banner84

TES Genel Başkanı Posta TV’nin konuğu oldu

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan istişare toplantısı için geldiği Alanya’da, Posta TV canlı yayınında Türkiye’deki eğitim sistemi hakkında önemli açıklamalar yaptı. Geylan, özellikle eş durumundan atama olmamasından kaynaklanan birçok aile dramının olduğunu belirtti

TES Genel Başkanı Posta TV’nin konuğu oldu

Özgür YILMAZ

Türk Eğitim-Sen Antalya 2 Nolu Şube tarafından organize edilen ‘Genişletilmiş İstişare Toplantısı’ için Alanya’ya gelen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Posta TV Ana Haber Bülteni’nin canlı yayın konuğu oldu. Canlı yayında Posta TV Siyaset Editörü Özgür Yılmaz’ın sorularını yanıtlayan Geylan, eğitim sistemindeki değişikliklerden atamalara kadar pek çok konuya değindi. İşte Geylan’ın açıklamasından öne çıkan konular:

“YENİ EĞİTİM POLİTİKASININ TAKİPÇİSİYİZ”

“Eğitim niteliği itibarıyla toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir alan. Dolayısıyla her sektörün öncelikli gündem maddesi yeni eğitim politikasıdır. Yeni bir Milli Eğitim Bakanımız var, yeni hükümetin kurulması ile birlikte Prf. Dr. Sayın Ziya Selçuk, Cumhurbaşkanımız tarafından Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirildi. Kendisinin eğitimci olması hasebiyle Milli Eğitim Bakanı yapılması gerek, eğitim sektöründe gerek kamuoyunda bir heyecanla karşılandı, memnuniyet uyandırdı. Çünkü uzun zamandır Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturanların eğitimci kimliği maalesef öğrenci velisi olmaktan öteye geçmemişti. Dolayısıyla ‘eğitimde reform’ adı altında atılan adımlar çoğunlukla akamete uğramak durumunda kaldı. Çünkü uygulayıcılardan, çalışanlardan kopuk şekilde masa başında hazırlanan bir takım plan, projeler uygulamaya geçtiği zaman hedeflere ulaşmadığını defalarca gördük. Sayın Ziya Selçuk farklı bir usulle başladı. 23 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı külliyesinde kamuoyuna açıklanmış olan ‘Eğitim 2023 ve Eğitim Vizyon Belgesi’ni hazırladı. Bunun ön hazırlık aşamasında da farklı bir usül uyguladı ve biz de bunu takdir ettik. Başta sendikalar olmak üzere sivil toplum kuruluşları, eğitimin bütün paydaşlarını, çalışanları, öğretmenleri, yöneticileri, öğrencileri, velileri sürece dahil etti. Bir istişare zemini oluşturdu, defalarca çalıştay yaptı. Biz de bunlara iştirak ederek, görüşlerimizi hem sözlü hem yazılı olarak beyan ettik. En kapsamlı hazırlık çalışmasının ardından planlama açıklandı. Şimdi bu vizyon belgesinin gereğinin yerine getirmesini yakından takip edeceğiz. Diliyorum ki bundan önce defalarca yaşamış olduğumuz hayal kırıklıklarını bu süreçte yaşamayız. Eğitimin, eğitim alanında atılacak adımların biz sendika olarak takipçisi olacağız.

“60 BİN ATAMA DAHA YAPILMALI”

