banner84

Pandemi üreticinin önünü kesmedi

Alanya Posta TV'de konuşan Sevilgen ve Şenli, tarım alanındaki son gelişmeleri aktardı. Sevilgen, avokadoya yönelik ciddi çalışmaların olduğunu söyledi. Şenli de, muz üretiminin arttığını ve yakın zamanda ihracatın da başlacağını belirtti.

Pandemi üreticinin önünü kesmedi

Alanya Posta TV'de yayınlanan Özgür Yılmaz'ın sunduğu Artı Haber'e konuk olan Alanya Muz Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şenli ve Alanya Avokadocular Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen, tarım alanındaki son gelişmeleri aktardı. Pandemi sürecinde tarıma olan ilginin arttığını söyleyen ikili, üreticinin en büyük sorununun ise hırsızlar olduğunu kaydetti.
ÜRETİCİ PANDEMİ DİNLEMEDİ
Pandemi sürecinden üreticinin durmadan yorulmadan çalıştığını söyleyen Şenli, "Pandemi sürecinde tarımın önemi diğer işlerden bir adım daha öne geçti. Bu süreçte üretici ne pandemi dinledi, ne hastalık dinledi, ne de tatil yaptı. Üretmeye devam etti ve hazırlıklarını devam ettirdi" dedi.
PANDEMİDE TARIM ÖNE ÇIKTI
Sevilgen de, "Pandemi döneminde tarımın öne çıkması bizi sevindirdi. Üreticileri fiyatlar açısından memnun etti. Halciler, manavcılar, pazarcıların yüzünü güldürdü. Bizim için sıkıntı yok biz memnunuz" diye konuştu. 
'GEÇ KALMIŞ DEĞİLİZ'
Avokadoya yönelik ciddi çalışmaların olduğunu söyleyen Sevilgen, "Biz şu an sadece ekimle uğraşıyoruz. 2010-2015 yılından itibaren aşırı bir ekim var. Şu anda düzgün ekim yapamıyoruz. Çiftçiler nereden düzgün fidan bulursa oradan alıyor. Şuan avakadonun en büyük sıkıntılarından biri ağaçlar 3,5,7 yaşında çürümeye başlıyor. Bunun en büyük sebebinin bir tanesi de sertifikasız ve kalitesiz fidanların alınıp dikilmesinden kaynaklanıyor. Ama geç kalmış değiliz. Bazı firmalar, bazı arkadaşlar yeni bir kurulum aşamasında. ALKÜ'de de iyi çalışmalar var. Bir tane hocamızla görüşmüştük. Kremini çalışıyor, dezenfektasyon çalışıyor, yeni bir oluşum yapacağız diyor. Bunu özellikle ALKÜ'nün yapması bizi daha çok sevindiriyor.  Çünkü tamamen ciddi bir kurum. Diğer taraftan bazı arkadaşlar var. Benimle şu an irtibatta olan Çanakkale'de  bir zeytinyağı fabrikası var. Avokadonun yağını sıkmak için deneme amaçlı bizden ürün aldı. Tabii her avokadonun yağı memnun etmeyecek. Avokado onların da kendi aralarında farklı yağ oranları var. Biz genellikle hası tercih etmelerini söylüyoruz. Arkasından su ertelediğimiz Alanya avokadosunun yağ oranıyla diğer cins avokadoların yağ oranı tamamen farklı" diye konuştu. 
'AVOKADONUN UCUZLAMASI LAZIM'
Avokadonun yağının çıkarılmasının maliyetli olduğunu söyleyen Sevilgen, "Şu an avokadoyu alıp yağını çıkarmak çok maliyetli. İkincisi dahi yani çıkma dediğimiz avokadolar dahi 2 2,5 liraya kadar satılıyor. Avokadonun yağını çıkarmak için önce avokadonun ucuzlaması lazım. 1 liraya kadar düşmesi lazım ki yağı çıktığına değecek gelir elde etmek lazım.  Şu an ülkemiz üretimden fazla tüketim konumunda. Son üç, beş yıldır tropikal ürünlere yönelme var. Tropikal ürünlerde en fazla c vitamini var. Vücudun direncini artırıyor. Avokadoda da çok fazla c vitamini, d vitamini var. Şu an avokadonun yağını sıkacak bir pozisyon yok. Gelir elde etmek için değil deneme amaçlı yapabilirsiniz." dedi.
