banner84

'16 Nisan'da başarıyı 2019'da taçlandıralım'

Alanya'da konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Budak, "16 Nisan'da İlçe Başkanımız Ali Takavut'un önderliğinde Alanya'da tarihi bir başarıya imza attınız. 2019'un Mart ayında bunu taçlandıracağınızı biliyor ve yürekten inanıyorum" dedi

'16 Nisan'da başarıyı 2019'da taçlandıralım'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak bugün partisinin Alanya İlçe Başkanı Ali Takavut'u ziyaret etti. Partisinin İlçe Teşkilatı'nda kendisini karşılayan partililerle de hasret gideren CHP Genel Başkan Yardımcısı Budak'ın açıklamasından şatır başları: 
CHP İlçe Başkanımız Ali Takavut'un önderliğinde Alanya'da büyük bir başarı elde ettiniz. Ben de bu başarıdan dolayı sizleri tebrik ediyorum. Antalya'nın genelinde çok büyük bir başarı eldenin yanında Alanya'nın bu başarıda payı büyük. Alanya üstüne düşeni fazlasıyla yaptı. Bu tabiki sadece Alanya'da İlçe Başkanı, İlçe Yönetimi, bizim üyelerimiz ve partimize gönül verenler değil, demokrasiye tutkun, demokrasiye sevdalı, Cumhuriyetten yana olan, hukukun üstünlüğünden yana olan gücün Alanya'da ve Türkiye'de ne kadar büyük olduğunu siz kendi yerelinizde kanıtlamış oldunuz. Sizi yürekten tebrik ediyor, kutluyorum ve önderliğinizi yaptınız. Ve bundan sonraki aşamalarda da bu başarının artarak büyüyeceğini ve hemen 2019'un Mart ayında bunu taçlandıracağınızı biliyorum ve yürekten inanıyorum. 
"DEVLETİN İMKANLARIYLA KAMPANYA YÜRÜTTÜLER"
16 Nisan referandum sürecinde çok sert, sıkıntılı, yoğun, baskı altında geçen bir referandum süreci yaşadık. Devletin bütün gücü, devletin uçakları, araçları, devletin tüm görevlileri bunlar Evet için mücadele ederken, tarafsız olması gereken, tarafsızlığı üzerine Anayasa'da yazdığı gibi yemin eden bu ülkenin Cumhur'un Başkanı'nın taraf olup meydan meydan, yine devletin kendi imkanlarıyla açılış adı altında devletin özel uçaklarıyla ki, devletin 13 uçağıyla Türkiye'yi karış karış gezerek, bir tarafı yok sayıp bir tarafın oylarını istemesi bu dünya tarihinde heralde ilk. Bu kadar büyük bir baskının, büyük bir zulmün içersinde Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yoldan ayrılmayıp, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden yana tavrını koyan, en az 50 ve üzerinde bu ülke vatandaşlarını da ben kutluyorum. Bu kadar baskıya rağmen cesurca sandığa giderek, oylarını kullandılar. Bundan sonra da sürdürülebilir olması bizim elimizde. 
"İYİKİ CHP VE SİZLER VARSINIZ"
Genel Başkanımızın da sizlere selamını getirdim. Referandum sürecinde Anadolu'nun bir çok yerindeydik. Genel Başkanın programlarının büyük bir kısmını da ben yaptım. O yüzden Antalya'daki çalışmalarım da biraz kısıtlı oldu. Ben sizden emin olduğum için referandum sürecinde de Alanya'ya gelemedim. Bir Manavgat'a kadar gelebildim, Akseki ve İbradı yaptım, Antalya merkezde çalıştım. Türkiye'nin her yerini de karış karış gezmiş olduk. Anadolu'daki durumu da gördüm. 2014 yılından buyana Anadolu'daki durum da fiili olarak bir tek adamın, parlamentonun bir tarafa bırakılıp, yasaların bir kenara bırakılıp, 'Ben Anayasa Mahkemesi'ni tanımıyorum, saygı da duymuyorum' diyerek 2014 yılında gelip, tarafsız üzerine yemin etmesine rağmen her zaman taraf olup, taraf olmadığını iddia eden bir kişinin baskısıyla devam ediyoruz. İyiki CHP var, iyiki sizler varsınız. 
