banner84

Nefis Terbiyesi


Fert olarak başarısızlığın, toplum olarak geri kalmışlığın en önde gelen sebebi eğitim eksikliğidir. İyi eğitilmiş fertler kendileriyle birlikte mensup oldukları toplumları da yükseltir, ileri götürürler. Ama eğitimin iyi ve tam olması şarttır. Çünkü yarım hoca dinden, yarım doktor candan edebilir insanı.
O halde iyi eğitim nedir?
İyi eğitim, insanın hem bedenine, hem ruhuna, hem dünyasına, hem âhiretine yarayan; onu her iki cihanda mutlu ve bahtiyar eden, ona bilgi ve beceri kadar vicdan, bilgelik ve olgunluk kazandıran, doğru yola götüren, hayırlı ve güzel olanı yapmasını sağlayan eğitimdir hiç şüphesiz. Kafa, tahsilde ilimle doldurulurken, kalp ve gönül asla ihmal edilmemeli, vicdan eğitilmeli, nefis terbiye edilmeli, ihtiraslar kontrol altına alınmalı, kötü huylar terk olunmalı, kişi kazandığı bilgileri insanlığın hayrına kullanacak bir zihniyete mutlaka sahip kılınmalıdır.
Mânevî yönü ve değeri olmayan tek yönlü, materyalist bir tahsille yetişen insanlar, çok kere zararlı alanlara saplanırlar. Onlardan, aydınlıklarından beklenen hayrı göremez ve verim alamazsınız. Nitekim mesleği vatan ve milleti korumak olan bir subay, vatana bu yüzden ihanet edebiliyor; fark gözetmeksizin insan sağlığına hizmet için yemin etmiş bir doktor, hastayı sömürebiliyor, cana kıyabiliyor, cinayet işleyebiliyor; ülke menfaatlerini korumakla görevli bir diplomat, devlet sırlarını düşmana satabiliyor, çıkarcı bir yönetici, halkını emperyalistlere sömürtebiliyor vs. 
O halde insanlara; insanlığa fedakârca hizmeti, adaleti, fazileti, edebî, nezaketi, acımayı, sevmeyi de kazandıracak bir eğitim vazgeçilmez şarttır.
Bu da ancak samimiyetle ve nefis terbiyesiyle olur.
Nedir bu nefis?
Nefis, “insanın kendi, maddî benliği, egosu”dur. Türkçede bunun tam karşılığı olabilecek bir kelime yok. Onu ancak tarif ve tasvir edebiliriz. Allah, bizim içimize bir idare müdürü tayin etmiş; bizim bedenimizi, maddî varlığımızı, hayat için gerekli menfaatlerimizi korumak ve kollamak amacıyla hareket eden bir mânevî otorite yerleştirmiş; nefis, işte o! Varlığı gerekli, istekleri doğal ama takip ve kontrolü, eğitilmesi ve kötü eğilimlerden temizlenmesi de şart!
Medeniyetimiz nefsin, yeme içme, cinsellik, dinlenme gibi meşrû arzu ve dileklerini, meşrû yollarla karşılamayı emreder ama aşırı isteklerinin, heva ve heveslerinin şiddetle karşısına çıkar. Mesela, neslin devamı için evlenmeyi teşvik eder ancak nikâh yoluyla; zina ederek değil! Böylece nefsin cinsî arzuları doğru bir yola kanalize edilmiş olacaktır. Daima bekâr kalmayı, kendi kendini kısırlaştırmayı, hadım olmayı, ruhbanlığı reddeder. Bunun gibi sağlığın devamı için yemeyi, içmeyi emreder; ama haram kazancı, aşırı yemeyi, oburluğu, vücuda zararlı maddeleri, içkiyi yasaklar. Mâkul ölçülerde dinlenmeyi tavsiye eder, fakat başkasının sırtından geçinmeyi, tembelliği, zevk ve keyif düşkünlüğünü meneder...
Nefsin tabiî içgüdüleri, istekleri aşırı olarak verilirse, nefis şımarır; daha çok ister, gemi azıya alır, insanı felaketlere, haramlara, zulümlere, günahlara sürükler. Onun için Kur’ân-ı Kerîm nefsin, ayıp ve kusurlardan temizlenmesini, kontrol altına alınmasını emrediyor; nefsini terbiye edemeyenlerin çok ziyana uğrayacağını, müthiş pişman olacağını bildiriyor. O halde nefis terbiyesi herkese gereklidir, halka olduğu kadar okumuşlara da ve kuru bir dinî tahsil yapmış olanlara da!
En çok da devlet yönetiminde, millet hizmetinde olanlara, politikacı ve particilere gereklidir; çünkü onların hamlığı, ahlâksızlık ve edepsizliği, ihtirasları ve kaprisleri yalnız kendilerine zarar vermekle kalmıyor, tüm milleti etkiliyor. Maddî zarar ve hasarların hesabı yapıldığı kadar, görgü, edep ve ahlâk yoksunluğunun ve ferdî ihtiras ve kaprislerin yol açtığı zarar, hasar ve ziyanların da hesabı tutulsa, nefis terbiyesi görmemiş yöneticilerin, âmir ve memurların bir ülkeye ne kadar korkunç kayıplar verdirdikleri hayretle müşahede olunacaktır. Tarihte, ham, kompleksli ve problemli liderlerin bir ülkeyi tümden felakete sürükleyip batırdığı da çok görülmüştür.
Milletçe ilerlemek ve yükselmek istiyorsak, artık süratle materyalist eğitim sisteminden dönmeli, nefis terbiyesine önem vermeli, inançlı, görgülü, bilgili, terbiyeli, iradeli, edepli, ahlâklı, hal ve gönül ehli insanlar yetiştirmeye yönelmeliyiz.
Selam olsun kalbi sevgi ile dolu, gönül ehli insanlara…
Muhabbetle…
 

YORUM EKLE

banner107

banner134