banner84

Engelsiz Kent ve Yaşam'da engelli istihdamı konuşuldu

Zihinsel engelli Irmak Özdemir ve annesi Rezan Özdemir'in konuk olduğu Engelsiz Kent ve Yaşam programında engelli istihdamına değinildi.

Engelsiz Kent ve Yaşam'da engelli istihdamı konuşuldu

-Haber Merkezi

Engelsiz Kent ve Yaşam programında  bu hafta, tüm engelleri beraber aşmayı başaran bir anne kızın hikayesi ekrana geldi. Irmak Özdemir ve annesi Rezan Özdemir, yaşadıkları tüm zorlukları, hayatlarının dönüm noktalarını, Gazeteci Asiye Eliaçık ve Psikolog Esra Yemez'in sunduğu, her Çarşamba Alanya Posta TV'de saat 20.00'de yayınlanan Engelsiz Kent ve Yaşam programında anlattı.

'EMEK VERDİK'

Anne Rezan Özdemir, Irmak'ın rahatsızlığını 1 yaşında fark ettiklerini söyledi. Özdemir, "Irmak'ın rahatsızlığını 1 yaşında fark ettik, yürüyemediği için. Aslında ilk başta her şey normal geliyordu. 1 yaşında Irmak yürüyemeyeceğinde kuşkulandım, doktora götürdük. Irmak doğduğunda da bir süre oksijensiz kalmıştı ama bize hastaneden önemli olacağını sanmıyoruz demişlerdi, endişe etmemiştik bu yüzden. Irmak'ın rahatsızlığını öğrendiğimde tabii ki büyük bir şok yaşadım üzüldüm. Sonrasında da kendimi sorgulamaya başladım. Acaba nerede hata yaptım diye, niye benim çocuğum böyle niye ben diye. Herkese her şey olabilir ve her an olabilir. Bir süre sonra kabullenme evresi başladı, kabullendim. Arkasından ne yapabiliriz diye düşündüm. 2 yıl boyunca Irmak'ın el kaslarını geliştirmek için uğraştım. 2 senede okul öncesi eğitime gitti" dedi.

'ÖĞRETMENLER ENGELLİ ÖĞRENCİ İSTEMİYOR'

Öğretmenlerin ek eğitime ihtiyaç olduğunu belirten Özdemir, "Birinci sınıfa başladığı zaman çok sancılı geçti. Bir süre sonra beni aradılar ve bu çocuk olmaz dediler. Sebebi ise Irmak'ın su doldururken suyu dökmüş olması. Öğretmen de buna çok öfkelenmiş. Biz çok üzüldük her öğretmen engelli çocuğu sınıfında istemiyor. Ne yapacaklarını bilemiyorlar çünkü. Bunun için tüm öğretmenlerin ek eğitime ihtiyacı var" dedi.

'TAKDİRE ŞAYAN'

Esra Yemez, "Irmak 27 yaşında. Bizim bu bahsettiğimiz süreçleri Rezzan Hanım 20 yıl önce başarmış. Evet şu an baktığımız zaman engellilik alanı ile ilgili ciddi yatırımlar var. Ciddi politikalar var devletin çok fazla desteklediği alanlar var. Milli Eğitim'in açtığı okullar var bu alanla ilgili. Ama bunun yaklaşık 20 yıl 22 yıl önce çok da büyük politikaların olmadığı bir zamanda Rezzan Hanım'ın başardığı şey gerçekten takdire şayan" dedi.

ANISINI İZLEYİCİLERLE PAYLAŞTI

Yaşadığı bir anıyı da canlı yayında izleyicilerle paylaşan Irmak Özdemir, "İlkokul 1. sınıfta arkadaşlarım bana irmik tatlısı diye bir isim takmışlardı. Ben de buna çok üzüldüm. Anneme gelip bunu söyledim üzüldüğümü. Annem de irmik tatlısı yapıp bana yedirdi. Beğendin mi diye sordu bana, ben de beğendim diye cevap verdim. O anda anladım ki arkadaşlarım tatlı bir isim takmışlar bana üzülmemi gerektirecek bir şey yokmuş aslında" dedi.

'ÖRNEK BİR DAVRANIŞ'

Esra Yemez, "Burada aslında Rezan Hanım'ın bulduğu yöntem de çok güzel. Çünkü başka türlü Irmak'ın sabaha kadar bir açıklama yapsanız bu çok inandırıcı olmayabilirdi. Bu yöntem sayesinde çok güzel ve keyifli bir yöntem olmuş. O üzüntüsünü de gitmiş. Aslında birçok eğitimci ve örnek olabilecek bir nitelikte davranış olmuş" dedi.

