banner84

Köylünün evine kamu kondu

(Sabiha TATLIYER -Ekmel YILMAZ) Gündoğmuş'ta çıkan yangın sonrası bölgede ihtiyaç duyulan yapılaşma nedeniyle bir taşınmaz için kamulaştırma kararı çıkarıldı. TOKİ tarafından alınan bu karar sonrası köylüler ayaklandı ve "Evimizin yıkılmasını istemiyoruz" dedi

Köylünün evine kamu kondu

Gündoğmuş, geçtiğimiz haftalarda büyük bir yangınla karşı karşıya kaldı. Evlerin ve tarım alanlarının kül olduğu yangın sonrası yaraların sarılması için çalışmalar başlatıldı ancak, bu çalışmalar bazı vatandaşlar için beklenildiği gibi olmadı. 25 Ağustos 2021 tarihinde Resmi Gazete yayınlanan bir karar, Gündoğmuş'un Ortakonuş Mahallesi'ndeki vatandaşları şoke etti. Yayınlanan kararda  içerisinde vatandaşların evlerinin de olduğu 144 ada, 65 parsel numaralı taşınmaz için kamulaştırılma kararı alındı. Mahalleliler ise Alanya Posta Medya'ya yaptıkları özel açıklamada, karara karşı olduklarını belirtti.

'YERİMİZİ VERMEK İSTEMİYORUZ'
Köyde  sadece kendi arazilerinin kamulaştırıldığını belirten  Dilek Boz, “Sadece bizim arazimiz kamulaştırıldı, başka kimsenin ki kamulaştırılmadı. Biz 5 kardeşiz bir de annem 6 kişi yaşıyoruz bu evde. Kış geliyor evi yananlar da aynı duruma düşmüş olacağız. Evi yanan vatandaşların da kendi arazileri var onlarda yeni yapılacak evlerin kendi arazilerine yapılmasını istiyor. TOKİ’nin köye girmesinin istemiyoruz” dedi. 

'BİZ ZATEN MAĞDUR OLDUK'
Karara köy halkının karşı olduğunu belirten Aziz Boz “Kamulaştırılan alanda benimde payım var. Yangın başladığı andan itibaren canımı malımı her şeyiyle ortaya koyarak yangınla mücadele ettik, bu yeşil alanı koruduk. Orman işletmenin herhangi bir yardımı ve müdahalesi olmadan evimizi kurtardık. Şimdi ise yeşil alan TOKİ tarafından yıkılıp yerine binalar yapılmak isteniyor. Köydeki hiç kimse buraya ev yapılmasını istemiyor. Herkes evlerin kendi arazisine yapılmasını istiyor.’ dedi.  Aziz Boz, evi kredi ile yaptığını, hala borç ödediğini belirttiği açıklamasında ‘Biz zaten mağdur olduk  zeytin ve incir ağaçlarımız yandı. Annemin ciddi bir hastalığı var kesinlikle üzülmemesi gerekiyor. Benim olduğum bu mahallede bir ev bile yanmadı ama neden kurtarılmış bir yer yok edilmek isteniyor anlamıyoruz.’ dedi. Boz, sözlerine ‘Kamulaşan yerlerin bedelini bizler zaten ödedik burada bulunan okulun yanındaki tüm arazileri dedem bir kuruş almadan bağışladı. Devlet büyüğümüzden bu  alana değil başka yerlere ev yapmasını  istiyoruz.’ şeklinde devam etti. 

'EVİMİN YIKILMASINI İSTEMİYORUM'
Evinin yıkılmasını istemediğini belirten Emine Boz da, ”Bizlere hiç sormadan kamulaştırma kararı alındı. Beş tane çocuğum var burası onların hakkı. Yetkililer evimi yıkacaklarını söyledi” dedi. Boz “Yerim yuvam dursun” diyerek serzenişte bulundu.

'AÇ SUSUZ 7 GÜN ORMANDA YATTIK'
Boz ailesi fertlerinden bir diğeri Selahattin Boz ise “Bir sabah aniden alınan kararı duyduk, haberimiz bile yoktu. Biz bu bölgeyi kendi imkanlarımızla yangından kurtardık. Aç susuz yedi gün boyunca ormanlarda yatarak nöbet tuttuk. Bu karara karşıyız” diye konuştu.

