banner84

Tarım ekonomisinde merak edilenler yanıtlandı

Alanya Posta TV'de tarımda yaşanan son gelişmeleri konuşan Uyar, üreticilere önerilerde bulundu. 'Yumurtaları aynı sepete koymayın' diyen Uyar, muza yoğunlaşan üreticinin bunun yanında tropikal ürünlere de yönelmesi gerektiğini vurguladı

Tarım ekonomisinde merak edilenler yanıtlandı

Alanya Posta TV'de yayınlanan Gaye Coşkun'un sunduğu Haberin Manşeti programında ALKÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Uyar, tarım ekonomisi hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Son dönemde muza yönelik ilginin arttığını söyleyn Uyar, tarıma yönelik proje analizi yapılması gerektiğini vurguladı. Özellikle ülkedeki arz talep dengesine dikkat çeken Uyar, ülkede bu dengenin kurulduğunu söyledi. 
'ANALİZ YAPILMALI'
Tarıma yönelik proje analizi yapılmadığı zaman arz talep dengesinin bozulduğunu söyleyen Uyar, "Mevcut ekonomik sistemimizde sadece Alanya'ya özgü değil tüm Türkiye'de mevcut bir durum var. Herhangi bir üretim aşamasına geçtiğimiz zaman, insanlar bizim derslerde okuttuğumuz yatılı proje analizi dediğimiz, ben böyle bir yatırım yaptığım zaman bunun finansmanı hangi kanallardan sağlarım? Bu yatırım kendini kaç yılda amorti eder? Ben hangi hasılat miktarında ya da hangi üretim miktarında üretirsem artık kârla zararın denkliğindedir?  Özellikle devletin veya çeşitli fon kaynaklarının böyle bir yatırımın sağlandığı destekler var mıdır? Yatırım teşvikleri var mıdır? Önce buradan yola çıkıyor olmak lazım ama genelde uygulama diğer tüm sektörlerde olduğu gibi moda olan ya da trend olan yatırım hangisi ise muzun son dönemde trend haline geldiği gibi hesap makinesinden yatırım proje analizi yapılıyor. Diyor ki 1 dönüme bu kadar ekiyorum, şu kadar üretim yapıyorum, şu fiyattan satıyorum, geliri var dolayısıyla bu iş mantıklıdır. sonra bu yatırım proje analizi yapılmadan üretim arzu edildiğinde arz talep dengesi çabuk bozuluyor. Hesabı kitabı baştan doğru yapmak gerekiyor öncelikle, daha yola çıkarken bir hesap kitap, sonra yatırım, sonra da tabi sürekli iyileştirme anlamında analiz yapmak gerekiyor. Yani üretim sürecinin tüm adımların da en iyiyi yapmaya odaklı bir yatırıma geçiyor olmak lazım" dedi.
EKONOMİ UZAKTAN ALIŞVERİŞE DÖNÜYOR
Pandemi ile birlikte ekonomideki en önemli unsurun uzaktan alışverişe döndüğünü söyleyen Uyar, "Özellikle 2020'de yaşadığımız pandemi sürecinde bize bu sektörün aslında ilaç endüstrisi hatta savunma sanayi endüstrisi ve sırada belki tarımın ne kadar stratejik olduğunu gösterdi. İnsanlar bu süreçte alternatif bir sektör olarak tarıma yönelmiş oldular. Olayın özellikle pandemiden sonra bir de stratejik boyutu var. Devletimizde zaten bu anlamda gereken destek ve teşviki sağlıyor. Pandemi sonrası ekonomide en önemli unsur galiba uzaktan alışveriş. Yani e ticaret ve tarım popüler olacak diye düşünüyoruz" dedi.
