banner84

Gemiyi yüzdürmek lazım

Değerli okurlarım sizlerden yaklaşık olarak 2 ay ayrı kaldım. 
Kış günü mutat yurt dışı emlak fuarlarına git geller yaptık. Hala da yapıyoruz. Fuarlar da aldığımız görüntüler  hayli ilginç.
Alanya'dan gayrimenkul almak isteyen bir kısım yabancı, biraz bekleyelim diyorlar. Bazıları İspanya veya Portekiz'den almaya karar vermiş.
Bir kısım insan zaten Türkiye’nin ismini dahi duymak istemiyor. Onlara göre biz savaştayız.
Kimseyi suçlamıyorum, ama empati yapınca onları daha iyi anlıyorum.
Tabiki turist, güven ve huzurun olduğu yere gider. Doğal olarak dinlenmek tatil yapmak istiyor.
Alanya'da evi olan tanıdığmız bazı kimseler dahi ilk tatil rezervasyonlarını İspanya'ya yapmış.
Eğri oturup doğru konuşalım, geçen yaz neydi o yakmalar, yıkmalar. Kime faydası oldu? 
Şimdi herkes önüne gelene 'bu sene ne olacak? Turist gelecek mi? Keşke uçağı düşürmeseydik' deyip hayıflanıyor.
Herkes yorum yapıyor. Karamsarlık hat safhada.
Turizmle ilgisi var yok, insanlar simulasyon yapıyor acaba bu sene yüzde kaç turist gelecek? 
Simulasyonda Çek turist % 100 artacak diyor, yan sütundaki haberde Çek Cumhuriyeti'nde rezervasyonlar durma noktasında. Önüne gelen sorumsuzca demeç veriyor. Müneccim gibi.
Malesef 2016 yılında, ülkenin coğrafi konumundan dolayı, gelişmelerden en çok etkilenen Alanya olacak gibi gözüküyor. Tarım, turizm ve inşaat&emlak. Buraya kadar herkes biliyor.
Ama bir de diğer taraftan bakalım. 2015 yılında zaten Rus turistte ciddi bir azalma olmuştu. Bu sene hiç birşey olmasaydı bile Rus turist sayısında çok belirgin bir azalma olacaktı. Çünkü Rus ekonomisi şu anda dibi görmüş vaziyette. Rus ekonomi bakanı gelecek on beş yıl ekonominin böyle seyredebileceğini söylüyor. Diğer taraftan Rusça konuşan ülkelerde de ekonomi mükemmel değil. Kazakistan ve Azerbaycan ağır develüayon geçirdi, Ukrayna savaşın şokunu hala hissediyor.
Bu sene bağışıklık kazanma yılı. Kemer sıkma yılı. Tüm yanlışları gözden geçirme yılı. Belki de gerçekten turizmi öğrenme yılı olacak.
Tanıtımı öğreneceğiz. Servisi öğreneceğiz. Sürdürülebilir turizmi öğreneceğiz.
Yaz yaklaşıyor, umutlar (havalar ısındığından) ve umutsuzluklar (istatistiklerden) artıyor.
Biz kendi göbeğimizi kendimiz keselim.
İlk toplu turist hareketi paskalya tatilinde başlar. Yani Mart ayının sonlarında. Buradan tüm otelci, esnaf, emlakçı, inşaatçı, turizimle ilgilenen kim varsa sesleniyorum; sosyal medyaya yüklenelim. Lütfen tanıdığınız tüm yabancılarla ilişkileri sıcak tutun. Her anınızı, Instagram, facebook ve görsel diğer sosyal meyadan paylaşın. Yabancılar burada savaş olmadığını, hayatın normal olduğunu görsün. Dim Çayı'nda kahvaltıyı paylaşın, Plajda yatanları paylaşın, parkta oynayan mutlu çocukları paylaşın, oynaşan kedi köpek ne varsa paylaşın, çiçek böcek ne varsa paylaşın. Tandığınız yabancıları etiketleyin. Bu sayede binlerce kişinin paylaştığımız resmi göremsini sağlayabiliriz.
Eğer insanları paskalyaya getirebilirsek, sezonun ikinci yarısını kurtarabiliriz. Tabiki mevcut durumu sıfır kabul edersek.
Yani şunu demek istiyorum, tanıtımı sadece kurumlar yapmaz, artık birey olarak herkes yapabilir. Elinizde akıllı telefon var.
Gemiyi yüzdürmemiz lazım.
YORUM EKLE

banner107