banner84

Türk Diyanet Vakıf-Sen Alanya Temsilcisi sorun ve talepleri iletti

Alanya Posta TV'de konuşan Özdemir, pandemi sürecinde din görevlilerin çalışmadıkları için maaş haketmedikleri gerekçesiyle hakarete maruz kaldığını söyledi. Özdemir, "Din görevlisi her önüne gelenin dil uzattığı, sövdüğü, egosunu tatmin ettiği bir kişiler değildir" dedi.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Alanya Temsilcisi sorun ve talepleri iletti

Alanya Posta TV'de yayınlanan Özgür Yılmaz'ın sunduğu Artı Haber'e konuk olan Türk Diyanet Vakıf-Sen Alanya Temsilcisi Fahri Özdemir, din görevlilerinin yaşadığı sorunları canlı yayında anlattı. Özdemir, din görevlilerine yeteri kadar değer verilmediğini belirttiği açıklamasında, "Pandemi sürecinde hakarete maruz kaldılar" dedi
'DEĞER VERİLMİYOR'
Din görevlilerinin yeteri kadar değer görmediğini belirten Özdemir, "Din görevlilerinin önce kurum içerisinde bir değer görmesini,  diğer kamu ve kuruluşlarından, STK'lardan hatta namaz kılmaya gelen cemaatten de aynı duyarlılığı göstermelerini bekliyorum" dedi.
'GÖREVLERİNDEN AYRILMADILAR'
Pandemi sürecinde din görevlilerinin neler yaptığını anlatan Özdemir, "Diğer kurumlarda da olduğu gibi din görevlileri görevinin başındaydı. Kur'an kurslarımız milli eğitimde olduğu gibi uzaktan devam etti. Kur'an kursu öğretmenleri Diyanet İşleri Başkanlığı,  imam, müezzin pandemi sürecinde oldukları yerde ki hastalarla ilgilendi, maske dağıtımı ile ilgilendi. Kaymakamlıklar ve valilikler bünyesinde oluşturulan vefa destek guruplarında fedakârca çalıştılar" diye konuştu. 
'PANDEMİDE HAKARETE MARUZ KALDILAR'
Pandemi sürecinde din görevlilerinin hiçbir iş yapmadıklarını ve maaş haketmediklerini savunan kesimlere ilişkin de konuşan Özdemir, "Pandemi döneminde din görevlilerine çok hakaret edildi. İmamlar yatıyor din görevlileri maaşı hak etmiyor dediler. Diğer kamu görevlileri de maaşlarını aldı. Onlara bir laf söz yok, olmasını da tasvip etmeyiz. Dine diyanete karşı karın ağrısı olan kaşıyor. Din görevlisi her önüne gelenin dil uzattığı, sövdüğü, egosunu tatmin ettiği bir kurum değildir. Herkes haddini bilecek. Şu anda din görevlileri filyasyon ekibinde köylerde. Din görevlilerimiz kuvvetten ölen vatandaşlarımızın cenazesini yıkadı. Mahallesinde ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızın ihtiyacını karşıladı. Din görevlileri yatmıyor. Yüce Türk milleti'nin Diyanet işleri'nin hizmetindedir. Din görevlileri hiç kimsenin şamar oğlanı değil" dedi. 
'DİLENCİ DURUMUNA DÜŞÜRÜLÜYOR'
Sıkıntılar ve sorunlardan bahseden Özdemir, "3600 ek göstergenin bir an önce getirilmesini, Türk Diyanet vakıf-sen olarak hemen uygulamaya konulmasını istiyoruz.  Temmuz ayında kadro ile ilgili TBMM'ye teklif verildi. Sözleşmeli arkadaşlarımızın 4-A kadroya alınmasını ivedilikle yapılmasının şart olduğunu savunuyoruz. Kadro işleminin meslektaşlarımıza verilmesini istiyoruz. Camilerimizde varolan ısıtma ve soğutma sayaçlarının merkezi bütçeden ödenmesini istiyoruz. Bunun faturasını ödemek için din görevlileri dilenci durumuna düşüyor
'UMARIM ÇÖZÜMSÜZ KALMAZ'