'ÜRETİM ARTTIKÇA KAYIT DIŞI AZALIYOR'
Üretimin artmasıyla birlikte kayıtdışının azaldığını söyleyen Uyar, " Bizim Devlet İstatistik Kurumu tarafından istatiklerimiz yayınlandığı zaman tarım dışı istihdam gibi tarım özellikle ayrıca vurgulanır. Kayıtdışılık diğer sektörlerden daha fazladır. Kişilerin bireysel üretiminde ciddi bir üretim söz konusu. Her ürünün barkodu olması, hal kayıt sistemi, ürünün nerede üretildiği, hangi zincirlerden tüketiciye ulaştırıldığı konusunda da takip sistemleri oluyor. Artık bireysel üretimden ziyade profesyonel yatırımcılar bu alanlara ciddi yatırımlar yapıyorlar. Üretim miktarı arttıkça kayıtdışılık gittikçe azalıyor olacak. Kendiliğinden ortadan kalkıyor olacak" dedi.
'ÜRETİCİ BİLGİLENDİRMELİ'
Üreticinin üretim alanı noktasında bilinçlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde arz talep dengesinin bozulacağını belirten Uyar, "Kitabımızı yazdığımız zaman özellikle Adana'dan Hatay bölgesinden Fethiye Muğla bölgesinden ciddi arayışlar oldu. Çünkü biliyorsunuz muz yetiştirirken denizden nemini alıyor ve arkada da bir daha yükseliyor soğuk rüzgarları da almıyor olması gerekiyor. Bu da Gazipaşa Anamur Alanya alanını işaret ediyor. Hatta Manavgat'a gittiğiniz zaman eskiden muz olmazdı çünkü arkasını dağlar kesmiyor. Dolayısıyla o bizim için büyük bir şanstı. Ama artık örtü altına girildiği için siz Adana'nın ovalarında Hatay'da Muğla'da hatta belki yarın termal ısıtmalarla iç bölgelerde muz üretiyor olacağız. Nihai üretici planlama anlamında ürün bazlı planlama olması gerekir. Siz muzu Türkiye'de nerelerde yetiştirebilirsiniz, elma nerelerde yetişmeli ya da yetişmemeli, ne kadar ihtiyacımız var? gibi konularda çalışma yapılıp üreticinin yönlendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde herhangi bir yatırımcı herhangi bir alanda herhangi bir ürün yetiştirebilir. Ve bunu üretip pazarda satabilir. Ve arz-talep dengesini bozduğumuz zaman yarın istenmeyen görüntülerin çıkmasına sebep olabilir" diye konuştu. 
'ÜRETİCİ YÖNLENDİRİLMİYOR'
Üreticinin yönlendirilmediğini belirten Uyar, "Nihai anlamda bunun çok yönlendirildiğini söyleyemeyiz. Üretici neyi uygun görüyorsa onu ekmeği yeğliyor. Yönlendiren bir mekanizma maalesef yok" dedi.
'İTHAL MUZDAN ÇIKTIK'
İthal muzun ülkede azaldığını vurgulayan Uyar, "Olayın pazarlama kısmında buna değinmek gerekiyor. Sizin yurtdışındaki piyasada mallarınızın rekabet edebilmesi için öncelikle unsur fiyatın unsuru.  Devlet yerli üreticiyi korumak anlamında muz üzerine gümrük vergisi koyuyor. Eskiden vergi oranı yüzde 165'ti. Burada iki husus sorun çıkartıyordu o da şu, 1. düşük bir bedelle fatura ederseniz yüzde 165'iniz de düşük çıkar. Örneğin muzu 75 cente alıp 50 cente faturalandırılırsanız. yüzde 165'i de farklılaşır. 2. biliyorsunuz Dünya ticaret örgütü dünya ticaretinin nötrleşmesi anlamında ülkelerin ek vergi koymasını eleştiriyor. Dolayısı ile bu ithalat yapamayan firmalarda dava açıyor. Gereksiz yere vergi ödedim geri almak istiyorum diyor ve davaları kazanıyorlar. Devletimiz bunun önüne geçmek anlamında artık fatura bedeli üzerinden yüzde 165 vergi yerine giren her 1 ton muz üzerinde 830 euro vergi koyuyor. Dolayısıyla siz isterseniz sıfır bedelle getirin. Yani siz ekvatordan malı sıfır liraya getirseniz kendi bahçenizden Türkiye'ye girerken sekiz buçuk liraya giriyor. Büyük zincir marketlerin tamamı da neredeyse ithal muzdan çıkmış oldu. Tabii bu yerli muz üretiminin kaliteleşmesi modernleşmesi üretim alanlarının büyümesi gibi faktör de bunu etkiledi. Dolayısı ile artık Türkiye'de ithal muz yokmuş gibi düşünebiliriz. Çok ender uygulamalar dışında. Siz 5 buçuk liraya Ekvator'a muz gönderebilir misiniz? Tabii ki de hayır. dolayısı ile üretimde yarın sıkıntı çekmemek gerekirse ihracat yapabilmek anlamında üretim maliyetlerimizi aşağı doğru çekebiliyor olmamız lazım. Özellikle sabit faaliyetleri iyi yönetiyor olmak lazım. Rekabet etme şansımız yok" dedi. 
