banner129

Yücel: ' Beni deldi geçti '

Alanya Posta TV'de samimi açıklamalarda bulunan Yücel, hastalığı yenmesinin ardından gittiği hastanede çevredekilerin kendisine öcü gibi baktığını söyledi. Ayrıca, film gibi gelen sürecin ciddiyetini doktorların koruyucu tulum giymesiyle anladığını söyledi.

Yücel: ' Beni deldi geçti '

Covid-19'a yakalanmasıyla birlikte zorlu bir tedavi süreci geçiren Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, hastalığının ardından ilk kez Posta TV'de canlı yayına katıldı. Gaye Coşkun'un sunduğu Haberin Manşeti programına konuk olan Yücel, yaşadığı süreci tüm samimiyeti ile anlattı. Koronavirüse yakalandığını farketmediğini ve sürecin ilerlemesi ile nefes alırken acı hissettiğini söyleyen Yücel, hastanede eve döneceğini düşünürken hastaneye yatırıldığını belirtti. Kullandığı vitaminlerin virüsün yayılma hızını arttığını ifade eden Yücel, film gibi gelen sürecin ciddiyetini doktorların koruyucu tulum giymesiyle anladığını söyledi.
'EŞEKTEN DÜŞENİN DERDİNİ EŞEKTEN DÜŞENLER ANLAR'
Covid-19'un ortaya çıkmasının ardından, ilk zamanlar herkese bunun hikaye gibi geldiğini söyleyen Başkan Yücel, " Başta bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor ama bir şeyi yaşamadan onu tam anlamıyla anlayamıyorsunuz. Hani bir tabirimiz vardır " bir sorun olduğu zaman bize eşekten düşeni bulun gelin" derler, eşekten düşenin derdini eşekten düşenler anlar. Ben de burada önceden Çin'in bir şehrinde başlayan bir salgının nasıl burada bizi bulabileceğini ve bunun tüm dünyayı etkisi altına alabileceğini ve tüm dünyanın gündeminde Covid olabileceğini belki o zamanlar bize bir roman gibi gelmişti. Ama maalesef bu yaşlı genç demiyor, zengin fakir demiyor, başkan makam- koltuk demiyor. Hepimize nasıl başka ülkelerin başbakanları, bilim kurulu üyeleri bile olabiliyorsa sıradan insanlarımız da olabiliyorsa normal hayatını sürdürebilen insanlarımız da olabiliyorsa bizlere de bunun sürekli mesleğimiz gereği toplumla iç içe olmamızdan dolayı, bizi de bunun etkisi altına alması kadar normal bir şey yok" dedi.
SÜREÇ İLERLEDİKÇE SEMPTOMLARI HİSSETTİ
Kronik bir rahatsızlığının olmadığını söyleyen Yücel, koronavirüse yakalandığında herhangi bir semptom göstermediğini ifade etti. Yücel, "Sadece biraz halsizlik vardı. 28 semptomu var ama onlardan hiçbir şey hissetmedim. Sadece biraz kırgınlık var. Ben de bu kırgınlık olduğu için sadece iğne yaptırdım 3 veya 4 gün. İğneleri yaptırmamın ardından toparlanmam gereken sürede iyi hissetmedim. Süreç ilerlemeye başladı, hafif bir acı hissetmeye başladım göğsümde, nefes almamda. Sonrasında da test yaptırdım ve sonucun pozitif olduğunu öğrendik. Bu arada o gün evden hiç çıkmadım. 
EVE DÖNECEĞİNİ DÜŞÜNÜRKEN, HASTANEYE YATIRILDI
Tedavi sürecinin evde başladığını, ancak bir süre sonra nefes almakta zorlanmanın yaşanmasıyla hastaneye yatırıldığını söyleyen Yücel, "Nefes almakta zorlanma ve  kalkmakta zorlanmaya başlayınca hastaneye başvurdum.  Ciğer tomografisi çekilince hemen bir telaş başladı hastanede. Bana bir şey söylemediler ama orada bir telaş olduğunu fark ettim.  Ben orada tomografimin çekilip eve döneceğimi düşünüyordum. Başhekim dedi ki 'başkanım bu riski alamayız sizi izole odasını almamız gerekiyor.' Hemen izleme odasına aldılar. Yoğun bir telaş geçtikten sonra hemen yoğun bakım ünitesine alındım. Oksijen değerlerim çok düşük ve kanda bulunan değerlerim çok yüksekti. Şunu söyleyeyim sonradan hastane yetkililerden öğrendiğim kadarıyla Başkent Hastanesi'ne değeri bizim kadar yüksek hasta gelmediğini telaffuz ettiler. Bu da benim için bu hastalığın ne kadar zor bir süreç olduğunu kanıtlıyor aslında. Çok şükür bir kronik rahatsızlığımız yok. 
