banner84

'Taziye dinimizde 3 gündür'

Alanya Müftüsü İhsan ilhan, taziyelerin çok uzun tutulması ve taziye evlerinde düğün evi gibi ikram sırana girilmesini eleştirdi. İhsan, "İslam’da taziye olağanüstü haller dışında 3 gündür ve taziye evi sahibi yemek pişirme telaşına düşmez" dedi.

'Taziye dinimizde 3 gündür'

-Özgür YILMAZ

Alanya Postası Gazetesi'nde 2 Eylül Pazartesi günü “Düğünleri aratmıyor” manşeti ile gündeme gelen taziye geleneğine ilişkin Alanya Müftüsü İhsan İlhan açıklamalarda bulundu. İlhan, önce taziyenin ne için ve hangi şekilde yapılması gerektiğini anlattı. Bir kimse vefat edince oluşturulan taziye evi veya çadırlarında, uzun süre taziye kabulünün yapılmasının yanlış olduğunu belirten müftü İhsan ilhan, "Dinimizde taziyenin süresi belli" dedi. İlhan, "Müslümanın Müslüman üzerindeki haklarından birisi de yakın akrabası ve sevdiklerinden biri vefat ettiğinde ona taziyede bulunmaktadır. Taziye aslında başsağlığı demektir, ona hayırlı ömürler dilemektir ve ölen kişiye rahmet okumaktır. Taziye olayı tamamen dini bir değerdir ve bununla ilgili de peygamberimiz her şeyde olduğu gibi bunun da bir disiplinini ve ölçüsünü koymuştur. Yerleşik hayat içerisinde insanların rahat ulaşabileceği durumlarda taziye günü 3 gündür, ancak dışarıdan ulaşım ve buna benzer konularda farklı mekanlarda yaşıyorlarsa, gelme ihtimali olan kişiler için değişik zamanlarda taziye edilebilir. Taziyenin 3 gün içerisinde yapılması gerekir, sünnet olan da budur" dedi.

'PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİ BULUNUYOR'

İlhan, "Vefat eden kişinin hayatta kalan aile efradının taziyeye gelenlere ve kendileri için yemek pişirme, ikramda buluna gibi bir telaşe düşmemesi gerekir, bu hizmet ailenin komşuları ve yakın çevresi tarafından çözülür. Bu konuda Peygamberimizin sünneti bulunakta" diyerek uygulamanın nasıl olması gerektiğini açıkladı. İlhan, " Alanyamız olmak üzere bütün Türkiye'nin birçok yerinde kanayan bir yara haline geldi. Sünnetin tamamen dışında, bidat ve hurafe almış başını devam ettiriyor. Sanki cenazeler bir ranta dönüşmüş. Birileri bu işi kaşıyarak bu işi büyütmeye çalışıyorlar. Halbuki bizim maneviyatımızda ve medeniyetimiz içerisinde taziye sahibine acılı bir zamanda ona destek olmaktır. Ama ne yazık ki biz sünnet dinin dışında yeni bir şey uydurulmuş. Cenaze sahibi,  cenaze olduğu andan itibaren çevresindekilere yemek yedirmekle mükellef gibi bir anlayışla, yemeğinden çayına her şeyi günlerce devam ettiriyorlar. Halbuki bu davranış sünnetin dışında bidat olan bir davranıştır. Sünnet olan halkın, komşuların cenaze sahibine yemek götürmesi, onun acılı gününde bu tip işlerle meşgul olmamasıdır. Şu anki durum öyle bir hale gelmiş ki, 'ne derler' mantığıyla ekonomisi iyi olmayan insanlar bile kredi çekerek veya borçlanarak bu yanlışın peşinden devam ediyorlar. Onların 'babasının 7 gününü yapmadı', 'babasının 40'ını yapmadı' sözleriyle insanlar ekonomik sıkıntıya girerek düğün yapar gibi bir çalışma içerisine giriyorlar, buna hiç gerek yok. Bu tamamen sünnetin dışında, dinimizin terbiyesi ve edebi dışında. İslam kültürü içerisinde olması gereken davranış halkın ve komşunun acılı insanlara yardımcı olmasıdır" dedi.

'KAMUFLAJ HALİNE GETİRDİLER'

Taziye sahiplerinin ihtiyaç sahiplerine ikram yapması gerektiğini hatırlatan İlhan, "Bizim için en önemli şey ölülerimize rahmet okumak ve yapacağımız bütün faaliyetlerimizde fakir ve fukaraya ikramda bulunarak hayır duasını almaktır. O yüzden yemek boyutu çok aşırı bir noktaya gelmiştir. Bu aşırılık nedeniyle de insanlar ekonomik noktada sıkıntı içerisine girmektedir. Tespih çekerek yemek verme de yaygınlaştı. Bunlar da tamamen bu yemek kültürünün kamuflajı haline geldi. İnsanlar tespih çekerken bile ne okuduğunu bilmeyenler, okurken bile düzgün ve doğru okumayan anlayış mevcut. Böyle bir dini anlayış İslam’da mevcut değil. Bizler ölülerimiz için rahmet okuyacağız bağışlanma dileyeceğiz" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107