'ARZ TALEP DENGEDE'
Türkiye'de muza yönelik arz ve talebin dengede olduğunu söyleyen Uyar, "1990'lı yıllardan itibaren bir büyüme trendine girdi. 2005'ten 2014 yılına kadar bir durulma söz konusu. Dünyada en fazla muzu tüketen Filipinler. Kişi başı yılda 60 kilo muz yiyorlar. Avrupai ülkelerde biraz daha aşağıya iniyor. Arap ülkelerinde 18 kilogram orada bile tüketimi çok fazla.  ABD'de 12 kilogram. Türkiye'de bunun oranı 5.6 kilo. Yani bizim şu anda mevcut muz tüketimimizden çarpı 2 katı kadar tüketim yapacağımızı varsayıyoruz.  Biz 5.6 kilo muz tüketerek yaklaşık 800 ton talep yaratıyor, bu total talebin Türkiye'de bir buçuk milyon ton olabileceğini tahmin ediyoruz. Tabii bu gelişim yavaş yavaş olacaktır. Şu anda 2020'de arz ve talep dengede. 700 ton civarında üretim, 800 ton civarında da tüketim dengeye gelmiş gözüküyor. 
'MUZUN DAĞITIM ALANI GENİŞLEDİ'
Muzun dağıtım alanının genişlediğini ve Türkiye'deki bütün bölgelere ulaştığını belirten Uyar, "2010 yılında kişi başı tüketim 2 kilogramdı. Yani biz 10 yılda yaklaşık tüketimimiz iki katından fazla arttırmışız. Bunun en büyük sebebi zincir marketlerdir. Eskiden zengin sofralarını süsleyen muz şu anda Doğu Anadolu'daki bir ilin küçücük bir ilçesinin ücra köşesindeki x marketinin reyonuna gidebiliyor. Bunun da sebebi dağıtım ağının marketler vasıtasıyla yaygınlaşması" diye konuştu. 
'TARIM EKONOMİSİ KAZANIR'
Coşkun'un 'Ekvador ile mukayese edildiğinde iklim şartları, sera maliyeti, su, işçilik ve en önemlisi arsa maliyeti var bu konuda ne düşünüyorsunuz?' sorusu üzerine Uyar, "Ekonomide ikame mal dediğimiz bir unsur var. Yani bu durum tüm ürünler için geçerli eğer kendiniz üretmekle dışarıdan almak arasında mukayese yaparsanız her daim tüm ülkeler için geçerli bu, bir ülkede üretilen ürün başka bir ülkede nispeten daha ucuz olabiliyor. dolayısıyla bu pencereden bakarsak biz o zaman hiçbir ürün üretemez durumda oluruz. Dolayısıyla dış ticaret dediğimizde ki açığı düşünürseniz en azından coğrafi iklim ve tarım koşulları nedeniyle ülkemizin kendi kendine yetebilme potansiyelini koruyabiliyor oluyoruz. Kaldı ki tarım gibi stratejik bir üründe maliyetli bile olsa kendi üretimimizi devam ettiriyor olmamız lazım. Dolayısıyla evet ürünün ekvatordan gelmesi ucuz ama örneğin Alanya'da da muzun üretilmediğini hayal edin, örtü altını saymazsak Alanya, Gazipaşa, Anamur, burada üreticiler 30-40 yıldır muz üretiyorlar ve bundan ekonomik olarak bir sistem döndürüyorlar. Üretmeseydik böyle bir sistemimiz olmazdı aynı durum diğer ürünler için de geçerli, çünkü üretim maliyetlerimiz nispeten fazla olabiliyor tabii Ekvador ile kıyaslarsak oradaki en düşük arazilerden bir tanesi 1000 dönümdür. Yani Ekvador'da muz üretimini 1000 dönüm ve üzerinde yapmaya başlarsınız ve sera yoktur iklim müsaittir cins olarak da bizimkine göre biraz daha dayanıklıdır dolayısıyla 1000 dönümde muzu tesiste değil de bahçede paketlersiniz. Bizdeki muzun zarar görmesini de ki en büyük faktörlerden birisi de seradan muzun paketlenme tesisini taşınması aşamasında gördüğü zarardır. Örneğin 60-70 kilo muz çıkıyor, dalından kesiyorsunuz bir kişi sırtına alıyor maalesef burada yatırımcılara tavsiye niteliğinde söylüyoruz. Tedarik zincirinin tüm aşamaları aşılırsa tarım ekonomisi kazanabilir" dedi.
'DESTEKLERDEN HABERDAR OLMAK LAZIM'
Devletin tarıma yönelik ciddi teşviklerinin olduğunu söyleyen Uyar, "Devletimiz bu anlamda ciddi olarak teşvik veriyor. Muz da farklı teşvikler var. Ziraat Bankası'nın tüketiciye vermiş olduğu 2 buçuk milyon liraya kadar olan faiz destekli bir kredisi var. Bu krediyi kullandığınız zaman devlet diyor ki bunun faizinin yarısını ben ödeyeceğim diyor. Örneğin faiz oranı yüzde 10 ise 5 puan faizi devlet finanse ediyor. Dolayısıyla siz 5 puan faizden avantaj sağlıyorsunuz. Devletimiz bu anlamda gereğinden fazla destek sağlıyor bize düşen ise bu tarz desteklerden haberdar olup bunu tarım ekonomisine kazandırmak" dedi.
'TROPİKAL ÜRÜNLERE AĞIRLIK VERİLMELİ'
Üreticilere yönelik tavsiyede bulunan Uyar, tropikal ürünlere ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti. Uyar, "Tüm yumurtaları aynı sepete koymamak gerekiyor birincisi budur, bunun anlamı şu, muz üretiyorsak yanında başka bir şey de üretmeliyiz. Avokado, ejder meyvesi veya mango gibi tropikal ürünlere de ağırlık verilmesi taraftarıyım. Çünkü belki ejder meyvesi ve mangoyu sera altına alabilirsek bu alanda ciddi bir üretim söz konusu olabilir. Dolayısıyla muza göre avokadonun yetiştirilmesi daha avantajlı olabilir fakat dezavantajı başlangıçta meyve alamıyorsunuz bu sebeple insanları fazla cezbetmiyor, üreticiye muz daha cezbedici geliyor. Fakat şöyle düşünün diyelim ki pazarda bir daralma oldu, pandemi çoğaldı sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve pazarlar kapatıldı, muzu 5 gün saklayamazsınız hele sarardıysa bir şekilde tüketmeniz gerekiyor, avokado öyle değil dalında tutabiliyorsunuz soğuk hava deposuna atabilirsiniz yumurtaları aynı sepete koymamak anlamında ürün çeşitliliğini de değiştirmek gerekiyor. Tabii pazarda marka değerini arttırmak için çalışma yapmak lazım bunun için üretici nasıl daha kaliteli üretebilirim, ürünüm zedelenmeden nasıl paketletebilirim veya nasıl daha hijyenik daha rağbet görecek şekilde ürünümü tüketiciye sunabilirim bunları araştırıp bu alanda gelişim sağlayabilirler" dedi. -Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2020, 11:31
banner140
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107