Altın, gümüş ve Bitcoin’de yeniden yükseliş yaşanıp yaşanmayacağı merak edilirken finans analisti İslam Memiş, yatırımcıların odağını kısa vadeli kazançtan varlıklarını korumaya çevirmesi gerektiğini söyledi. Fed’in faiz kararı öncesinde piyasalara ilişkin beklentilerini paylaşan Memiş, 2027 yılı için “Kazanmak yok, sabretmek var” değerlendirmesinde bulundu.

Gözler Fed’in Faiz Kararında

Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına odaklandı. Finans analisti İslam Memiş, Fed’in faizleri sabit tutabileceğini, 25 baz puanlık faiz indiriminin ise aralık ayında gündeme gelebileceğini öngördü.

Memiş, Fed’in para politikasına ilişkin kararlarında ekonomik gelişmelerin yanı sıra siyasi gündemin de etkili olabileceğini savundu. Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankasının faiz kararlarının da piyasaların bu haftaki gündeminde önemli yer tuttuğunu belirtti.

Piyasaların Odağında Petrol Var

Küresel piyasalardaki gelişmeleri değerlendirirken petrol fiyatlarına dikkat çeken Memiş, kalıcı bir düşüş beklemediğini ifade etti. Petrol fiyatlarındaki hareketlerin enflasyon ve merkez bankalarının para politikaları üzerinde etkili olabileceğini belirten Memiş, Orta Doğu’daki gelişmelerin de yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.

İran’a yönelik olası bir saldırı ihtimalinin piyasalarda yeni dalgalanmalara yol açabileceğini savunan Memiş, bölgedeki jeopolitik risklerin altın, gümüş, Bitcoin ve petrol fiyatları açısından önem taşıdığını dile getirdi.

Altın, Gümüş ve Bitcoin’de Toparlanma Beklentisi

Geçen hafta dolar karşısındaki varlıklarda sert düşüşler yaşandığını belirten Memiş, Fed kararının ardından altın, gümüş ve Bitcoin’de tepki alımları görülebileceğini öngördü.

Memiş’in değerlendirmesine göre ons altın haftayı 4 bin 70-4 bin 80 dolar aralığında, gümüş ise 57 dolar civarında tamamlayabilir. Bitcoin’de de Fed kararının ardından 82 bin dolar seviyelerine doğru bir toparlanma yaşanabileceğini ifade etti.

Bu seviyeler Memiş’in piyasa beklentilerini yansıtıyor; fiyatların bu aralıklara ulaşacağına ilişkin kesinlik bulunmuyor.

“Altın ve Bitcoin Değerinin Yüzde 50 Altında”

Altın ve Bitcoin’in mevcut fiyatlarını kendi değerleme yaklaşımına göre düşük bulduğunu söyleyen Memiş, bu varlıkların potansiyel değerlerinin gerisinde kaldığını savundu.

Memiş, jeopolitik risklere ve yüksek enflasyona rağmen altının yaşanan gelişmeleri yeterince fiyatlamadığını ileri sürdü. Merkez bankalarının etkisi farklı olmasaydı ons altının 5 bin 600-5 bin 800 dolar aralığında bulunabileceğini düşündüğünü belirtti.

Bitcoin’in de beklediği yükselişi gerçekleştiremediğini ifade eden Memiş, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerini değerlendirirken temkinli davranması gerektiğine işaret etti.

2027 İçin “Sabır” Mesajı

2027 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Memiş, yatırımcıların önceliklerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. 2026’yı “manipülasyon yılı”, 2027’yi ise “değişim yılı” olarak nitelendiren Memiş, benzer koşulların 2030’a kadar sürebileceğini öne sürdü.

Memiş, yatırımcıların önümüzdeki dönemde hızlı kazanç elde etmek yerine mevcut birikimlerini korumaya odaklanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“2027 yılında kaybedenler kulübünde hiç kimse yalnız olmayacak. Kazanmak yok, sabretmek var.”

Memiş’e göre 2027 yılında temel mesele, hangi yatırım aracının yükseleceğini tahmin etmekten çok birikimlerin enflasyon karşısında nasıl korunacağı olacak.

“Altın ve Gümüş Beni Zengin Yapmayacak”

Altın, gümüş ve Bitcoin’i birikimlerini çeşitlendirmek amacıyla değerlendirdiğini söyleyen Memiş, bu varlıkların tek başına yatırımcıları zengin edeceği beklentisinin doğru olmayabileceğini ifade etti.

Memiş, yatırım yaklaşımının temelinde enflasyona karşı korunmanın bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Bugün satın aldığım altın, gümüş, Bitcoin beni zengin yapmayacak. Bir yat kat sahibi, villa sahibi olmayacağım. Enflasyona karşı kendimi korumak için bunları çeşitlendiriyorum.”

Fiziki varlıkların birikimleri koruma açısından önem taşıdığını savunan Memiş, yatırımcıların kazanç hedefinin yanında riskleri ve varlıklarını koruma yöntemlerini de dikkate alması gerektiğini dile getirdi.

2030 Sonrası İçin Dikkat Çeken Öngörü

2030 sonrasına ilişkin değerlendirmelerinde dijital paraların günlük yaşamda daha fazla yer alabileceğini öne süren Memiş, ekonomik sistemde önemli değişimler yaşanabileceğini savundu.

Konut ve otomobil piyasalarında mülkiyet yerine kiralama modellerinin daha yaygın hâle gelebileceğini de ileri süren Memiş, sosyal konut uygulamalarını bu dönüşümün olası örnekleri arasında gösterdi.

Altındaki Düşüşü Fırsat Olarak Görüyor

Altın ve gümüş fiyatlarındaki geri çekilmeleri kendi yatırım yaklaşımı açısından fırsat olarak değerlendirdiğini belirten Memiş, ons altının 5 bin 600 dolar seviyelerinden 4 bin dolar civarına, gümüşün ise 122 dolardan 55 dolar seviyelerine gerilemesini örnek gösterdi.

Memiş, fiyat düşüşlerini uzun vadeli bakış açısıyla değerlendirdiğini ifade ederken Fed’in faiz kararının ardından yaşanabilecek dalgalanmalara karşı yatırımcıların kısa vadeli kazanç beklentisiyle hareket etmemesi gerektiği görüşünü yineledi.

Kaynak: Haber Merkezi