'İLETİŞİMİ SIKI TUTMALIYIZ'

Ailelerin Rezan Özdemir'in Irmak ile kurduğu bağ gibi iletişimi eksik bırakmamaları gerektiğini belirten Esra Yemez, "Bizim çocuklarımız da artık oluşturmuş olduğumuz politikalar gereği hem devletin, hem belediyenin artık hep beraber yaşıyoruz bir arada yaşıyoruz zaten. Olması gereken de bu. Tecrit etmemek tam tersi kaynaştırmak ve nitelik sağlamak. Bu birliktelikte iyi insanlar kadar kötü insanların da olduğunu anne babaların unutmaması ve çocuklarının üzerinde dikkat seviyelerini yüksek tutmaları gerekiyor. Bazen çocuklarımız bazı şeyleri utandığı için ya da korktuğu için ya da karşı tarafın baskısından kaynaklı başına gelebilecek şeyleri ön göremediği için saklayabilir. Çocuklarımız da normal olmayan dalgınlık uyku bozuklukları korku unsuru ya da buna benzer tuhaf her zamankinden farklı bir davranış modeli varsa çocuklarımızla iletişime geçmeyi de unutmayalım. Özel çocuklarla alakalı özel gereksinimli çocuklar ile alakalı gün geçmiyor ki kötü bir haber gelmesin.  Bu yüzden annelerin de bu noktada çok dikkatli olması babaların çok dikkatli olması önemli. Bu mesajı da es geçmek istemiyorum. İletişim noktasını çok güçlü tutsunlar çocuklarıyla" dedi.

'ALANYA FARKLI'

İstanbul'da yaşadıkları dönemde, engelli bireyleri sokakta görmediklerini ancak Alanya'ya geldikten sonra her engelli bireyin rahatlıkla yaşamlarını sürdürdüğünü gördüklerini ifade eden Anne Özdemir, "İstanbul'dayken biz engelli görmüyorduk dışarıda. Çünkü İstanbul'da genelde engelliler evde kapalı tutuluyor pek dışarı çıkmıyorlar. Ama Alanya'da gördüm ben bunu. Tüm etkinlikleri tüm bayramlara tüm törenlere her yere önce engelliler götürülüyor ve her yerde göz önündeler, saygı gösteriyorlar onlara değer verildiği kanıtlanmış oluyor böylelikle bu çok hoşuma gitmişti" dedi.

'HERKES İÇİN BU ŞEHİR'

Alanya Belediyesi'nin her birey için yaşanılabilir bir şehir için çalışma yürüttüğünü kaydeden Esra Yemez, "Belediye olarak bizim temel amacımız herkes için yaşanılabilir, herkes için erişilebilir, herkes için ulaşılabilir bir şehir elde edebilmek. Bu noktada bizim engel grubunu ayırt etme gibi bir lüksümüz yok. Her bireyin burada rahat edebilmesi gerekiyor. Eğer bu vizyonda, bu misyona bir adım daha yaklaşabiliyorsak ne mutlu bize" diye konuştu.

'YANLIŞ BİR ÖNYARGI VAR'

Engelli istihdamına yönelik açıklamaya yapan Yemez, "Biz çok merhametli bir milletiz. Aslında baktığımız zaman vicdani duygularımızı çok fazla önde tutan ve bu duygularla davranışlarımızı bu şekilde belirleyen bir milletiz. Yalnız bizim şöyle bir sıkıntımız var. Bilgi eksikliğinden kaynaklı ciddi önyargılarımız olabiliyor. Zihinsel engellilik de bu kavram içerisinde en fazla bu süreci yaşayan grup. Zihinsel engelli bireylerle ilgili hep kafamızda şöyle bir yapı var. Bu kişiler tek başına hiçbir şey yapamaz mutlaka aile bireylerinden biri yanında olmalı ya da yaptıkları davranışların içerisinde mutlaka anormal olabilecek şeyler olur bizi rahatsız eder mahcup eder yanlış yapar ya da iş veririz işin karşılığını bulamayız gibi. Kendi kurumumuzda da biz engelli istihdamı konusunda hassas bir kurumuz belediye olarak. Alanya'daki kamu kurumları içerisinde de bu hassasiyeti çok net gözlemleyebiliyorum. Yasalarda şunu belirlemiş hem kamu kurumlarına hem özel işletmelerde engelli bireylerle ilgili istihdam etme zorunluluğu var" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107