Doğal soğuk hava deposu işlevi gören obruklarda yaklaşık 2 ila 3,5 ay bekletilen peynirler, sonbaharda yayladan indiriliyor. Doğal ortamda olgunlaşan peynirler daha sonra Manavgat'taki bazı pazarlarda satışa sunuluyor.
Peynirler kar obruklarına indiriliyor
Çimi Yaylası'nda hareketlilik nisan ve mayıs aylarında başlıyor. Yaz boyunca yaylada hayvancılıkla uğraşan Yörükler, keçi ve koyunlardan elde ettikleri sütleri geleneksel yöntemlerle işleyerek yağ ve peynire dönüştürüyor.

Hazırlanan peynirler temizlenmiş hayvan derilerine, kovalar veya bidonlara konularak kar obruklarına taşınıyor. Burada yaklaşık 2 ila 3,5 ay bekletilen peynirlerin suyunu çekerek kendine özgü kıvam ve lezzete ulaştığı belirtiliyor.
Çimi köyünde hayvancılıkla uğraşan Hatice Çelik, peynirleri her yıl yaylada hazırladıklarını belirterek, obruklarda bekleyen ürünlerin farklı bir lezzet kazandığını söyledi.

Çelik, peynirleri eylül ve ekim aylarının sonlarında yayladan inerken obruklardan çıkardıklarını, bir bölümünü kendilerinin tükettiğini, bir bölümünü ise isteyenlere verdiklerini ifade etti.
Obruklar doğal buzdolabı oluyor
Bölgede geçmişten beri kullanılan kar obrukları, özellikle yüksek kesimlerde yiyeceklerin muhafaza edilmesinde değerlendiriliyor.
Obrukların derin bölümlerinde sıcaklığın yaz aylarında da düşük seviyelerde kalması, peynirlerin uzun süre doğal ortamda saklanmasına imkan sağlıyor.

Hayvancılıkla uğraşan Ramazan Arıcı da keçi ve koyun yetiştiricilerinden aldıkları peynirleri bidonlara bastıklarını ve obruklarda beklettiklerini anlattı.
Arıcı, bölgedeki sıcaklıkların bazı dönemlerde eksi 15-20 dereceye kadar düşebildiğini belirterek, kar obruklarının kendileri için doğal bir soğutma alanı olduğunu söyledi.
Ağustosta bile kar bulunuyor
Çimi Yaylası'ndaki kar obruklarının kullanılabilmesinde, bölgedeki yüksek rakım ve karın uzun süre erimeden kalması önemli rol oynuyor.

Arıcı, ağustos ayında olunmasına rağmen yüksek kesimlerde halen kar bulunduğunu belirterek, dağlarda yaklaşık 10 metreye ulaşan kar kütlelerinin bulunduğunu ifade etti.
Peynirin lezzetinde doğal beslenme etkisi
Yörüklerin ürettiği peynirlerin lezzetinde hayvanların doğal ortamda beslenmesinin de etkili olduğu belirtiliyor.
Nisan ve mayıs aylarında yaylaya çıkan üreticiler, keçi ve koyunlarını dağlarda bulunan doğal otlarla besliyor. Suni yem kullanılmadan elde edilen süt, geleneksel yöntemlerle işlenerek tam yağlı peynire dönüştürülüyor.

Üreticiler, doğal beslenen hayvanlardan elde edilen sütün yağ oranının ve lezzetinin peynire de yansıdığını ifade ediyor.
Peynirler sonbaharda Manavgat'a indiriliyor
Kar obruklarında aylarca bekletilen peynirler, eylül ve ekim aylarında yayladan çıkarılıyor.
Doğal ortamda olgunlaşan peynirler daha sonra Manavgat'a götürülerek belirli pazarlarda satışa sunuluyor. Üreticiler, obruklarda bekletilen peynirlerin normal koşullarda muhafaza edilen ürünlerden farklı bir aroma ve kıvama sahip olduğunu belirtiyor.
Çimi Yaylası'ndaki Yörükler, modern soğutma sistemlerinin bulunmadığı dönemlerden kalan kar obruklarını günümüzde de kullanarak geleneksel peynir üretim kültürünü yaşatıyor.





