Avrupa Birliği, siber saldırılar, doğal afetler, salgın hastalıklar ve büyük ölçekli hizmet kesintileri gibi krizlere karşı yeni bir hazırlık yaklaşımını gündeme aldı. Avrupa Komisyonu’nun stratejisinde, vatandaşların olası bir kriz durumunda ilk 72 saat boyunca temel ihtiyaçlarını dış yardıma ihtiyaç duymadan karşılayabilecek durumda olması hedefleniyor.

AB’nin değerlendirmesine göre artan jeopolitik gerilimler ve farklı risklerin aynı anda ortaya çıkabilmesi, krizlerin etkisini daha karmaşık hale getiriyor. Enerji, ulaşım, dijital iletişim, gıda ve temiz su gibi kritik alanlarda yaşanabilecek kesintilerin birbirini tetikleyerek kamu hizmetlerini de etkileyebileceği belirtiliyor.

Hanelere acil durum hazırlığı çağrısı

Yeni yaklaşım kapsamında AB ülkelerinin vatandaşları acil durumlara karşı daha sistemli biçimde bilgilendirmesi planlanıyor. Her hanenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir acil durum hazırlığı yapması teşvik ediliyor.

Özellikle dağıtım kanallarının aksaması veya bazı hizmetlerin geçici olarak kullanılamaması ihtimaline karşı bireysel hazırlığın önemine dikkat çekiliyor. Hanelerin ilk 72 saatlik süreçte temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin, kamu kurumlarının kriz müdahalesini destekleyeceği değerlendiriliyor.

AB’nin kriz kapasitesi güçlendirilecek

AB’nin planı yalnızca vatandaşların hazırlığıyla sınırlı tutulmuyor. Tıbbi malzemeler ve hayati ürünlerin ihtiyaç duyulan bölgelere daha hızlı ulaştırılması için ülkeler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ulusal kaynakların yetersiz kaldığı durumlarda kullanılan AB Sivil Koruma Mekanizması ve rescEU stoklarının da güçlendirilmesi planlanıyor.

Afet eğitimi okullara taşınacak

Stratejinin önemli başlıklarından biri de eğitim olacak. Acil durum ve afet hazırlığına ilişkin konuların gençlik programları ile okul öncesi ve ilköğretim müfredatlarına dahil edilmesi öngörülüyor.

Bu kapsamda çocukların kriz anlarında nasıl hareket etmeleri gerektiğine ilişkin temel bilgileri erken yaşlarda öğrenmesi amaçlanıyor.

AB, yeni hazırlık yaklaşımında risklerin önceden belirlenmesi, halkın krizlere hazırlanması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve müdahale kapasitesinin artırılmasını öncelikli hedefler arasında gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi