banner129

'Öğretmenler itibar istiyor'

Alanya Posta TV'de konuşan Türk Eğitim Sen Antalya 2 Nolu Şube Başkanı Burhan Ulu, pandemi döneminde yaşanılan eğitim hayatına dikkat çekti.

'Öğretmenler itibar istiyor'

Alanya Posta TV'de yayınlanan Gaye Coşkun'un sunduğu 'Gaye Coşkun ile Haberin Manşeti' programına konuk olan Burhan Ulu canlı yayında pandemide eğitim hayatı  ve öğretmenlerin isteklerine dair merak edilenleri yanıtladı. Covid-19'un eğitim hayatına katmış olduğu yenilikleri ve bunların etkilerinden söz eden Türk Eğitim Sen Antalya 2 Nolu Şube Başkanı Burhan Ulu, uzaktan eğitimde yaşanılan sıkıntılıra da değindi.
'UZAKTAN EĞİTİM PANDEMİ İLE BAŞLADI'
Uzaktan eğitimin bütün dünyayı sarsan pandemi dönemi ile başladığını söyleyen Ulu, ''Bütün eğitimcilerin hemfikir olduğu yüz yüze eğitim kadar faydalı değil verimli sonuçlar elde etmek mümkün değil ama salgın var önce sağlık diyoruz. Eğitimi değişik yönlerden öğrencilerimize vermeye çalışıyoruz. Bunun da en kolay yolu uzaktan eğitim. Günümüzün iletişim konusunda gerçekten çok çok ileri gelmiş bir dönem olması nedeniyle de bu iletişimin imkânlarını kullanmak gerekiyor. Öğretmen arkadaşlarımız şu an bunu yapıyorlar. Aslında ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımız için bir takım sıkıntılar oluyor. Aslına bakarsanız Milli Eğitim Bakanlığı'nın EBA sistemi daha önceden vardı. Öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimiz oradan bir takım bilgilere ulaşabiliyordu. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıldığı için EBA çöktü. Uzaktan eğitim konusunda öğretmenlerimiz gerçekten çok büyük emek verdiler, emek vermeye de devam ediyorlar. Haftada 30 günde 6 saat ders yapın diyorlar ancak hangimiz çocuğumuzu 6 saat bilgisayarın ya da televizyonun başında tutabiliyoruz. Tutmamız mümkün değil, zorla tutarsak da çok verimli olacağını düşünmüyorum.'' dedi. 
'BU SÜREÇ ÇOK SIKINTILI GEÇİYOR'
Uzaktn eğitim sürecinin bir takım sıkıntılırı da beraberinde getirdiğini aktaran Ulu, ''Ders yine 30 saat fakat uzaktan olmasaydı çocuklar arada teneffüslerde dışarıya çıkıp oyun oynayabiliyordu ve öğle arası boşluğu var. Şu an sürekli ekran başında olduğu için bu süreç çok sıkıntılı geçiyor. Bir ailenin evde 2 yada 3 çocuğu var. Evlerde yeterli sayıda bilgisayar yada TV olmayabiliyor, hatta üzülerek söylüyorum bazı evlerde ne bilgisayar nede TV olmuyor. İnternet de aynı şekilde her vatandaş interneten faydalanmıyor, bazı mahallelerden bırakın interneti telefon ile ulaşım dahi sıkıntılı olabiliyor. Devletimiz bu konuda çözüm yolları açıyor fakat yinede eksikler var.'' ifadelerini kulllandı.
'ÖĞRETMENDEN MUCİZE BEKLİYORLAR'
Ulu, bu süreçte öğrenci ve velilerin gerekenden fazla beklentiye kapıldığını söyleyerek, ''Öğretmen arkadaşlarımız "uzaktan eğitim konusunda öğretmenlerden mucize beklenmesin. Veliler de özveride bulunsun" diyor. "Veliler çocuğunu takip etsin çocuğuna iyi bir çalışma ortamı hazırlasın, saldım çayıra mevlam kayıra olmasın" diyor.''.Öğrencinin ve velinin sorumluluğu var.Öğrenci ve öğretmen sorumluluğunu yerine getirmeyip öğretmenden mucize bekliyor. Hiçbir şey tek taraflı değildir. Eğitim hiç tek taraflı değildir. Dolayısıyla eğitimde verimsizlik ortaya çıkıyor.'' dedi. 