VİTAMİNLER VİRÜSÜN HIZLI YAYILMASINI SAĞLADI
Aldığı vitaminlerin bağışıklık sistemini bozduğunu ve bu sebeple de covid-19'un vücuduna yayılma hızının arttığını söyleyen Yücel, "Ben 17-18 yıldır sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar çalıştığım için bazı vitaminlerle kendimi destekliyordum.  O vitaminlerde bir nebze deforme etmiş bağışıklık sistemimizi. Maalesef bu virüsün vücuda daha çabuk yayılmasını sağlamış" dedi.
'HASTALIĞIN CİDDİYETİNİ DOKTORLARI O HALDE GÖRÜNCE ANLADIM'
Hastalık sürecinde umudunu hiç kaybetmediğini söyleyen Yücel, yaşanan sürecin ciddiyetini ise koruyucu tulumlar giyerek doktorların yanına gelmesi olduğunu belirtti. Yücel, "Hayatta unutamayacağım anlardan birisi sabahın erken saatlerinde koruyucu tulum ve siperlikle doktorların yanımda oluşuydu. 13-14 doktora orada görünce bu işin ciddiyetini ne olduğunu artık tam anlamıyla kavradım ve artık orada kendi durumunun ciddi olduğunu anladım. Üzülüyorsun ama sadece hekimine sağlık çalışanlarına güveniyorsun, sürekli dua ediyorsun. O zamana kadar basite alıyordum ama ortamı görünce gerçekten etkilenmemek elde değil. Dünyanın ne kadar boş, yalan olduğunu orada öğreniyorsun" şeklinde konuştu. 
'FİLM GİBİ GELİYOR AMA GERÇEK'
Koronavirüse yakalanmasının ardından bir anda hayatının değiştiğini ifade eden Yücel, "Her şeyin başında sağlık geldiğini düşünüyorsunuz. 4 gün boyunca bir yataktan hiç kalkmıyorsun. Ondan üç gün önce normal mesainde, ailenle, çevrenle birlikteydin. 10 gün boyunca sadece oksijenle yaşıyorsun. Komedi gibi film gibi geliyor, böyle enteresan bir şey oluyor ama bunu yaşıyorsun. 12 günlük zaman içerisinde dışarıdaki toplulukları görüyorsun camdan bakabiliyorsun herkes sağ olsunlar burada hem teşkilatlarımız hem sevenlerimiz hem dostlarımız oralara kadar hiç boş bırakmadılar bizi. Ama 7 gün sonra yakın temasta olduğum bir gün eşim eşim, bir de erkek kardeşim. 12 gün boyunca 4 kişiden fazla kimseyi yakından görmedim. Allah kimseye yaşatmasın ben yaşadım ama zor çok zor" dedi.
'VİCDANEN RAHATSIZ OLUYORSUN'
Anne ve babasının Covid-19'a yakalanmasıyle birlikte vicdanen rahatsızlık duyduğunu söyleyen Yücel, "Babam benden 4-5 gün önce hastanede tedavi altına girmişti ama babamın değerleri çok iyiydi, test sonucu da pozitif çıkmıştı. Annemin test sonucu negatif fakat aynı şekilde karantinaya aldık. Sonra ciğer tomografisi çekilince onda da bir pozitiflik oldu ama o da hafifti. Allah'a çok şükür onlar  benim kadar ağırlık, yoğunluk hissetmediler. Onların çok hafif geçti. Hatta babam bypass ameliyatı olmasına rağmen. Vicdanen rahatsızlık duyuyorsun benden mi oldu? Bunu kimden bulaştığı kimden nasıl geldiği bir türlü saptanamıyor. Biliyorsunuz hem turizm hem hava şartlarından dolayı, gerek ülkemizde gerek dünyada bir anda arttı. Şu anda da en yüksek dolaylarda. İnşallah maske kuralına ve mesafelere, hijyen koşullarına uyduğumuz zaman daha da tedbirli davrandığımız zaman, topluluklardan kaçtığımız zaman bu oranlar daha da düşecek. Bununla ilgili devletimiz kanunlarla genelgelerle ve kaymakamlığımız, belediyeler herkes uyarıyor" dedi.
