Finans analisti İslam Memiş, altın, dolar, borsa ve faiz piyasalarına ilişkin yıl sonu beklentilerini paylaştı. Memiş, enflasyonda eylül ayına kadar geçici bir yumuşama beklediğini ifade ederken, gram altın, dolar/TL ve BIST 100 endeksi için dikkat çeken öngörülerde bulundu.

Enflasyonda eylül vurgusu
Küresel piyasalarda ABD tarım dışı istihdam verileri ve Türkiye'de açıklanan haziran ayı enflasyon rakamlarının ardından değerlendirmelerde bulunan İslam Memiş, Türkiye, ABD ve Avrupa'da enflasyonda eylül ayına kadar geçici bir düşüş eğilimi beklediğini söyledi.
Memiş, merkez bankalarının yılın son çeyreğinde atacağı adımların ise eylül ayındaki ekonomik görünümün ardından daha net şekilleneceğini ifade etti.
Faiz indirimi beklentisine ilişkin değerlendirme
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadede faiz indirimi konusunda temkinli davranacağını savunan Memiş, mevcut ekonomik koşullarda politika faizinin korunmasının önemli olduğunu belirtti.
Analist ayrıca, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen düşük faizli konut kredisi projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, olası yeni adımların siyasi ve ekonomik takvime bağlı olarak ilerleyebileceğini dile getirdi.

Gram altın ve dolar için yıl sonu beklentisi
İslam Memiş'in değerlendirmelerinde öne çıkan yıl sonu beklentileri şöyle sıralandı:
- Gram altın: Yükseliş trendinin devam etmesi bekleniyor.
- Ons altın: 3.880 - 5.880 dolar bandı.
- Dolar/TL: 50 - 52 TL aralığı.
- Gram gümüş: 145 - 150 TL bandı.
- Ons gümüş: 96 dolar hedefi.
- BIST 100 Endeksi: İlk etapta 16 bin, devamında 20 bin puan beklentisi.
- Bitcoin: 60 bin doların altındaki seviyelerin alım fırsatı oluşturabileceği değerlendirmesi.

NATO Zirvesi gündemi öne çıkabilir
Memiş, önümüzdeki dönemde piyasalardan ziyade Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin gündemi belirleyebileceğini ifade etti.
Jeopolitik gelişmelerin finansal piyasalar üzerindeki etkisinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten analist, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketleri karşısında temkinli olmaları gerektiğini söyledi.
Ekonomik veriler, merkez bankalarının kararları ve uluslararası gelişmelerin yılın ikinci yarısında piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.




