banner84

Yüzüklerin Efendisi Alanya’da

Farklı ülkelerden toplayıp Alanya’ya getirdiği eşsiz yüzükler, çeşitli takılar, giysiler ve tasarladığı ürünlerle Aykut Özakın, küçük ve mütevazı butik dükkanında saymakla bitmeyen ülkelerin kültürlerini harmanlayıp Alanyalılarla buluşturuyor.

Yüzüklerin Efendisi Alanya’da

( Özlem KAYGUSUZ)-Alanya Postası’nın sevilen konsepti Haftanın Röportajı’nda bu hafta yine çok ilgi çekici bir konuğumuzu sizlerle buluşturuyoruz. Uzun yıllar önce Alanya’ya göç eden Aykut Özakın, ülke ülke gezerek ilgi çekici, değerli ürünleri toplayıp Alanya’da tasarlayarak vatandaşlara sunuyor. Özellikle birbirinden farklı ülkelerden toplayıp getirdiği yüzük, kolyelerle rağbet gören Özakın’ın tasarımları için de başka ülkelerden vatandaşlar geliyor. Hayat arkadaşı, eşi ile birlikte gezginlik tutkusu asla tükenmeyen Özakın, zamanın çok değerli olduğunu ve hedefinin bol bol farklı ülkeleri gezmek olduğunu dile getirerek Alanya Posta Medya’ya özel açıklamalarda bulundu


İSTANBUL’DAN ALANYA’YA GÖÇ
Özlem Kaygusuz: Merhabalar bize kendinizi tanıtır mısınız?
Aykut Özakın: Merhabalar, ben Aykut Özakın. 60 yaşındayım. 33 yıl önce ailemle birlikte İstanbul’dan Alanya’ya geldim. Ondan sonra bu işlere başladım. Turizmle ilgili kendimi geliştirdim. Kendimi yıllarca el işçiliği ve zaten tecrübem olan tasarım üzerinde geliştirdim.
ÜRETİM SEVDASI 
Ö.K: İlgilendiğiniz, uğraştığınız işlere olan merakınız nasıl başladı?
A.Ö: 1998 yılından beri bu dükkândayım. Üretmeyi seviyorum. Buraya geldiğim ilk 3 yılda tasarım işlerine başladım. Özellikle ağaç üzerine olan tasarımları seviyorum. 
‘TÜM ASYA’YI GEZDİM EV FİKİRLER ALDIM’
Ö.K: Yurt dışına çıkma serüveninizden bahseder misiniz?
A.Ö: Çocuklar büyüdükten sonra yurt dışına çıktım. Bütün Asya ülkelerini gezmeye başladım. Orada da gittiğim yerlerden fikirler aldım. Kendimi geliştirdim, yeni şeyler gördüm ve gördüğüm şeyleri buraya yansıttım. 
Ö.K: Toplam kaç ülkeye gittiniz?
A:Ö: Avrupa ülkelerinin en az 4-5’ini gördüm. Onun dışında Nepal, Tibet, Bali, Hindistan, Tayland, Tayland’ın farklı bölgeleri gibi daha şu an ismini bile hatırlayamadığım bir çok ülkeye gittim.


İNSANOĞLUNUN BİTİRDİĞİ AĞAÇTAN TASARIMLAR 
Ö.K: Peki, bize biraz da neler ürettiğinizden bahseder misiniz?
A.Ö: Tasarım olarak kolye, yüzük tarzında şeyler tasarlarken Afganistan, Nepal, Tibet gibi ülkelerden  gelen parçaları kendim tasarlıyorum. Aynı zamanda abanoz ağacı vardır. Siyah ve çok sert bir ağaçtır. Çok değerlidir. Hatta gezegenin en değerli ağacıdır. İnsanoğlu o ağacı bitirdi. Şu anda kilosu 60 bin dolar. Bende de çokça mevcut. O ağaçtan kolyeler tasarlıyorum.


YERLİ VE YABANCILAR YOĞUN İLGİ GÖSTERİYOR
Ö.K: Yabancıların ilgisi nasıl?
A. Ö: Yabancılardan çok rağbet görüyor. Yerliler de çok seviyor. Benim zaten dil avantajım da var. 
‘7 DİL KONUŞUYORUM’
Ö.K: Net olarak 3 dili ana dilim gibi konuşuyorum. Ama 6-7 dili konuşabiliyorum. Bu dilleri bilmenin de bana çok büyük yardımı oluyor. Almanca, İngilizce ve İsveççeyi çok iyi konuşuyorum. Öte yandan diğer İskandinav dillerini de iyi anlıyor ve konuşuyorum. 
‘SEMBOLLERİ TOPLUYORUM’
Ö.K: Anladığım kadarıyla farklı ülkelerden parçalar toplayıp kendiniz birleştiriyorsunuz. 
A.Ö: Evet farklı ülkelerden bulduğum ürünleri, taşları ya da metalleri, sembolleri topluyorum. Bende ağırlıklı olarak Hint- Budist felsefesi olan semboller var.  Ayrıca bende Afganlardan da 80-100 yılı geçen parçalar da var. O parçaları seçip kendim bir tasarım yapıyorum. 