'GELECEKTE MUZU DA İHRACAT EDECEĞİZ'
Muz alanlarında ciddi bir artış yaşandığını belirten Şenli, üretici için muzun cazip geldiğini söyledi. Şenli, Açıkçası pandemi ile doğrudan bir bağ yok. 2015-2016 yıllarından sonra tarım içerisindeki yetiştirilen ürünlere baktığımızda muzdan elde edilen gelir bir hayli ön plana çıktı. Ürünlerin ekonomik değerinin düşmesi üreticiyi bu yöne yönelmek zorunda bıraktı.  Bunun temeli 2016-2017 yılında başlıyor. 2020'ye  baktığımızda neredeyse 2015 ve 2020 arasında iki kattan fazla artış var alanlarda. Eskiden bir inanış vardı muz Gazipaşa Alanya Anamur'da yetişir ama baktık ki sera örtüsü altına girdiği zaman Manavgat'ın pamuk ovalarına, narenciye ovalarına yayılmaya başladı. Diğer taraftan Hatay, Adana, Mersin bölgesine ulaştı.  Çok geniş bir alanda muz üretimi yapılmaya başlandı. Bundaki en büyük etken özellikle narenciye piyasasındaki ve diğer yetiştirilen ürünlerdeki maliyetlerinin yüksekliği artı elde edilen gelirlerin düşmesinden kaynaklı.  Çiftçi bir alternatif arayışa girdi. Bu alternatifi de muzda gördü. Muza yapılan yatırım neticesi geçtiğimiz yıl yapılan muz ithalatı 122 bin tona düştü. Yani yıllar bazında bu gittikçe azalıyor. Aşağı yukarı 48 milyar dolar bir rakam muz ithalatı için yurtdışına ödenen para.  Bu yatırımların hepsi ülkemize artı bir değer olarak girecek. Şu anda bizim üretimimiz aşağı yukarı 550 bin ton civarında Türkiye genelinde. bunun içinde 50-60 dekarlarla Aydın ve Manisa da var. Tüketimimiz hala 750, 800 bin tonlarda. Bu aradaki farkı ülkemiz yavaşça kapatmaya başladı gibi artık ithal eden değil ihraç eden konumuna gelebilme şansımız çok yüksek. Muza yapılan yatırımın ve bilinçli üretimin önü muzda yakın zamanda ihracat konumuna geçebileceğimizin göstergesi. Şu anda üretilen her ürün tüketildiği gibi %30 bandında bir açığımız var. Bu da haliyle ithal edilmek zorunda kalınıyor. Şu anda yapılan yatırımların devam etmesi ile birlikte dört beş yıl içerisinde Türkiye muz ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna gelebilecek" " dedi.