"YSK BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR"
Bundan sonraki mücadele tam anlamıyla demokrasi güçleriyle birlikte, demokrasiye inanan, demokrasiden yana tavır alan, demokratik Cumhuriyet'i savunan güçlerle birlikte el ele, omuz omuza bu baskı rejimini, tek adam rejimini de yıkmaya ant içtik. Onun içinde referandum süreci bunu bize gösterdi. Uzlaşmacı dilin, kavrayıcı dilin, insanlarla biraraya gelip, aynı sandığa hem Kürt vatandaşlarımızın, hem milliyetçi kardeşlerimizin, hem sosyal demokratların nasıl Hayır verdiğini gördük. Hatta AK Parti'ye gönül verenlerin de tek adama karşı sandıkta Hayır oyu verdiklerini gördük. Fakat Yüksek Seçim Kurulu (YSK) denilen, yüksek hakimlerden oluşan belli bir riayakata sahip olması gereken, tamamen de tarafsız olması gereken bir kurumun sandıklar kapandıktan sonra 17.10'da tam kanunsuzluk, bir ilerisine geçiyorum, tam haydutluk yaptıkları bir durumla karşı karşıya kaldık. ve bunun hesabını mutlaka inandığımız yargının bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü sınırlarında hesabını soracağız. Bunun hesabı nasıl sorulacak. YSK'da 11 üyeden 10'u hakkında suç duyurusunda bulunduk. Çünkü kanun yapan millettir, kanunu yapan TBMM ve onun üyeleri, sizin vekillerinizdir. Tek kanun yapma yetkisi TBMM'ye aittir. ve bu kanun yapılmış ve mühürsüz oylar geçersizdir diyor. Sahte oylar ve mühürsüz oyların geçersiz sayılması gerekiyor. Bu konuda YSK'ya, Danıştay'a götürdük, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de götürdük. Siz buradaki yargıya etki edebilirsiniz ama biz dünyaya kapalı bir ülke değiliz. 
"YÜZDE 48 ORANINDAKİ OY BİZİM OYUMUZDUR DİYEMEYİZ"
Biz 16 Nisan'daki referandum öncesi seçmene, 'Siz sandığa gidin, oyunuzu verin. Sizin oylarınızı biz koruyacağız' dedik. Türkiye'de 49 milyon vatandaşımız sandık başına gidip, oylarını da kullandılar. Biz Evet oyu veren de, Hayır oyu veren olmak üzere bu oyların hakkını aramak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidiyoruz. Biz siz gidin sandığa biz bu oyları sonuna kadar arayacağız ve çaldırmayacağız dedik. Evet biz bu oyları çaldırmadık. Yüzde 97.5 oyların ıslak imzaları elimizde. Fakat YSK, bu ülkenin hukukun üstünlüğüne inanan bir ülkenin mahkemeleri ve hakimleri, milletin hakkını gasp etti. Milletin iradesini gasp eden bu YSK, bizim için yok hükmündedir. Biz sadece CHP olarak, en az yüzde 50 ve üzerinde olanlar olarak almış görmüyoruz kendimizi. Bu yüzden net ifademiz şudur, Alanya İlçe Yönetimi'nin büyük bir başarısı var. Ama Alanya'da 16 Nisan'da sandıktan çıkan yüzde 48 oranındaki oy oranını biz aldık diyemeyiz. Bunun için biz bu birlikteliği devam ettirmek için aynı ortak dili Türkiye'nin her yerinde kullanmayı ilke olarak benimsedik."

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 18:11
banner140
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107