Din görevlilerinin beşeri münasebetler de cemaatten hayırsever vatandaşların katkılarıyla yapılıyor. Ama sürekli aynı insana gitmekten de insan hicap duyar. Ülkemizin genelinde çok hayırsever vatandaşlarımız var. Müftülüklerimizden bir ödenek yok aydınlatma haricinde. Din görevlisi şunu yapabilir: idarece uygun görürse müracaat eder. Makbuz karşılığında yardım toplar. Din görevlilerimiz kendisini yalnız hissetmesin. İnşallah meclisimizde bu çözümsüz kalmaz.  Bir de yardımcı hizmetler sınıfımız var. Yardımcı hizmetler sınıfındaki arkadaşlarımız yüksekokul mezunu bile olsa ek göstergeden yararlanamıyorlar. Arkadaşlarımıza ek gösterge verilmesini talep ediyoruz. Çok ücra köylerde yardım toplayan arkadaşlarımıza o yardımların sisteme girilmesi, teslim edilmesi hususunda biraz tolerans tanınmasını istiyoruz. Hoşgörülü bir şekilde belirli bir zaman dilimi verilmesi gerekir" diye konuştu. 
'VATANDAŞLA DİN GÖREVLİSİNİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN'
Din görevlilerinin yardımtoplama konusunda zorluk yaşadığını ve vatandaşla karşı karşıya geldiğini belirten Özdemir, "Yardım toplama konusunda din görevlilerimiz sıkıntı yaşamaktadır.  İdarecilerimiz diyor ki "camilerimizde ehil olan kişiler görev yapsın." İdarecilerimiz personeline söylediği sözün arkasında dursun. Yani din görevlisi ile vatandaşı karşı karşıya getirmesin. Yani idarecimiz diyecek ki "evet, bu talimatı ben verdim din görevlilerine. Devletin bir emridir. Personelin bunun karşısında size ifade de bulunmuştur, yaptığı doğrudur."  diyerek arkasında durmasını istiyoruz" dedi.
'YARDIMCI OLUNMALI'
Din görevlililerin izinlerini kullanması konusunda idarecilerin yapıcı davranması gerektiğini savunan Özdemir, "Pandemi döneminde kronik rahatsızlığı olan meslektaşlarımız idari izin kullanmak üzere kurumlarına dilekçe veriyor. Vatandaşın dilekçesi farklıdır, memurun dilekçesi farklıdır. Hiç bir idarecinin dilekçeyi geri iade etme hakkı yoktur. Bir suçtur. Personelin dilekçesi alınmalı raporu gerekli ise idari izni kullanılmalı. Bir de refakat izni var. Refakat izni kişinin bakmakla yükümlü kişileri hastalandığında, hastanede uzun süre tedavi göreceğinde yatış zamanında onu hastaneden belgelendirdiğinde kişi 3 ay refakat izni kullanabilir. Ama kurumuna raporunu dilekçe ile birlikte verecek. İdareci işi yokuşa sürmemeli, kolaylaştırmalı. idareci personeline şefkat ve merhametle yaklaşırsa personelin görev aşkı daha farklı olur. Sen hep din görevlisini örselersen, personeline örselersen din görevlisinin idareciye karşı güveni kalmaz. Refakat izni ve diğer müracaatlarda personele yardımcı olunmalıdır" dedi.
'LOJMAN YAPILMALI'
Din görevlilileri için lojman yapılması gerektiğini söyleyen Özdemir, " Camilerin yanına din görevlilerinin normal bir vatandaş gibi sağlıklı bir şekilde hayatını idame ettirecek lojman yapılması gerekmektedir. Din görevlisinin lojmanları yerlerde olmamalı. Din görevlisi saygın bir bireydir. Yapılan lojmanların camimiz kadar güzel olmasına ve din görevlisinin burada ikamet ederken gönül rahatlığıyla ikamet etmesini istiyoruz. Pandemi döneminde filyasyon ekibinde görevli olan meslektaşlarımıza gerekli donanım ve malzeme temini yapılmalı" dedi.
'SIKINTILI BİR DURUM YOK'
Alanya'da din görevlilerinden Covid-19 rahatsızlığı geçirenlerin olup olmadığı sorulan Özdemir, "Temaslı olarak meslektaşlarımız oldu. Onlar da sıkıntıya atlattık çok şükür. Şu anda herhangi sıkıntılı bir durum yok.  Pandemi döneminde görevlendirmelerde personelin gönüllülük rızasına ya da kronik rahatsızlığı olup olmadığına bakılarak yapılması gerekli donanımları temin edilerek görevlendirme yapılması gerektiği kanaatindeyim" dedi. 

Güncelleme Tarihi: 08 Ekim 2020, 22:14
banner140
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107