'YETİMİN YERİNE OTURMAM'
Ortakonuş Mahallesi'nde doğup büyüdüğünü belirten 75 yaşındaki  İbrahim Akdağ, TOKİ evlerine oturmayacağını söyledi. Akdağ,”Eski bir dönemde kendini bilmez birkaç vatandaş burada ufak göçükler olması sebebiyle imza verdiler bu sebeple burası heyelan bölgesi sayıldı. Bu zamana kadar böyle bir durumla hiç karşılaşmadım. 48 yıldır devlet heyelan bölgesi olduğunu biliyordu ama neden bu vatandaşlara sahip çıkmadı”dedi. Akdağ sözlerine: “Biz gitmeyiz. Yapacaklarsa bir babalık kendi arazilerimize yapsınlar. Bizi dağıtmasınlar” şeklinde devam etti.

'KÖYÜ KENDİMİZ KURTARDIK'
Gündoğmuş yangını sırasında babaannesinin evinin yandığını belirten Caner Doğan, “Benim yangında babaannemin de  evi yandı. Ama bu karar çok yanlış. Biz köyün gençleri olarak kendi imkanlarımızla kurtardık köyümüzün yok olmasını istemiyoruz” dedi.

'BİLİNÇLİ OLARAK KASIT VAR’
Bu kararın alınmasında kasıt olduğunu belirten Naim Ateş," Buranın vatandaşı ve azası olarak konuşuyorum hiçbir vatandaş buranın kamulaştırılmasını istemiyor. Bu durumda  bir kasıt var. Ev yapılsa da bizler oturmayız diyorlar. Yirmi senelik meyve ağaçları kolay yetişmiyor. Hem ev yapacaklar hem de hazır evi yıkacaklar böyle kanun mu var” diye konuştu.

'YER Mİ YOK?'
Köy vatandaşı Hasan Baykara ise şu sözleri kullandı: “Bacanağım  ağaç keserken öldü  çocukları yetim  o zaman bu vatandaşların zor zamanında kimse yardım etmedi. Yer mi yok arazi dolu.”

'GİDİP OTURMAYIZ'
Başka şahsın arazisine yapılan eve oturmayacağını belirten Muhammed Baykara, “Biz kesinlikle şahıs malını istemiyoruz, vatandaşın malının üzerine ev yaptırmanın  anlamı yok. Köy olarak  karşıyız” dedi. Baykara yangın sonrası hesaplarına  35 bin TL aktarıldığını  belirterek “Yardımseverler yatak,dolap gibi ihtiyaçlarımıza  yardım etti.Onun dışında devletten başka hareket yok” dedi.

'KAYMAKAM ZORLA ELİNDEN ALDI'
Evi yanan Asiye Hanım Baykara ise sözlerinde "Şimdi ağlayanın malını alıp ev yapmak istiyorlar. Okulun yanında bir arazi vardı Kaymakam zorla elinden aldı. Evleri aşağı araziye yapsınlar” ifadelerine yer verdi.

'DEVLETİ BEKLERSEK KIŞA DA YETİŞMEZ'
Ziraat Mühendisi Fikret Baykara,”Yangın günü Belediyede çalışan bir arkadaşımız vardı burayı terk etmedi tankerini götürmedi onun ve vatandaşın çabalarıyla kurtarıldı” dedi. Amcasının ve babaannesinin evinin yandığını belirten Baykara,”Kendi çabamızla evleri yapmaya başladık. Devleti beklersek diğer kışa da yetişmez, mağdur insanların arazilerine odaklanmışlar. Bunlarla uğraşacaklarına insanları acilen evlerine kavuştursunlar” dedi.

'BİZİM SESİMİZİ DUYUN'
Süleyman Doğan ise açıklamasında, “Benimde annemin evi yandı. Bizler toplu olarak görüştük istemiyoruz.Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum İnşallah sesimizi duyar, bu işin çözüm noktası bu” diye konuştu. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107