26 Ekim 2026’da devreye alınması planlanan uygulamayla sınavlarda ülke genelinde standartların sağlanması ve öğrencilerin öğrenme eksiklerinin daha kolay belirlenmesi hedefleniyor.
MEB’in 2026-2027 eğitim öğretim yılı kapsamında hayata geçirmeyi planladığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi, ortaokullarda 5, 6 ve 7’nci sınıfları, liselerde ise 9, 10 ve 11’inci sınıfları kapsayacak. Toplam 16 branşta uygulanması öngörülen sistemle sınav hazırlama ve değerlendirme süreçlerinde ortak bir yaklaşım benimsenmesi amaçlanıyor.
Hangi derslerde uygulanacak?
Yeni sistem, ortaokul ve lise kademelerinde farklı dersleri kapsayacak. Ortaokullarda Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri yer alacak.
Liselerde ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerinde uygulanması planlanıyor.
Sınavlarda öğrencilerin yalnızca bilgiyi hatırlamalarını değil, öğrendiklerini kullanma ve yorumlama becerilerini de ölçmeye yönelik açık uçlu sorulara ağırlık verilecek.
Soru havuzuna 8 bin soru hazırlanacak
Sistemin önemli bileşenlerinden biri de kapsamlı soru havuzu olacak. İlk ortak yazılı sınavlardan önce yaklaşık 8 bin sorunun sisteme aktarılması, sonraki her sınav döneminde de benzer sayıda yeni soru hazırlanması hedefleniyor.
Sınavların içeriği, eğitim öğretim yılı başında zümre öğretmenlerince belirlenen konu ve soru dağılım tablolarına göre oluşturulacak. Öğretmenler, belirlenen senaryolar doğrultusunda iki açık uçlu soruyu ortak kararla hazırlayacak. Diğer sorular ise Bakanlığın havuzundan, belirlenen güçlük seviyelerine göre seçilecek.
Kolay, orta ve zor düzeylerde hazırlanacak soruların puanlamaları öğretmenlerin değerlendirmesine sunulacak. Öğretmenler, sistem tarafından oluşturulan sınav kâğıtlarını ve cevap anahtarlarını inceleyerek onaylayabilecek. Gerekli görülen soruların gerekçesi belirtilerek en fazla iki kez değiştirilmesine de olanak tanınacak.
Sonuçlar e-Okul üzerinden değerlendirilecek
Sınavların ardından soru bazında elde edilen puanlar e-Okul sistemine girilecek. Sonuçlar, ilgili derslerin öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek öğrencilerin hangi konularda başarılı olduğu ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğu belirlenecek.
Bu veriler sayesinde öğretmenlerin ders planlarını öğrencilerin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyebilmesi amaçlanıyor. Sınav kâğıtlarının basımı ve çoğaltılması sürecinde ise gizlilik ve güvenlik kurallarına uyulması öngörülüyor.
Yeni sistemin avantajları ve tartışılan yönleri
Ortak sınav uygulamasının ülke genelinde ölçme ve değerlendirme standartlarını güçlendirmesi, soru zorluklarının dengelenmesi ve öğrenme eksiklerinin daha sistemli biçimde tespit edilmesi bekleniyor.
Bununla birlikte eğitimci İlhan Sevin, kapsamlı değişikliklerin sınavlara kısa süre kala gündeme gelmesinin öğretmenler ve okullar açısından hazırlık sürecini zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. Sistemin verimli uygulanabilmesi için öğretmenlere yeterli zaman tanınması ve uygulamanın aşamalı biçimde yürütülmesi gerektiği değerlendiriliyor.
Yeni sistemle birlikte sınavların yalnızca not verme aracı olarak değil, öğrencilerin gelişimini takip etmeye yardımcı bir değerlendirme mekanizması olarak kullanılması hedefleniyor.





