Konya’da 1963 yılında 20 metrekarelik bir dükkânda el emeğiyle başlayan ayakkabı üretimi, üç kuşağın katkısıyla bugün uluslararası pazarlara ulaştı. 73 yaşındaki İsa Çelik’in başlattığı meslek, oğlu Osman Çelik ve torunu Görkem Çelik’in teknolojiye uyum sağlamasıyla büyüdü. Aile işletmesi, bugün 680 metrekarelik üretim alanında günlük 1000 çift ayakkabı ve sandalet üretebiliyor.
EL EMEĞİYLE BAŞLAYAN MESLEK BÜYÜDÜ
İsa Çelik, kunduracılık mesleğine 1963 yılında Konya’daki küçük dükkânında başladı. O dönemde üretimin büyük bölümü ustaların el becerisine dayanırken, siparişler de ağırlıklı olarak şehir içindeki müşterilerden geliyordu.
Yıllar içinde mesleği sürdüren Çelik, işletmesini oğlu Osman Çelik’e devretti. İkinci kuşakla birlikte üretimde yeni bir dönem başlarken, torun Görkem Çelik’in de işin başına geçmesiyle aile mesleğinde teknoloji kullanımı arttı.
680 METREKARELİK ÜRETİM ALANI
Tarihi Kapu Cami çevresindeki ilk iş yerinden Eski Sanayi Sitesi’ne taşınan işletme, daha sonra Aykent Sanayiciler Sitesi’nde üretim faaliyetlerini sürdürmeye başladı.
680 metrekarelik alana ulaşan üretim tesisinde el işçiliğinin yanı sıra otomatik ve lazer teknolojisine sahip makineler kullanılıyor. Üretim kapasitesi de geçmişteki birkaç çiftlik günlük üretim seviyesinden 1000 çift ayakkabı ve sandalet seviyesine çıktı.
"ŞİMDİ DAHA ÇOK İŞ ÇIKIYOR"
Mesleğe başladığı yıllarla bugünkü üretim yöntemleri arasındaki farkı anlatan İsa Çelik, teknolojinin üretime önemli katkı sağladığını söyledi.
“O yıllarda el işçiliği nedeniyle yüksek miktarda üretim yapılamıyordu. Konya'nın içinden müşteri ne geldiyse o yapılırdı. Şimdi şartlar çok değişti. İşler teknolojiyle iyiye gitti.”
Çelik, yeni makinelerin üretim kalitesini ve miktarını artırdığını belirterek, günümüzde ortaya çıkan ürünlerin geçmişe kıyasla daha düzgün ve yüksek adetlerde üretilebildiğini ifade etti.
GÜNLÜK ÜRETİM 1000 ÇİFTİ BULDU
İşletmenin ikinci kuşak temsilcisi Osman Çelik, geleneksel üretimin tamamen terk edilmediğini ancak teknolojik sistemlerin üretime dahil edildiğini anlattı.
Otomatik kesim makineleri, bıçaklı kesim sistemleri ile sıcak ve soğuk tünellerin üretim sürecinde kullanılmaya başlanmasıyla kapasitenin önemli ölçüde yükseldiğini belirten Çelik, geçmişteki üretim koşullarıyla bugünkü sistem arasındaki farkın büyük olduğunu söyledi.
“Eskiden tamamen kara düzen çalışılıyordu. Bir atölyede günde 8 çift, 6 çift ürün çıkıyor, daha ileriye gidilemiyordu ama bugün bir tane atölyede günlük 1000 çift, bazı atölyelerde 10 bin çifte kadar üretim yapılabiliyor.”
AYAKKABILAR ÜÇ KITAYA ULAŞIYOR
Üretim kapasitesindeki artış, aile işletmesinin dış pazarlara açılmasını da beraberinde getirdi. Konya’da üretilen ayakkabı ve sandaletler Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’daki çeşitli ülkelere gönderiliyor.
İşletmenin ihracat yaptığı Avrupa ülkeleri arasında Letonya, Litvanya ve Almanya bulunurken, Afrika’da Somali, Kenya ve Cibuti’ye de ürün gönderiliyor. İhracat ağı Lübnan, Suudi Arabistan, İran ve Irak gibi ülkelere kadar uzanıyor.
Osman Çelik, sandaletlerin iklimi oldukça soğuk olan Rusya’ya dahi gönderildiğini belirterek farklı pazarlara ulaştıklarını ifade etti.
“Rusya gibi soğuk bir ülkeye sandalet gönderiyoruz. Nerelerde giyiyorlar bilmiyoruz ama satış yapıyoruz.”
TORUN MAKİNELERİN BAŞINA GEÇTİ
Ailenin üçüncü kuşağını temsil eden 22 yaşındaki Görkem Çelik ise üretim sürecine yeni nesil makinelerin kullanımıyla katkı sağlıyor.
Kendini teknolojik üretim sistemleri konusunda geliştirdiğini belirten Çelik, özellikle üretim sürecini hızlandıran makinelerin kullanımında görev aldığını söyledi.
“Ben de yeni nesil iş makinelerinin kullanımına yönelik kendimi geliştirdim. İşleyişi hızlandıran bazı makineleri kullanıyorum.”
Görkem Çelik, çalışmanın ve emek vermenin aile işletmesinin geleceği açısından temel hedef olduğunu dile getirdi.





