banner84

‘Kadınlar sokakta ölüyor’

Alanya Posta TV’de yayınlanan Haberin Manşeti programında kadın cinayetleri ve İstanbul sözleşmesi konuşuldu. Programa İstanbul’dan bağlanan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Canan Güllü, "Türkiye’de artık kadınlar sokakta öldürülüyor. Şiddet sokağa taştı" dedi. 

‘Kadınlar sokakta ölüyor’

Alanya Posta TV’de yayınlanan Gaye Coşkun'un hazırlayıp sunduğu  Haberin Manseti’nde canlı yayın konuğu olan Avukat Müge Gezginci ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Canan Güllü oldu. Güllü programa canlı bağlantı ile katıldı. 
'KADININ İNSAN HAKLARI İHLAL EDİLİYOR'
Gezginci, şiddet türlerine ilişkin açıklamasında, "Maalesef biz kadın ve erkeğin eşit olduğunu savunmak durumunda kalıyoruz. Anayasamızda yazmasına rağmen, fiiliyatta uygulanamadığı için bunun peşinden gidiyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği hepsinin temeli. Aslında baktığınız zaman biz kadının insan hakkını savunuyoruz. Kadın da bir insan ve erkeğin yararlandığı bütün haklardan, kadının bu haklarından yararlanmasını istiyoruz, faydalanmasını talep ediyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Bizim amacımız toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak. Bu yolda gidiyoruz ve bu yoldan yürüyoruz" dedi. 
'KADIN ŞİDDET DÖNGÜSÜNDEN ÇIKAMIYOR'
Şiddet döngüsünün kadın için önemli bir başka şiddet nedeni olduğunu söyleyen Gezginci,  "2019 yılında ilk 7 ayda 245 kadın öldürüldü. Alanya'da tam resmi rakamlara alamadık ama 2019'un ilk 7 ayında 30'dan fazla başvuru var bu yalnızca bize ulaşan ulaşamayan şiddete uğrayan. Şiddet döngüsü diye bir şey var. Şiddete uğrayan kadın o şiddet döngüsünün içerisinden çok zor çıkıyor. Önce bunu kendisine kabullendirecek, ondan sonra bunun için harekete geçecek. Ya adli makamlara başvuracak ya bir yakınından talep edecek. O şiddet döngüsünden kadın çıkamıyor çocuklarım var diyor, çocuklarımı bir daha göremem diye. Kocası tehdit ediyor parasız pulsuz kalırsın ekonomik şiddetle görüyor. O şiddet döngüsünün içerisinden çıkamayan kadın gidip adli makamlara başvuramıyor bile" diye konuştu. 
'DERSLER VERİLMELİ'
Kadın politikalarının önemine de dikkat çeken Gezginci, "Mevcut iktidarın oluşturduğu politikalar üzerinde biz bu sorunları yaşıyoruz. Sadece AKP döneminde şiddet yaşanıyordu diye bir şey söylemek mümkün değil, öncesinde de vardı. Ancak şöyle bir durum var. AKP iktidara geldiği ilk yıl toplam 66 tane kadın cinayeti olmuş, 2018 yılında 440 kadın cinayeti var. Her geçen yıl çok ciddi oranda artıyor. Mevcut iktidarın tarikatlarla, cemaatlerle, imam hatiplerle din temelli okullarla eğitim sistemini yapılandırması ve yapılandırmaya çalıştığı için laiklikten uzak eğitim alıyor çocuklar. Temelde tabanda din olgusundan uzak, bir kadının bir erkekle eşit haklardan faydalanabileceğine bizim çocuklarımıza anlatmamız gerekiyor. Toplumsal cinsiyetçillik eşitliği dersleri daha kreşlerde vermeye başlamamız gerekiyor, üniversitelerde zorunlu hale getirilmesi gerekiyor" dedi.
'ŞİDDET ARTIK HER YERDE'
Programa canlı bağlantı ile katılan TKDF Genel Başkanı Canan Güllü de açıklamasında şiddetin geldiği noktaya dikkat çekti. Güllü, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin döneminde imzaladığı bir sözleşme ve bizim de avuçlarımız patlayana kadar alkışladığımız. Var olan bir şiddetin önüne geçmek için yapılan bir sözleşmeydi. Ama son dönemde 'ben oynamıyorum, küstüm' gibi bir tavır ortada. Bunun nedenini ben her konuşmamda siyasetin rantına oy deposu olan bilgisiz ve eğitimsiz konudan bir haber olan insanların sanal din tacirlerine bağlıyorum. Bu mekanizmanın engellenmesini isteyen bir siyaset var. Aile yaşamını bozuyor, kadını aileden ayırıyor diye ortalığı feverana veren bazı kesimler var, evet ortada bir feveran var. Bu feveranda kadının da artık bir birey olduğunu sağlanması adına ölümü bilerek o evden dışarı çıkmaları.  Son 2 yılda ölümlere baktığımız zaman bütün ölümlerin sokak ortasında, AVM önlerinde, kaldırımlarda, otobüslerde şekil değiştirerek işleniyor" dedi.
'SİHİRLİ BİR DEĞNEK'
İstanbul Sözleşmesi’nin şiddeti önlemedeki rolü üzerine konuşan Gezginci, 'İstanbul sözleşmesi sihirli bir değnek’ diyerek, "İstanbul Sözleşmesi'nde kadınlar her türlü şiddetten korumak kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önlemek ve ortadan kaldırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak yapıldı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini her alanda sağlamak ve bunun içinde devletle beraber koordine halde hareket etmek, devletle birlikte STK'larla derneklerle koordine olarak bunların çözümü için politikalar üretmek ve bunların çözümleri için yasaları uygulatmak aslında. Biz bunu uyguladığımız anda başka herhangi bir çözüm plastik kayısı düşünmenize gerek kalmayacak" dedi.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107