'BİR NESLİ KAYBEDEBİLİRİZ'
Yaşanan bu olağanüstü  süreç ile okulların tekrar tatil olması durumunun ortaya çıktığını aktaran Ulu, '' Elbirliği ile öğretmenlerimiz başta olmak üzere bu açığı kapatabildiğimiz kadar kapatacağız.Çocuklar çok fazla eğitim görmediği için daha az konudan sınava girmiş olabilirler. Kolaylık sağlanmış olabilir. Ama bütün mesele bu açığı kapatmak.Eğer bu açığı kapatmazsak Çanakkale'de ve Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi bir nesli kaybedebiliriz. Eğitim öğretimimiz zaten çok başarılı değil.'' dedi.
'ELİNİN DEĞMEDİĞİ BİR OKUL OLMAYAN BİR ALANYA BELEDİYESİ VAR'
Eğitim sıralamasında Alanya'nın iyi bir seviyeye yükseldiğini söyleyen Ulu, ''Alanya eğitimi son yıllarda başarılı. 4- 5 yıl önce Antalya'da 19 ilçede Alanya, 15-16.sıradaydı. Yani bu kötü bir durum.  Son yıllarda şu an Alanya Antalya'da 5-6. sıralarda. Bu Alanya için büyük bir başarıdır. Tüm olumsuzluklara rağmen Alanya eğitimi bu kadar başarı elde etmişse bunu takdir etmek lazım. Gerçekten elinin değmediği bir okul olmayan bir Alanya Belediyesi var.'' dedi. 
'ALANYA'DA DUYULMADI'
Öğretmenlerin bu dönemde, okulların açık olduğu zamanlarda yaşadığı risklerden ve alınan önlemlerden söz eden Ulu, ''Bazı arkadaşlarımız Covid olduğunu biliyoruz. Ama gördüğüm kadarıyla bu Alanya'da çok fazla duyulmadı. Bunu atlatanlar şu anda sağlığına kavuşmuş oldu. İleri boyutta fazla bir şey yaşandığını duymadık. Okullarda önlem alınabilrdi. Mesela geçen Çarşamba bir okula gitmiştik. Okul boştu. Okul müdürü okulu tamamen ilaçlatıyordu. Sağ olsun belediyeler buna katkı sağlıyor. Devlet dezenfektan dağıtıyor. Malzeme yetersiz ama vatandaş da katkı sağlıyor.'' açıklamasında bulundu.
'ÇOK İYİ DİYALOG İÇİNDE OLMALARI LAZIM'
Pandeminin yarattığı sıkıntılı süreçte eğitim-öğretimin daha iyi olabilmesi için gerekenler konusunda bir takım açıklamarda bulunan Ulu, ''Veli, öğretmen ve öğrenci çok iyi diyalog içinde olması lazım. Bütün paydaşlarla el birliği yaparak bu zararı en aza indirme durumu söz konusu. Okul idarecilerimiz programlarını hazırlıyorlar. Öğretmenlerine programları aktarıyorlar. Kimin ne zaman ders yapacağı belli. Bütün mesele, velinin çocuğunu o derse yönlendirmesi. Öğrencilerimizin de o dersi almak için canla başla çalışması lazım. '' dedi.
'ÖĞRETMENLER İTİBAR İSTİYOR'
24 Kasım Öğretmenler Günü'nün 1981 yılından beri kutlandığını dile getiren Ulu, ''Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı. Bu çok anlamlı bana göre. 24 Kasım 1928'de da Atatürk'e milletvekillerinin başöğretmenlik ünvanı verdiği gün. Bu da çok anlamlı. Dolayısı ile bu tarihten beri öğretmenler günü kutlanıyor. Türk Eğitim Sen her yıl öğretmenler günü öncesi anket yapar. Bir sırada çıkan itibardır. Öğretmenler itibar istiyor. Öğretmenlerin itibarını yerle bir edildiği bir süreçte, süslü laflar, hamasi nutuklar öğretmenlerimizi çok da mutlu etmiyor. Gerçekçi olalım. Gerçekçi olalım ki Öğretmenler Günü daha anlamlı hale gelsin.'' dedi.
 'EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET OLSUN'
Öğretmenlerle ilgili kanun ve yönetmeliklerin parçalandığını söyleyen Ulu, '' Her yeni bakan kendine göre bir şey çıkarmış. Dolayısıyla kimin ne olduğunu bilmiyoruz. Öğretmenler odasına gidiyorsunuz kadrolu öğretmen oturuyor orada, yanıbaşında da sözleşmeli öğretmen  oturuyor, onun yanında da ücretli öğretmen oturuyor. Buranın bir ilkokul olduğunu düşünün. Üçü de aynı işi yapıyor. Ücretli öğretmen, asgari ücret kadar para almaz. Asgari ücreti alamaz. Sigortası çalıştığı gün kadar yatar. Güvence var mı? Yok.  Yani istediğimiz eşit işe eşit ücret olsun. Öğretmenlik meslek kanununda başta 657 sayılı devlet memurları kanununun güvencesi olacak. Öğretmenin çalışması patronun iki dudağı arasında olmayacak. Öğretmen sınıfa girdiği zaman iş kaygısı yaşamayacak. Sosyal hakları sağlanacak, ekonomik hakları sağlanacak, güvencesi olacak. Sınıfa girdiğinde bir şey düşünmeyecek, sınıfta sadece kendini sınıfa konsantre edecek. Öğretmen huzur içerisinde olursa eğitim başarılı olur. Öğretmenlik meslek kanunu çıkarsa bütçeye ek bir yük gelecekmiş.7 Milyar lira civarında. Ya da birilerinin çok hoşuna gitmemiş olabilir. Ödül kime ve neye göre verilecek?  Öğretmen çalışıyorsa hak ediyorsa öğretmenin ödülü verilecek.'' diye konuştu.  
'BİRLİK, BERABERLİK İÇERİSİNDE HAREKET ETMEK MECBURİYETİNDEYİZ'
Öğretmenlerin kendilerini geliştrime noktasında açıklamar yapan Ulu, ''Gerçekten iletişim çağrı çok hızlı gelişiyor. Saniyede bir takım ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyorsunuz. Birtakım bilgilere çok kolay ulaşabiliyorsunuz.  Okullarımızda akıllı tahtalar var. Oradan öğretmenlerimiz Eba'ya ulaşabiliyor. Öğretmenlerimiz evde hazırlığını yapıyor. Kendi bilgisayarında yaptığı hazırlık ile okulda akıllı tahtada sınıfta devam ediyor. Sınıflarda WhatsApp grupları kurulmuş. Eğitimde birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmek mecburiyetindeyiz. Velilerimize öğretmenlerimize destek çıkarsa işleri çok daha kolay olur.''dedi.
'VERGİ DİLİMLERİNİN YÜKSELTİLMESİ LAZIM'
Öğretmenlerin, kendileri için değil ülke yararı için bir takım istekleri olduğunu söyeleyen Ulu, ''Öğretmenler, Mayıs ayında hemen yüzde 20'lik vergi dilimine giriyorlar. Hatta ders ücreti biraz fazla olan okul idarecilerimiz daha 6 ayda yüzde 27'lik dilime giriyor. Vergi dilimlerinin yükseltilmesi lazım. Öğretmenlerimizin çok istediği bazı şeyler var.  Ama inanın istediklerinin birçoğu kendi nefsinden ziyade yine ülkemiz için.Ben eğitim politikasının yeterli olduğunu düşünmüyorum. 2023 vizyonu diyoruz ama neredeyiz? Eğitim sorununu çözersek diğer sorunlar kendiliğinden çorap söküğü gibi çözülür.  Eğitimi çocuklara sınavda kaç net yaptırıyoruz düşüncesi ile yapmayacağız.'' diyerek konuşmasını noktaladı.-Özlem KAYGUSUZ

banner140
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107