Finans Analisti İslam Memiş, altın piyasalarındaki dalgalı seyir ve küresel ekonomik belirsizliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yatırımcılara uzun vadeli strateji çağrısı yaptı. Memiş, özellikle kısa vadeli kazanç beklentilerinin risk oluşturduğunu vurguladı.
“AL VE UNUT” YAKLAŞIMI ÖN PLANDA
A Haber ekranlarında konuşan İslam Memiş, altın ve gümüş gibi değerli metallerin günlük fiyat hareketleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Memiş, mevcut ekonomik koşullarda yatırımcıların “al ve unut” yaklaşımına yönelmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi. Finansal piyasalardaki belirsizliğin arttığını belirten Memiş, bu dönemin kazançtan çok mevcut varlığı koruma dönemi olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

KÜRESEL GELİŞMELER PİYASALARI ETKİLİYOR
ABD ile İran arasındaki görüşmelerde net bir sonuç alınamamasının piyasalarda dalgalanmayı artırdığını belirten Memiş, jeopolitik gelişmelerin altın fiyatları üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Savaş ve kriz haberlerinin yatırım araçlarının yönünü sık sık değiştirdiğini vurgulayan Memiş, yatırımcıların ani fiyat hareketlerine karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.

ONS ALTINDA KRİTİK SEVİYELER
Altın fiyatlarının yönünde petrol piyasasının da etkili olduğunu belirten Memiş, ons altın için 4 bin 400 ile 4 bin 650 dolar aralığının takip edilmesi gerektiğini ifade etti. ABD-İran hattında olası bir anlaşmanın ons altını 5 bin dolar seviyelerine taşıyabileceğini belirten Memiş, aksi durumda fiyatların mevcut bantta hareket etmeye devam edeceğini kaydetti.

GRAM ALTINDA UZUN VADELİ SENARYOLAR
Gram altına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memiş, orta vadede 6 bin 500 ile 7 bin lira aralığının görülebileceğini öngördü. Kapalıçarşı’da işlem hacimlerinin gerilediğini ifade eden Memiş, güçlü yükselişlerin yeniden başlaması halinde yatırımcı ilgisinin artacağını söyledi. Gram altın için önce 8 bin lira seviyesinin aşılması gerektiğini belirten uzman isim, ardından 10 bin lira hedefinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Memiş, tüm bu seviyelerin kısa vadeli değil uzun vadeli perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.





