banner84

Ne Mutlu

Erenlerin şahı üç cümle ile müjde vermiş;
Kendisinde bir noksanlık, kusur olmadığı halde kendi nefsinde kendini küçülten, nefsini horlayana ne mutlu,
Miskinlik durumuna düşmeden, öyle bir durumu olmadan mütevazı olana, Allah için tevazu gösterene ne mutlu,
Ve toplamış olduğu, kazanmış olduğu maldan, kötülüğe değil iyiliğe harcayana, ihtiyaç sahiplerine yardım edene ve onlara acıyana ne mutlu…
Birincisi;
Medeniyetimizin bize öğrettiği; insanın nefsi var, bu nefsi terbiye etmek, yola getirmek lazım. Yola gelmezse insanın nefsi olmadık isteklerle, arzularla, heveslerle, ihtiraslarla insanı o işleri yapmak için hudut tanımadan kötülüklere bulaştırır, bulaşacak şekilde hareket ettirir. Çünkü insanın nefsi içinde kuvvetli duygular, istekler, itmeler, dürtmeler vardır. Ve insan, hevâ-i nefsine uyduğu zaman kötülüklere dalar. Allah'ın sevmediği yapmaması gereken, başka insanların zararına, kendisinin dünyasına ve ahiretine zararına olan işleri yapar. Binâenaleyh, bu nefsi biraz horlamak, alçaltmak lazım, buna baskı yapmak lazım. Ona pek güler yüz göstermek doğru değil, onun karşısında biraz kaşları çatmak gerekiyor.

İşte tasavvufun aslı esası da bu emirler doğrultusunda insanın nefs-i emmâresine hâkim olması, onu terbiye etmesi, ıslah etmeye çalışmasıdır. 
İkincisi;
İnsan ne kadar makam sahibi, soylu, zengin, âlim kimse olursa bu gibi kimselere herkes itibar ediyor. Devletli, şevketli kimse olsa, padişah, başkan, vezir, bakan, paşa, general olsa; bu gibi insanlara da tevazu lazım. Kibir Allah'ın da insanların da sevmediği bir huy. Firavun, Nemrut kibir göstermiş, sonları malum…
İnsanın haddini bilmesi lazım. Allah rızası için mütevazı olması lazım. Öteki insanlar da onun gibi bir insandır. Herkesin Allah indinde durumu eşittir. Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. Malından, mevkiinden, makamından dolayı Allah'ın yanında bir üstünlük derecesi yoktur. Üstünlük takvâdadır, niyettedir, duygulardadır, samimiyettedir, halis muhlis bir insan olmasındadır. İnsan mevki makam sahibi de, servet sahibi de olsa mütevazı olmalı.

Üçüncüsü;
Kazanmış olduğu maldan, kötülüğe değil iyiliğe harcayana, ihtiyaç sahiplerine yardım edene ve onlara acıyana ne mutlu…
Öncelikle kazanç helal olmalı.
Kamil insan olma yolunda, tasavvuf yolunda da kazancın helal olması ana şarttır. 
Rahmetli dedem; “Helalinden bir kuru lokma ekmek, haram bulaşmış olan kaymaklı, kebaplı ziyafetten daha iyidir” derdi.
Bu acıma iki türlü olur;
"Bunlar da Allah'ın kulu, aslında benim ondan, onun benden bir farkı yok, benden de iyi bir kimse olabilir." diyecek. Onun iyi bir insan olmasına rağmen, öyle acıklı bir durumda olmasına duygu olarak bir acıma şekli.
Diğeride;
Bu zelil ve miskin, yoksul kimselere acıyacak, kesesinin ağzını açacak, sadaka verecek. Onları o zilletten, o zelillikten, o miskinlikten, o fakirlikten kurtaracak, hayır hasenât yapacak, sadaka verecek. Ev, giyecek, yiyecek verecek, çoluk çocuğuna bakacak. Böylece acımasını mümkünse fiilen gösterecek.
Kültürümüzde hayır hasenât yapmak çok önemli. Bunda da insanın önce akrabasını, yakınlarını komşularını gözetmesi lazım. 
Yaşadığımız süreçte etrafımıza bir baksak o kadar ihtiyaç sahibi insan var ki…
Ne mutlu! Böyle zelile, miskine acıyan ve anlayışı derin bilge ve hakîm, her işi sağlam olan kimselere…
Annem rahmetli “böyle insanlarla dostluk edene de ne mutlu” diye eklerdi.
Sosyal hayatımızı düzenleyen bu medeniyet ne güzel, ne asil ki son dönemde kıymeti daha iyi anlaşılır oldu, hem yurdumuzda hem de tüm dünyada…
Kültürümüzde; sosyal hayatımızda fakirlerden kopmak tarzında bir yaşam yok. Duygu sömürüsü, menfaat temini, şöhret için fakirlerle poz vermek asla yok…
Hâlini hatırını soracağız, yardımcı olacağız, hastasını tedavi edeceğiz, maddî ihtiyaçlarını karşılayacağız, çoluk çocuğuna göz kulak olacağız, vesaire. Böylece bir insanî vazife yapmış olacağız ve kardeş olacağız, millet olacağız…
Selam olsun nefsinin arzularına set vuran, tevazu sahibi, fakir dostu yüce gönüllere…
Muhabbetle…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Süleyman Murat
Süleyman Murat - 3 gün Önce

NKF''in dediği gibi;
"Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere;
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere…" Hürmetlerimle

banner107