MATAM, küçük depremlerin belirli bölgelerde kümelenmesinin tek başına ana fayların aktif olmadığı anlamına gelmediğini vurgularken, geçmişte yaşanan büyük depremlerdeki sismik dağılımlara dikkat çekti.

Mikrodeprem aktivitesi Adalar Fayı çevresinde

MATAM’ın “Doğu Marmara’daki Son Mikrodeprem Aktivitesi Üzerine Değerlendirme” başlığıyla yayımladığı açıklamaya göre, son 30 gündeki hareketlilik özellikle son birkaç günde Adalar Fayı’nın doğusunda yoğunlaştı.

Merkez, bu depremlerin geçmişte bölgede gözlenen bazı deprem serileriyle benzerlik taşıdığını ve ağırlıklı olarak ana fay sisteminin çevresindeki ikincil faylar üzerinde meydana geldiğini belirtti.

2015-2023 yılları arasındaki sismik hareketlilik ile Ağustos 2026’daki son aktivitenin karşılaştırıldığı değerlendirmede, iki dönemin deprem dağılımları arasında dikkat çekici benzerlik bulunduğu ifade edildi.

MATAM’a göre ana fay sisteminde biriken gerilmenin çevresinde oluşturduğu deformasyon, küçük depremlerin meydana gelmesinde etkili olabilir.

“Ana fayın sessiz olması risk olmadığı anlamına gelmez”

MATAM, Marmara’daki deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde yalnızca küçük depremlerin dağılımına bakılmaması gerektiğini belirtti.

Merkez, bir fay üzerinde az sayıda küçük deprem görülmesinin o fayın aktif olmadığı veya deprem üretmeyeceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Bu değerlendirmeye 17 Ağustos 1999 İzmit Depremi örnek gösterildi. MATAM’ın açıklamasında, deprem öncesindeki yıllarda ana fayın çevresinde belirgin sismik aktivite görülürken kırılan ana fay parçasının görece sessiz olduğuna dikkat çekildi.

1999 depremi ve 1912 Ganos örneği

MATAM, tarihsel gerilim birikiminin önemini ortaya koymak için 17 Ağustos 1999 ve 1912 Ganos depremlerini örnek verdi.

Merkezin aktardığı değerlendirmeye göre, 1719 ile 1999 arasındaki yaklaşık 280 yıllık süreçte 5,5 metrelik atım birikti ve bu süreç Mw 7,4 büyüklüğündeki 17 Ağustos 1999 depremiyle sonuçlandı.

Ganos Fayı'nda ise 1659 ile 1912 arasındaki 253 yıllık dönemde 4,8 metrelik atım biriktiği ve bunun Mw 7,3 büyüklüğündeki 1912 depremiyle sonuçlandığı belirtildi.

Bu örnekler üzerinden, sismik olarak sessiz görünen faylarda uzun yıllar boyunca gerilim birikebileceğine işaret edildi.

Marmara tek bir faydan oluşmuyor

MATAM, Marmara’daki deprem riskinin tek bir fay üzerinden değerlendirilmesine de dikkat çekti.

Merkezin açıklamasında Marmara’daki tektonik yapının farklı hareket bileşenlerine sahip çok sayıda faydan oluştuğu, bu fayların deniz tabanındaki yapının bütününü meydana getirdiği belirtildi.

Bu nedenle yalnızca tek bir fayın esas alındığı deprem hesaplamalarının Marmara’daki gerçek deprem tehlikesini bütünüyle yansıtmayabileceği ifade edildi.

“Sessiz faylar kilitli olabilir”

MATAM’ın değerlendirmesinde Doğu Marmara Sırtı’nı kesen üç fayın görece sessiz olmasının da ayrıca ele alınması gerektiği belirtildi.

Merkez, tarihsel depremler dikkate alındığında bu fayların “kilitli” durumda olabileceği, yani hareketin gerçekleşmediği ve zaman içerisinde gerilim birikebildiği ihtimalini gündeme getirdi.

Açıklamada, birbirine yakın fayların mutlaka bağımsız davranacağı veya krip yapacağı yönündeki değerlendirmelerin tüm fay sistemi dikkate alınmadan yapılmaması gerektiği vurgulandı.

Kahramanmaraş depremleri örnek gösterildi

MATAM, birden fazla fayın aynı deprem sırasında kırılabileceğine ilişkin değerlendirmesinde Kahramanmaraş depremlerinin yanı sıra Kaikōura ve Venezuela depremlerini de örnek verdi.

Merkeze göre bu depremlerde birden fazla fayın aynı deprem sırasında kırılması, beklenenden daha büyük depremlerin meydana gelmesine neden oldu.

Marmara’nın 27 yıllık aktivitesine dikkat

MATAM, Marmara Bölgesi'nin son 27 yıllık deprem aktivitesinin de fay sisteminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini bildirdi.

Değerlendirmeye göre Doğu Marmara Fayı, Doğu Marmara Sırt Fayı ve Kumburgaz Fayı büyük ölçüde sessiz kalırken, bu ana yapıların çevresindeki faylarda dikkate değer sismik hareketlilik görülüyor.

Merkez, bu tablonun ana fayların mutlaka hareketsiz olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi