banner165

Çocuğun okul başarısında ailenin rolü

Çocuklarımızın başarılı olabilmesini elbette her ebeveyn ister. Ancak tek başına bunu çocuktan beklemek doğru olmayacağı gibi, ebeveynlere de düşen bazı sorumluluklar vardır. Öğrenci profilleri incelendiği zaman, iyi dediğimiz öğrencilerin; aile yapılarının, aile eğitiminin ve ailenin eğitime verdiği önemin olumlu etkilerini görebiliyoruz. Bu sebeple öğrencinin okul yaşamında mutlu, başarılı ve iyi davranışlar göstermesi için veli olarak üzerimize düşen sorumlulukları bilmemiz ve yerine getirmemiz gerekmektedir.
Sevgili anne ve babalar, çocuğunuzun okul başarısı için;
•    Okulu ve öğretmenleri ile sıkı bir işbirliği kurmalıyız.
•    Okul yaşantısı ile ilgilenmeli, anlattıklarını dinlemeliyiz.
•    Okul dışındaki arkadaşlarını ve ailelerini yakından tanımalıyız.
•    Çeşitli sorunları için sınıf öğretmenine ve rehber öğretmenine başvurabilirsiniz, çocuğunuzun sorun yaşadığı durumlarda gerekli yerlere başvurmasını sağlayabiliriz.
•    Öğüt vermek yerine örnek davranışlar göstermeliyiz. Çocuklar duyduklarını değil gördüklerini uygular.
•    Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol etmelisiniz. Ancak sürekli şekilde “ders çalış” ikazı olumsuz etki yapabilir. Onun yerine uygun ortam sağlayınız.
•    Konuları bilmeseniz ve test edemeseniz dahi onun çalışıp çalışmadığını takip edebilirsiniz. Çalışan anne-babalar her gün evden çıkarken ve eve döndüğünde o gün yaptığı çalışmalara bakacağını söylemesi, belli aralıklarla kontrol edilmesi çocuk üzerinde bir kontrol sağlayacaktır.
•    Çocuklarınızın okul ve sınav başarılarına yönelik eleştirilerde bulunurken çocuğun kişiliğine yönelik değil davranışına yönelik eleştirilerde bulunmalı ve yapıcı olmalısınız.
•    Örneğin “Ne zaman iyi not aldın ki zaten, hiç şaşırmadım. Ne zaman adam olacaksın sen ?” şeklindeki eleştiri yerine “ Çalışmadığın için yine zayıf aldın. Biraz gayret ettiğinde başarabileceğine eminim. Benim yardım edebileceğim bir şey var mı? Sence nerede sorun çıkıyor?” diye sormak hem öğrencinin savunmaya ve saldırıya geçmesini engelleyecek hem de çözüm için düşünmesini sağlayacaktır.