Öğretmen atama sayısı kesinlikle yetersiz. 2016 yılında 15 Temmuz’dan sonra 35 bin öğretmen ataması yapıldı. Daha sonra 2017'de hiç yapılmadı. 2018'de 20 bin ardından da Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk göreve geldikten sonra da 20 bin atama daha oldu. 2017 ve 2018 KPSS sınavına giren, başarılı olan, yüksek puan almış olmasına rağmen kontenjanlar düşük olduğu için atamaları gerçekleştirilemeyen on binlerce arkadaşımız var. Ülkemizde batıda da doğuda da öğretmen ihtiyacımız var. Bizim Türk Eğitim-Sen olarak eğitim dönemi öncesinde, tüm il valiliklerine yazı yazarız. ‘Elinizde ne kadar ücretli öğretmen çalıştırılıyor?’ diye. Bunlar öncelikli olarak Eğitim Fakültesi mezunlarından tercih edilir. Yetersiz kalırsa diğer lisans mezunlarından, onlar da yetersiz kalırsa yüksekokul mezunlarından ücretli öğretmenlik ataması yapılabilir. Bu sene yazdığımız yazıya 70 il valiliğinden bize cevap geldi, 11 valiliğimiz hala cevap vermedi. 70 il valiliğinden aldığımız cevaba göre bile, şu anda ülkemizde 80 bin 300 ücretli öğretmen çalıştırılıyor. Bu demektir ki o 70 ilin 80 bin 300 sınıfında öğretmen eksiği var. İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimiz ders ücreti karşılığında tabiri caizse vekil öğretmen görevlendirilmiştir. Hepsi bir kenara, sadece İstanbul'da toplam 112-113 bin civarında öğretmen sayımız var. Bunun yanı sıra 21 bin ek ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirilmiştir Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bir soru önergesinde Sayın Ziya Selçuk ülkemizde “97 bin öğretmen açığımız var” dedi. Bakın bir yanda 100 bine yakın öğretmen açığımız var bize göre sayı çok daha fazla. Bir yanda da 80 binin üzerinde yani yine yaklaşık 100 bin ücretli öğretmen çalıştırıyorsunuz.  Ama siz topu topu sadece 20 bin artı 20 bin toplam 40 bin öğretmen ataması yapıyorsunuz. Üstelik 2 yıl için. Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Daha önce de defaten Milli Eğitim Bakanlığı’na ve hükümete çağrıda bulunduk. 2019 yılı içerisinde toplam öğretmen sayısının 100 bine ulaşacak bir atamayı gerçekleştirmeliyiz. Hem çocuklarımızın dersleri boş geçmesin hem de öğretmen olmayı bekleyen 400 bini aşkın eğitim fakültesi mezunu genç kardeşimize ekmek kapısı açılsın.

“EŞ DURUMUNDA ATAMA HAKKI ANAYASAL HAKTIR”

Ayrıca öğretmenlerimiz daha ziyade zorunlu hizmet bölgelerine atanıyor. Burada biz şu talebi ortaya koyuyoruz. Biliyorsunuz 2016 yılında yayınlanan bir Kanun Hükmünde Kararname ile, sözleşmeli ve 6 yıl çakılı çalışma usulü getiren bir istihdam şekli hayata geçirildi ve mülakatla alınıyor. Biz bununla alakalı yargı süreci de başlattık. 4B statüsündeki sözleşmeli öğretmen istihdamına ve 6 yıl çakılı çalışma usulünün iptal için yargıya taşıdık. 4 yıl sözleşmeli, 2 yıllık kadrolu olmak üzere atanan öğretmen arkadaşlarımız, 6 yıl çakılı yerde çalışmak durumunda. Eş durumundan tayin hakkı dahi yok. Çok büyük aile dramları yaşanıyor. Şu anda binlerce çocuğumuz annesinden ya da babasından ayrı, öğretmenlerimiz eşinden ayrı yaşıyor. Benim yakından tanıdığım arkadaşlarım da var. Mesela benim bir arkadaşımın eşi Ankara'da öğretmenlik yapıyor kendisi Erzurum'a atandı. Üçüz çocukları oldu. Çocuklar Ankara'da kalıyor anneanne ve babayla kalıyor. Öğretmen arkadaşımız ise her hafta Erzurum'a gidip geliyor. Bunun ekonomik boyutunu konuşmuyorum bile. O çocukların annesinden 2-3 gün ayrı kaldığını düşünebiliyor musunuz? Bir annenin çocuklarını orada bırakarak Erzurum'da ne kadar verimli bir eğitim hizmeti verebileceğini hiç mi düşünmüyoruz? Sözleşmeli öğretmenlerimizi eş durumundan tayin hakkı vermemek bir anayasa ihlalidir. Çünkü bizim Anayasamızın 41 maddesi, “aile birliğini sağlamak ve çocukların anne babaları ile doğrudan ilişki kurma hakkını sağlamak devlet yönetiminin sorumluluğudur” der. Bu Anayasamızın devletimize yüklediği bir yükümlülüktür. Şu an sözleşmeli arkadaşlarımıza eş durumundan tayin hakkı vermemek demek doğrudan anayasanın 41 maddesinin ihlali demektir. Biz hükümetimize bu ihlalden geri dönmeleri için çağrıda bulunuyoruz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107