'TARIMIN ÖNEMİ ANLAŞILDI'
Mart ve Nisan ayında çiftçinin zarar ettiğini ancak, açıklanan desteklerle tarımın öneminin daha net anlaşıldığını belirten Şenli, "Pandemi ilk başladığı dönemde tarıma çok büyük bir darbe vurdu. Mart, Nisan ayında yetiştirilen ürünlerde çiftçi zarar etti. Daha sonraki süreçte yapılan Sağlık Bakanı ve hükümetin yapmış olduğu çok yönlü ve uygun politikalarla tarım olayı çok fazla zarar görmedi hatta tarımın önemi ortaya çıktı. Tarım sektöründe çalışan hiç kimse tarım faaliyetinden dolayı kapalı kalmadı. Bilakis işleri kolaylaştırıldı. Tarım Bakanlığı'nın yapmış olduğu Antalya sektör toplantısı sayesinde tarıma destek olabilmek adına şu anda devam eden Dim Barajı sulamasında 2. Etap kısmının Seki - Karagedik bölgesinde muzlarımızın su almasını sağladık. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Tarım bakanımızın desteği ve Antalya Devlet Su İşleri Bölge müdürlüğümüzün desteği ile pandemi döneminde su verilemeyecek bir bölge Karagedik Seki bölgesinde biten kısımda muzlarımız sularını almaya başladı. Pandemi döneminde tüm çiftçiler seracılar, serasını ekebildi. Ürün miktarındaen ufak azalma yerine ilave yatırımlarla muz rekoltesinde afaki bir hava koşulu olmaması koşuluyla gayet güzel verimler alacağımıza inanıyorum" dedi. 
'İNŞAAT İZNİ VERİLMEMELİ'
Avokado üretimin arttığını ancak, en iyi avokadonun yetiştiği Oba'nın imara açılmasının doğru olmadığını söyleyen Sevilgen, "2018-19 yıllarında 38 bin  hektarlık bir alanda üretim vardı. Şu an tahminen 45.000 hektarlık bir üretim gözetiyoruz. Gazipaşa, Alanya, Anamur iklim bölgesi tam tropik iklimin yaşandığı bir nokta. Bir avokado ağacı bu bölgelerde 300-400 tane meyve veriyorsa diğer bölgelerde 150-200 tane verecektir. Birçok patlıcan domates seraları yükseltilip muz seralarına dönüştürülüyor. Şu an en verimli toprağın olduğu Oba imara girdi. Komple beton olacak. Devletin iyi özel tarım alanlarının yetiştirildiği bölgelere inşaat izni vermemesi lazım. Oba tarafında yetişen bir avokado  lezzeti ile ne Manavgat ne Serik'teki avokadonun lezzeti aynı olmayacaktır.  Bulunduğumuz nokta çok önemli çok özel bir nokta ama biz bunu kendimiz mahvediyoruz. 2010- 2015 yılları arasında Alanya halinde 5-6 tane halde ithal muz satılıyordu. 300 - 400 bin ton dışarıdan muz geliyordu. Dışarıdan gelen muzun tadıyla bizim ürettiğimiz muzun lezzeti çok farklı. Şimdi 6. 7. aylarda dışarıdan avokado geliyor. Avokadoyu tanıyınca dışarıdan gelen avokadoya ilgi o kadar azaldı ki. 3-5 yıl sonra bu ithal avokadodan daha az gelecek. Çünkü erken hasat yapıyorlar raf ömrü uzun olsun diye. Bu sebepten dolayı yerli üretimi desteklememiz lazım. 5-10 yıl sonra dışarıdan sebze ithal edersek çok kötü olacak. Çünkü sadece kış aylarında Akdeniz Bölgesi özellikle Antalya turfanda sebze meyvenin en iyi yapıldığı noktalar. Bu alanlarda tamamen diğer ürünlere kalınca sebzede sıkıntı yaşarsak bu bizi korkutuyor" dedi.
PORTAKALA TALEP ARTTI
Portakalla ilgili konuşan Sevilgen, "Son 5 yılda kaç bin hektarlık portakal bahçesi yok oldu? Yerine kesinlikle bin hektarlık portakal bahçesi bile olmadı" dedi. Şenli ise, "Özellikle mart-nisan aylarında portakal kendi içerisindeki tüketimi hiç durmadı. Şu dönemde 8 liraya satılan dediğimiz portakal Valencia portakalı. Valencia portakalının hasadı Mart ayında başlar. Bu dönemlere kadar bekletebilirsiniz. 15-20 günden sonra Washington portakalına girmeye başlar.  Özellikle pandemi dönemindeki tüketim hiç kesilmedi. C vitaminine olan ihtiyaç portakalı sürekli ön planda tuttu. Bu döneme kalan az portakal da  bu şekilde para etti" dedi.