İyi niyetle yaptığımız yanlışlar;
•    Kıyaslamalar: “Ahmet amcanın oğlu fen lisesini kazanmış.”, “Başkalarının çocukları var şunları şunları yapıyor sen neden yapmıyorsun?” Bu vb. ifadeler çocuğun özgüvenini yok edebilecek ifadelerdir. Çocuk kıyaslandığı için kendisini yetersiz ve değersiz hissedecektir. Unutulmamalıdır ki; her birey kendi hızında ilerler. Çocuğunuza kıyaslama yapmak yerine onu dinleyerek zayıf kaldığı yerleri güçlendirmek için ona yardımcı olun ve onunla işbirliği yapın.
•    Yüksek beklentiler: “Fen lisesini kazanmalısın.”, “ Sen kesin tıp okumalısın!” Çocuğunuza böyle beklentiler sunarak, onun sizin beklentilerinizde ezilmesine neden olursunuz. Çocuğun vereceği kararı önemsememek de olabilir. Önemli soru şu olmalı: Çocuk kişilik yapısına uygun, mesleği icra eden meslek mensupları ile görüşerek, kendine uygunluğunu değerlendirdi ve karar verdi mi? Ya da ailenin yönlendirmesi ile bir bölüm okumak beni ne kadar mutlu ve huzurlu yapabilir? Bu ayrımlara dikkat edilmelidir.
•    Mükemmeliyetçi yaklaşımlar: Neden 90 almadın? gibi bir soru için çocuklar şöyle düşünecektir: “Güzel sonuç alıyorum ancak ailem daha yükseğini almamandan dolayı memnun değil. Sanırım ailem sonuç odaklı, benim çabamı farkına varmaktan ziyade rakamlara odaklanmış durumdalar. Yani süreç odaklı değiller.” Çocuk kendisini değersiz ve yetersiz hissedecektir.
•    Çocuğu suçlu hissettirmek: “Ben senin yaşındayken …”, “ Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim.” gibi ifadeler karşısında çocuğun zihninde şunlar olabilir: “Anne ve babam benim yaşımda iken kendi çocukluklarında yaptıklarını benden bekliyorlar ve yapmadığım için tepki gösteriyorlar. Benden aynısını beklemeleri ne kadar doğru?”
•    Çocuğun davranışını değil kişiliğini eleştirmek: “Senden adam olmaz” son derece yanlış bir ifadedir. Bir olumsuz tutum veya davranışı var ise bunu eleştirmektir doğru olan kişiliğine söylenmiş sözler çocuğu derinden etkileyebilir.
•    Aşırı kısıtlamalar: Çocuğunuz tablet veya akıllı telefon ile uğraşıyor diyelim. Siz ver şu telefonu yine mi oynuyorsun ya? Bu kaçıncı oldu? Gibi olaya yaklaşır ve çocuğunuzun elinden zorla alırsanız bu tutumunuz neticesinde çocuğunuzun ağlaması muhtemel. Önemli olan bunun yanlışlığını farkına varmasını sağlamaktır.
•    Ailelerin kaygısı: “Ya iyi not alamazsa, ya sınavı geçemezse…” bu ifadeler çocuğunuzun yanında söylendiğinde benzer kaygıyı çocuğa da yüklüyor olabilirsiniz. Kaygı bulaşıcı olabilir.
•    Tehdit etmek: “Eğer kazanamazsan, falan okula gidersin.” gibi sözler onun gideceği okulu, yapacağı işi sevmesine imkan bırakmaz. Tehdit; sınav kaygısının artmasına neden olur.
Farkında olmadan yaptığımız yanlışlar;
•    Aile içi tartışmalar,
•    Aile içi tutarsızlıklar anne ve babanın ya da evdeki diğer büyüklerin çocuklara farklı davranması
•    Çocuğu başkalarının yanında eleştirmek
•    Kardeşler arasında ayrım yapmak
•    Çocuğun beslenmesine, uykusuna dikkat etmemek. Çocuklar ders çalışırken onlardan ev işleriyle ilgili şeyler istemek. Çocuklara yeterli zaman ayırmamak.
•    Çocuğa ev işlerinde, kardeşlerinin bakımında fazla sorumluluk vermek.
Aileler bu olumsuz tutumları fark eder ve bunları olumlu tutumlarla değiştirirlerse çocuklar daha başarılı olabilirler.
Aileler çocuklarına yardımcı olmak için kendilerine şu soruları sorabilirler.
•    Bu davranışlar ve konuşmalar çocuğuma ne kazandırıyor?
•    Bu davranışlar ve konuşmalar çocuğuma daha çok yardımcı olabilmemi  sağlıyor mu?
•    Böyle davranarak ve konuşarak ne elde edebilirim?
Ailelere öneriler
•    Çocuklarınızı gerçekten dinleyin. Çocuğunuza onu anladığınızı hissettirin.
•    Evde huzurlu bir ortam oluşturun.
•    Çocuğunuzla yeterli ve kaliteli zaman geçirin.
•    Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin, koşulsuz sevgi gösterin, empati kurun ve ben dili kullanın.
•    Olumsuz davranışlarının doğrusunu anlatın, yargılamayın.
•    Çocuğunuzun olumlu yönlerini pekiştirin, takdir edin.
•    Çocuğunuza karşı sözel şiddet (hakaret, küfür) ve fiziksel şiddet (dayak) kesinlikle kullanmayın.
•    Çocuklarınızın kendilerine hedefler belirleyebilmesine yardımcı olun.
•    Hedefleri olan öğrenci “Nasıl ders çalışmalıyım?” sorusundan önce “Niçin ders çalışmalıyım?” sorusuna yanıt vermelidir. Çocuğunuzun “niçin ders çalışması gerektiği” sorusunun cevabını bulmasına yardımcı olmak en önemli adımdır.
Takdir ve Övgü
•    Çocuğunuzu takdir edin. Çocuğunuzun, sürekli olumsuz yanlarını, yapamadıklarını vurgulamak yerine, olumlu yanlarını görmek onun kendisine olumlu bakmasını kolaylaştırır.
•    Yapamadıkları ile değil yapabildikleri ile daha çok ilgilenin.  Sık sık eleştirmek yerine, geçmişteki başarılarını onaylayın.
•    Olumlu yanlarını ve çabalarını tespit ederek övün.
Tüm bunları öğrendiğinize göre tatbik etmek siz ailelere kalıyor. Üstesinden gelmekte zorlandığınız zorluklar için bir uzmandan yardım alabilirsiniz.
Bir aforizmayla yazımı tamamlamak istiyorum.
Ders alınmış başarısızlık başarı demektir. 
- Malcom S. Forbes
Sevgiler.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mevlüt Selçuk
Mevlüt Selçuk - 1 yıl Önce

Sağolasın hocam yüreğine kalemine sağlık

banner107

banner169