'HER ŞEYİN DEĞERİNİ DAHA İYİ ANLIYORSUN'
Yaşadığı süreçte bakış açısının değiştiğini söyleyen Yücel, ailesinin kendisine karşı tavrını da anlattı. Yücel, "O süreçten geçtiğimiz zaman topluma bakış açın değişiyor. Ailenin her şeyin değerini bir kat daha anlıyorsun. Daha azimle hırsla bu memlekete ne kadar çalışsak azdır ne kadar bir şeyler üretsek azdır. Daha doğrusu ilk evden çıktığım gün evde eşim kahvaltı hazırlıyor orada ilk defa çocuklarımla 12 gün sonra kahvaltıya oturuyoruz çok enteresan şeyler. Benim ortanca oğlum var 13-14 yaşında karşımda oturdu ağzına bir lokma atamıyor. Gözlüğünün altından bana bakıyor babam ne yapacak ne hissedecek acaba bir şey yiyebilecek mi içebilecek mi? O kadar korkuyorlar ki. 4 yaşında bir de kızım var. O da kapının arkasına geliyor baba iyi misin? Ne zaman kalkacaksın?  Annesi bir şey getireceği zaman aradan da seni görebilmek için mücadele etmesi tamamen insanı duygusallığa itiyor. Bazen de zamanın daha fazla çocuklarınla, eşinle yani ailenle geçirmenin önemini arz ediyor. Orada bir aile olduğunu, insan olduğunu daha fazla hissediyorsun.
'DUALARI MORAL VERDİ'
Ciğerlerimizin tamamen açılabilmesi için sabah hareketleri yapıyoruz sokağa çıkıyoruz, yürüyüşler yapıyoruz. Kendimizi dengelemeye çalışıyoruz. Daha tedbirliyiz ilaçlarımızı kullanıyoruz. Şu anda dikkat ediyorum, işlerimizi götürmek zorundayız. Çünkü memleketin işini yapıyoruz, vatandaşımızın işini yapıyoruz. Sağ olsun bu süreç içerisinde de a'dan z'ye herkes destekledi. Herkes sahiplendi ve bizim o 1 aylık sürecimizde bizim yokluğumuzu hissettirmeden, yine sağlıklı bir şekilde belediyemiz ayakta durdu. O zaman diliminde de herkes moral verdi, toplum moral verdi. Allah razı olsun onların dualarını ve yakınlıklarını  hep hissettim. Devlet büyüklerimizin, sayın genel başkanımızın araması bizi sürekli takip etmesi, dışişleri bakanı, içişleri bakanımızın, sağlık bakanımızın, valimizden tutunda herkesin bizimle olması dua etmesi moral verdi" dedi.
'İLK İŞİM KAN VERMEK'
Hastalığı yenmesiyle birlikte kan bağışında bulunacağını söyleyen Yücel, "Tabii ki işimizden dolayı mutlaka sokakta olmak zorundayız. Ama daha dikkatli daha kontrollü bir şekilde kendimize dikkat ediyoruz. Herkese söylüyorum zaten vücudumuz şu anda antikor verdiğinden dolayı en risksiz vatandaşız şu anda. Şifa verebiliriz hatta. Verebilme sürecim bu ayın 28'inde doluyor. Öbür hafta da ilk işim kan vermek olacak. Kime faydalı olabilirsem kime verebilirsen vereceğim. Hatta diğer ilerleyen süreçlerde yine ihtiyacı olanlara vermeye çalışacağım" dedi.
'ÖCÜ GİBİ BAKIYORLAR'
Hastaneden çıkmasının ardından evde geçirdiği 1 haftalık süreç sonrası hastaneye gittiğini ve koronavirüse yakalandığını bilen kişilerin kendisine öcü gibi baktığını belirten Yücel, "Bir hafta evde kaldıktan sonra tekrar hastaneye gittik. Tekrar kontrolden geçtik. Koridordan geçerken banklarda oturan  sekreteryalar var. Hepsi beni görünce öcü görmüş gibi duruyorlar. Ama hepsine söylüyorum antikor veriyorum rahat olun diye. Bu süreçten sonraki süreçte şöyle bir zatürre ya da gribe yakalanırsam çok ağır geçiyor. Onu yaşamamak için tedavilerimiz devam ediyor. Ben değil herkes için geçerli olan bir şey. Daha ağırını geçirirsek vücutta etkiler yapabilir diye kontroller onun için yapılıyor. burada şunu da söyleyeyim evimizde küçücük 4 yaşındaki bir kız çocuğunuz varsa, sizin için endişelenen bir çocuğunuz varsa hayatta size kimse daha fazla kimse korku veremez. O günleri yaşamayalım tedbirimizi hiçbir zaman elden bırakmayalım" diye konuştu. 
'ALANYA'DA DÜŞÜŞ VAR'
Alanya'daki Covid-19 tablosu sorulan Yücel, "Yakın zamanlarda aldığım bir veri yok ama son 3 beş gündür gerek hasta sayısında gerekse de sayıda düşüş var. Normale yavaş yavaş dönüyor" dedi.
'İYİ OLACAĞINA İNANIYORUM'
Böcek'le ilgili de konuşan Yücel, "Öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek'in bir an önce sağlığına kavuşmasını cenabı Allah'tan niyaz ediyorum. Gerçekten çok zor bir süreç hem ailesi hem sevenleri için. İnşallah bir an önce sağlığına kavuşur. İnanın zor bir süreç. Tabii ki acıyı paylaşmak güzel bir şey ama bir de onun ailesini, sevelerini  görseniz neyin ne kadar hissedildiğini anlarsınız. Benim değerlerim ondan daha yüksekti ama Allah'a çok şükür kronik hastalığım olmadığı için süreci atlattım. Ama Böcek'in bhem yaş hem de kronik hastalıktalığı bulunmasından dolayı süreç daha yavaş ilerliyor. Bir an önce sağlığına kavuşması için biz de dua ediyoruz. Böceğin sağlık sürecinin iyiye gittiğini öğreniyoruz. İyi olacağına inanıyorum ama Allah kimsenin başına vermesin" dedi.
POSTA TV'DEN SESLENDİ
Alanya Posta TV ekranlarından vatandaşlara çağrıda bulunan Yücel, "Ben bu sürece en iyi yaşayanlardanım. Ben yaşadım Allah kimseye yaşatmasın. Ama lütfen kurallara uyalım. Bygün katılmak zorunda hissettiğimiz ve keyif alacağımız ortamlar, topluluklar bir gün hiç kimsenin gelemeyeceği bir hazin, hüzüne dönüşmesin. Ne söylesek azdır lütfen sabredelim. En azından hem sağlığımız hem de şu an çocuklarımızın eğitimi ile ilgilenelim. Bir nesli köreltmeyelim. O nesillerin körelmesine vesile olmayalım. Ben geçirdim bir an önce Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in bu süreci sağlıklı bir şekilde geçirmesini diliyorum, bir an önce aramıza kavuşması için dua ediyorum. Cenabı Allah yardımcısı olsun. Bir de şunu söylemek istiyorum sağlık çalışanlarımıza da destek verelim. Doktorundan hemşiresine yardımcısına en küçük çalışanına kadar herkese. Bu süreçte en fazla onlar yoruluyor. Onlara saygı duyalım. Bu insanlarımız bunu hak etmiyor. Bu insanlarımız şu anda her şeyin en iyisini hak ediyor. Ailesinden uzakta, belki de çoluğundan çocuğundan bir hayat yaşıyorlar. Onlara destek olalım. Buradan kahraman sağlık çalışanlarımızı kutluyorum. Allah yardımcıları olsun. Böyle bir imkanı sağladığı için posta TV'ye de teşekkür ediyorum.
'TOPLULUKLARA GİRMEYİN'
Burada vatandaşımıza çok iş düşüyor. Topluluklar biliyorsunuz ekonomik yönden düşünüyor ama ekonomi bir şekilde kazanılır. Parayı bir şekilde kazanırız ama sağlığımızı kazanmak çok zor oluyor. Sağlığınızdan ödün vermemek gerekiyor onun için önce sağlık. Bugün kendimizi bir topluluğa gitme gereksinimi duyduğumuz veya oradan bir keyif alacağımız bir toplulukta olmamız gerekirken bir gün hiç kimsenin katılamayacağı acı bir güne  dönüşebilir. Bunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım. O acı günü yaşamamak için bugün zorunlu olarak kendimizi gitmek zorunda hissettiğimiz topluluklara lütfen gitmeyelim. Lütfen onlardan geri kalalım. Çünkü dediğimiz gibi acıyı yaşamadan bilinmiyor. Kimsenin gelemeyeceği bir acı ortamda kalmak zorunda kalmayalım" dedi. -Haber Merkezi
 

Mobil Bildirim

Güncelleme Tarihi: 25 Eylül 2020, 00:24
banner140
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107