TEK TEK ELLERİYLE İŞLİYOR
Ö.K.: Bunların hepsini tek başınıza mı yapıyorsunuz?
A.Ö: İşçiliğini tek başıma yapıyorum. Bizi ziyaret edenler kendileri de görebilirler. Burada hazırladığım mallar var. Bitme aşamasında olan mallarım var.
ZAMANIN KIYMETİNİ BİLİYOR
Ö.K: Bunlarla tek başına uğraşmak biraz zor olmuyor mu sizin için?
A.Ö: Hayır, benim için zor olmuyor. Zaman geçiriyorum. Diğer insanlar dışarıda boş boş müşteri bekliyor, vakit kaybediyor. Ben bu şekilde meditasyon yapıyorum, dinleniyorum, kendimi geliştiriyorum. Zamanımız çok değerli. Ben de kendimce onu değerlendirmeye çalışıyorum. 
‘ÖZELLİKLE KADINLAR ÇOK İLGİ DUYUYOR’
Ö.K: Meditasyon ile ilgili ürünleriniz de var. Onlardan da bahseder misiniz?
A.Ö: Burası kompakt bir dükkân. Bu dükkân kendisini 20 yıl içerisinde geliştirdi. Burada ben para için ticaret yapmıyorum. Ben zevk için yapıyorum. Yüzlerce insanla tanışıyorum. 20-30 ülkeden insanlarla tanışıyorum. Tibet’e gitmiştim. Dükkânımda oradan bir parça var. Bir meditasyon çanı. Gizli ama özellikle Alanya’da kadınlar çok ilgi duyuyor. Şifacılar, yogacılar çok ilgili. Bu meditasyon çanı vücudumuzdaki 7 farklı çakramıza ulaşıyor. Kötü enerjiyi yok ediyor. Rahatlatıyor. Bir diğer meditasyon çanımı da Bali’den getirdim. Kimisini Hindistan’dan, çoğunlukla ise Nepal’den getirdiğim ürünler. 


‘550’DEN BAŞLIYOR’
Ö.K : Anlattığınız bu meditasyon çanlarını ne kadar fiyatla satışa sunuyorsunuz?
A.Ö: Bu ürünler kilo hesabı alınıyor. Dolar endeksli. Kilosu ve içerdiği metal alaşımına göre fiyatlar değişiyor. 550’den başlayıp 3 bine kadar gidiyor. 

‘BU TAKILAR KİMSEDE YOK’
Ö.K: Buraya gelen ziyaretçilerin en çok ne dikkatini çekiyor?
A.Ö: Özellikle takılar çok hoşlarına gidiyor. Çünkü başka kimsede yok. Özellikle abanoz işçiliğini bulmak çok zordur. Bir kolyede 180 parça var. Tek tek işledim, kestim, deldim, şekil verdim. Bunları emeğime yansıtıp satıyorum ve çok ilgi gösteriyorlar. Alanya’da bu tarz bir yer başka yok diye biliyorum. Herkes Ahmet’in, Mehmet’in sattığını satıyor. 


SIRF BU ÜRÜNLER İÇİN GELİYORLAR
Ö.K: Gördüğüm kadarıyla giyim ürünleri de var. Onları da mı siz tasarladınız?
A.Ö:Hayır onları ben tasarlamadım ama onları da yurt dışından ithal edildi. Benim dükkândaki ürünlerden çok azı Türkiye’den. Bende Çin malı bile çok az. Bunlar daha çok farklı kültürler, el sanatı, ahşap üzerine tasarım olan mallar var. Ama insanlar mecburen ayak uyduruyor. Ticari olarak ayakta kalabilmek için bazı konularda ayak uydurmak gerekiyor. Son zamanlarda tekstile daha çok eğilim yaptım. Ama bu takılar, yüzükler vs. yaptığım ürünler tamamen benim ticari hobim. Özellikle İskandinav ülkeler sırf bu takılar için bana geliyor. 
‘SÜREKLİ GEZMEK İSTİYORUM’
Ö.K: Bu aşamadan sonra başka hedefleriniz var mıdır? Bizimle paylaşabilir misiniz? 
A.Ö: Hedefim sürekli gezmek. İnsanları, dünyayı tanımak, diğer ülkeleri görmek. Korona dolayısı ile maalesef 2-3 yıl yapamadım. Ama inşallah yine gideceğim. Eşimle beraber devam edeceğim. Bazı yerlere kendim de gidiyorum ama çoğunlukla eşimle geziyorum. Eşim bana bir çok konuda yardım ediyor. O benim en büyük destekçim.
Ö.K: Benim sormak istediklerim bu kadardı. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
A.Ö: Asya’nın müzik kültürü de benim dükkânımda var. Örneğin, Aborjinlerin Avustralya’dan gelen bir müzik aletleri var. Çok eski üflemeli bir müzik aleti. Sokak çalgıcılarından aldığım telli çalgılar da var. Hindistan’dan gelen Hint bambu flütüm var. Afganistan’dan gelen çok eski bir tereyağı kabım var. Afrika’dan gelen çalgılar var. Böyle değişik şeyler var. Onları satmıyorum. 

Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2022, 16:03
YORUM EKLE
YORUMLAR
Selman Korkmaz
Selman Korkmaz - 3 ay Önce

Tebrikler.

SIRADAKİ HABER

banner107

banner169