'PEŞKEŞ ÇEKTİRİR'
Paketleme sıkıntısı yaşadıklarını söyleyen Sevilgen, "En büyük sıkıntımız paketleme sıkıntısı. Şu an alım yapan büyük firmalar, marketler, kooperatifler yanlış yapıyorlar. Hem erken hasat yapılıyor, hem 200 gramın altında ürünler alınıyor. 170-180 gramlık bir avakadonun ne tadı olur ne lezzetli olur ne olgunlaşması olur. Bir ürünün tane ile satılması iyi üreticinin malını kötü üreticiye peşkeş çektirir. Çünkü 200 gramlık avakado 5 lira 250 gramlık avakado 5 lira. Olay kiloya geçmiş olsa zarar etmeyiz. Üreticiye döndüğümüz zaman da şöyle bir sıkıntı var 1/3 komple hırsızlar alıyor"diye konuştu. 
'HERKES KENDİ MALINA SAHİP ÇIKACAK'
Şenli, "Herkes kendi malına sahip çıkacak. Şu an Meksika'da, Arjantin'de herkes bahçesini silahla bekliyor. Hırsıza kilit olmaz. Siz kilidi bir taraftan vurursunuz hırsız diğer taraftan götürür. Herkes kendi malının başında yatacak. Bunun başka yolu yok. Bizim en büyük eksiğimiz koordinasyon. Birbirimizden habersiz çalışıyoruz. ürünün toplayıp götürdüğüm zaman haldeki komisyoncunun "ben bunu satamam" şahikası yok. Bu ürünü bir şekilde satacak. üretici grupları olarak bize düşen öncelikle ürün standardını sağlayabilmek lazım. Öyle bir ürünle piyasadayız ki ürün kendi kendini satıyor. Bizim uğraşmanıza gerek yok" dedi.
'ÜRETİCİNİN HIRSIZLIK MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİ'
Hırsızlarla üreticinin başının dertte olduğunu söyleyen Sevilgen, "Hırsızların girdiği bazı bahçeler var ürünün yüzde ellisini veya yüzde 60'ını götürüyorlar. Bir de hırsız bahçeye girdiği zaman avakado olgun mu değil mi diye bakmıyor sıradan ne varsa toplayıp gidiyor. Üreticinin hırsızlık mağduriyetimin giderilmesi için acilen araştırma ve geliştirme çalışması yapılması gerekiyor" dedi.
'TEK BAŞINA EKİLDİĞİ ZAMAN SORUN YOK'
Avokadoda yaşanan hastalığın nedenini açıklayan Sevilgen, "Mesela ilk zamanlarda avakadoya hastalık gelmiyordu fakat avakado üretimi arttıkça hastalıklarda çoğaldı. Şöyle bir sorun var avokado 3-4 yıl sonra meyve veren bir fidan ve şu anda narenciye üretiminin olduğu bahçeler avakado bahçesine çevriliyor narenciyede olan hastalıklar olduğu gibi avokadoya geçiyor. Normalde tek başına avokado bahçelerinde bir sorun görünmüyor ama portakal ile birlikte ekilen avokadolarda   hastalıklar görülüyor. Hastalık genellikle unlu bit dediğimiz böceklerden geçiyor. Avokadoların kurumasının en büyük nedeni dibinde suyun fazla kalması veya suyunu çekememesi biz bu sorunu kendimiz öğrendik bununla ilgili tedbirleri almaya başladık. Bölge müdürümüz bu konuyu Ankara'ya kadar götürdü ve bundan sonra muzun rafa çıkamayacak halde almış olduğu don ister rüzgardan olsun ister hava sıcaklığı düşüşünden olsun bu kapsama alınabilir diyebilirim" dedi. -Ekmel YILMAZ


 

Güncelleme Tarihi: 01 Ekim 2020, 11:30
banner140
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107