banner84

'Dayanacak gücümüz yok'

Çandır, turizm kenti olmasından dolayı Türkiye geneline kıyasla Antalya ekonomisinin daha çok zarar gördüğünü belirterek, “Kısa sürede bu gidişatı tersine döndüremezsek yeni kısıtlayıcı tedbirler kaçınılmaz olacaktır. Bizim böylesi bir kapanmaya dayanacak bir ekonomik gücümüz ve birikimimiz bulunmamaktadır” dedi.

'Dayanacak gücümüz yok'

Korona virüste Temmuz ayı başında gevşetilen kısıtlamaların endişe yaratmaya başladığını kaydeden Çandır, geçen yıl yine bu dönem yaşanan gevşemenin ekim ayında kapanma ve kısıtlamalarla sonuçlandığını anımsattı. Çandır, “En büyük dileğimiz, Eylül ayından itibaren, biz bu filmi seyretmiştik sözünü doğrulamamaktır. Başta yöneticilerimiz olmak üzere hepimize bu konuda büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir” dedi. Günlük vaka sayılarında bin ve altı hedefi varken, kısa sürede 4 binli rakamların görüldüğünü, şimdi ise vaka sayısının hızla 20 bine yükseldiğine işaret eden Çandır, “Bu gidişat, sürdürülemez bir eğilimdir” dedi.

'KAPANMAYA DAYANACAK BİR EKONOMİK GÜCÜMÜZ YOK'
Korona virüste 4. dalgadan bahsedildiğini belirten Çandır, “Kısa sürede bu gidişatı tersine döndüremezsek yeni kısıtlayıcı tedbirler kaçınılmaz olacaktır. Bizim böylesi bir kapanmaya dayanacak bir ekonomik gücümüz ve birikimimiz bulunmamaktadır. Bir taraftan insanların alım gücü ve talebi zayıflamış, diğer taraftan kredi maliyetleri yüzde 100’ün üzerinde artarak yüzde 20’leri çoktan aşmışken mevcut ekonomik hareketlilik tek çıkar yol olarak karşımızda durmaktadır. Bu hareketliliğin devamı ancak vaka sayılarını tekrar aşağıya doğru indirme çabalarımızdan geçmektedir” diye konuştu.

AŞI ÇAĞRISI
Aşılamanın Korona virüsle mücadele de bilinen en etkin yöntem olduğunu, bu nedenle düşen aşılama hızının tekrar üst düzeye taşınması gerektiğini söyleyen Çandır, “Bunu için hepimiz elimizden geleni yapıp bir an önce aşılanmada yüzde 60-70 oranına ulaşmalıyız” dedi. Aşı hakkı bulunan herkese “aşınızı olun” çağrısında bulunan Çandır, maske-mesafe-temizlik kurallarının önemli olduğunu, bu konuda da gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi. Çandır, “Bu hepimizin insanlık ve vatandaşlık borcudur. Aşılarımızın tamamını yaptırmış olsak bile bu koşullardan asla taviz vermemeliyiz” dedi.

BORÇLA DÖNÜYOR
Başkan Çandır, Antalya’nın turizm ve tarımın merkezi olduğunu söylerken, bu dönemin her iki sektör için de kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Turizm en yüksek dönemini yaşarken tarımın da önümüzdeki dönemin hazırlıklarını yaptığını belirten Çandır, sürekli bir ekonomik hareketliliğe sahip olan Antalya’nın bu hareketliliğinin kesintiye uğratılmaması gerektiğini ifade etti. Çandır, yeniden hareketlenmenin her seferinde hem daha zor hem de daha maliyetli olduğunu, bu maliyetlerin de yeni kredi talebiyle karşılamaya çalışıldığına dikkat çeken Çandır, “O yüzdendir ki 2015 yılından beri hem bireysel hem de iş dünyası kredi artış oranlarında Türkiye ortalamasını oldukça üzerinde bulunmaktayız. Bu kredilerin bir bölümünün yatırıma gitmesinin yanı sıra önemli bir bölümünün önceki borcu çevirmeye ve cari harcamaları karşılamaya gittiğini de biliyoruz” diye konuştu. Borçlanma döngüsünün yılın ilk yarısında da devam ettiğini kaydeden Çandır, yılın ilk yarısında iş dünyasının toplam kredi büyümesi Türkiye’de yaklaşık yüzde 30 civarındayken, Antalya’da yüzde 40’ın üzerinde olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Antalya tarım sektörünün kredi büyümesi ise son 5 yıldır olduğu gibi yine yılın ilk yarısında Türkiye’nin yüzde 33 oranına karşılık yüzde 45 civarına bir büyüme oranı göstermiştir” bilgisini paylaştı. Geçen yılın kredi maliyetinden iki kat daha maliyetli kredilere ulaştıklarını kaydeden Çandır, “Bu yüksek maliyete hep birlikte katlanmaktayız” dedi.

BORCUNA SADIK ANTALYA
Antalya iş dünyasının borcuna sadık olduğunu, bu durumun yıllardır hiç değişmediğini söyleyen Ali Çandır, “Bana, kentimiz iş karakteristiği ile ilgili bir tane hakkın olsa ne dersin diye sorsanız hemen bu özelliğimizi söylerim. Çünkü bu özelliğimiz yıllardır rakamlarla kanıtlanmıştır. Üstelik bu yapısal özelliğimiz, Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan kurulan şirket oranına rağmen bozulmamaktadır. Örneğin son açıklanan veriyle Antalya’da kurulan şirket sayısı geçen yıla göre yüzde 36 artarken Türkiye’de herhangi bir artış olmamıştır” diye konuştu.

İHRACAT NEFES ALDIRDI
Ali Çandır, Antalya’nın başta yaş meyve sebze ve süs bitkileri olmak üzere ihracatta Türkiye ortalamasının üzerinde bir performansa sahip olduğunu belirtirken, Antalya’nın yılın ilk 6 aylık döneminde ülke genelindeki yaklaşık yüzde 20’lik tarım ve gıda ihracatı artışının iki katını gerçekleştirdiğini bildirdi. Çandır, “İhracattaki bu artış, sektörümüzün nefes almasına destek sağlamıştır. Çünkü içerideki fiyatlar, uzun bir süredir sektörümüzde faaliyet gösterenlerin aleyhine seyretmektedir. Bunu açıklanan son verilerle örneklendireyim; yıllık tarımsal üretici fiyatları (TarÜFE) yüzde 22’nin altında iken Yurtiçi üretici fiyatları (YiÜFE) yüzde 43 ve yurtdışı üretici fiyatları (YdÜFE) yüzde 44 olarak ilan edilmiştir. Yani bizler tüm sektör olarak, Haziran ayında yıllık rakamlarla alım gücümüz zayıflamış ve fakirleşmiş durumdayız” dedi.

ANTALYA KRİZİ DAHA AĞIR YAŞIYOR
Antalya’nın Rusya krizi ve genel ekonomik krizin etkilerini atlatamamışken salgın krizinin etkisi altında kaldığını kaydeden Çandır, “Antalya, hem bu krizler hem de ekonomik yapısı dolayısıyla Türkiye ortalamasının 2-3 kat üzerinde bir ağırlıkla krizi yaşamaktadır. Bu durumu yöneticilerimize rakamlarla anlatıp taleplerimizi defalarca raporladık. Türkiye ortalamasına göre çok daha ağır yaşadığımız krize karşı kentimize özgü bir destek yerine genel destekler söz konusu oldu” diye konuştu. -İHA


 

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2021, 15:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner157