yapıldığı dönemde 6.650 TL civarında bulunuyordu.

Gram gümüşün ise ocak ayında 188 TL seviyesini gördüğünü, son dönemde 92-95 TL aralığında işlem gördüğünü belirtti.

Memiş, gümüşün altına kıyasla daha fazla değer kaybettiğini ve bu nedenle fiyat performansı bakımından daha avantajlı bir noktada olabileceğini savundu.

Altın-gümüş rasyosunun 74 seviyesine yükseldiğini belirten analist, bu hareketin gümüşün altına kıyasla zayıf kaldığına işaret ettiğini ifade etti.

“2026 Gümüşün Şampiyonluk Yılı Değil”

Gümüşün uzun vadeli performansına ilişkin beklentilerini de açıklayan Memiş, 2026 yılında gümüşün öne çıkan değerli metal olmayabileceğini söyledi. Buna karşılık 2027 ve 2028 yıllarında gümüşün altına kıyasla daha güçlü bir seyir izleyebileceğini öngördü.

Memiş, 2025 yılında gümüşün güçlü performans gösterdiğini hatırlatarak 2026’yı ise biriktirme ve gelecek yıllara hazırlanma dönemi olarak değerlendirdi.

Analiste göre değerli metallerde yaşanan geri çekilmeler, uzun vadeli düşünen yatırımcıların radarında bulunuyor. Bununla birlikte fiyatların yeniden aynı seviyelere gerileyip gerilemeyeceği veya beklenen yükselişin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kesinlik taşımıyor.

Memiş’e Göre Gümüş Uzun Vadede Öne Çıkabilir

İslam Memiş, önümüzdeki beş yıllık döneme ilişkin değerlendirmesinde gümüşü altına kıyasla daha güçlü gördüğünü söyledi. Geçmiş beş yıllık performansın yalnızca son haftalardaki hareketlere bakılarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten analist, gümüşün uzun vadeli getirisinin dikkat çekici olduğunu savundu.

Memiş, kısa vadede gümüşün altına göre daha fazla değer kaybettiğini kabul ederken, uzun vadeli görünümde gümüşün daha fazla potansiyel taşıdığı görüşünü dile getirdi.

Altın ve gümüş fiyatları ise küresel ekonomik gelişmeler, enflasyon beklentileri, faiz politikaları, döviz kurları ve yatırımcı talebi gibi birçok faktörden etkilenmeye devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi