banner84

'Ortak sevdamız Alanya'

MHP İlçe Kongresi'nde yeniden başkanlığa seçilen Türkdoğan'ı partisinde ziyaret eden Bakan Çavuşoğlu, "Bizim ortak sevdamız Alanya, Antalya ve Türkiye'dir ve Türk Milleti'dir" dedi

'Ortak sevdamız Alanya'
-Kerim TOKSÖZ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugün Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan'ı ziyaret ederek, yeniden başkanlığa seçilmesinden dolayı tebrik etti. Bakan Çavuşoğlu'nun partililer ile birlikte İlçe Teşkilatı'nın önünde karşılayan Türkdoğan, "Bizim için öncelikle Alanya siyasetinde çok önemli bir değersiniz. Biliyoruz ki siyasetin ötesinde Alanya'nın devlet adamı niteliğine sahip bir Bakanı var ve onun ismi de Mevlüt Çavuşoğlu. Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ile dostluğumuz yıllara dayanan benim de bir ağabeyimdir. Bu nazik ziyaretinden dolayı Sayın Bakanıma ve ekibine teşekkür ediyorum. Bizler MHP İlçe Teşkilatı olarak, Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey'in, ülkenin ve milletinin, Türklüğün bekası için, Türk devletinin sonsuza dek devam etmesi için önümüzdeki 16ç Nisan'da yapılacak olan referandum sürecinde güçlü bir şekilde Evet diyoruz, Evet demeye devam ediyoruz" dedi.  
"TÜRKDOĞAN BENİM DOSTUMDUR"
Türkdoğan'ın ardından MHP'lilere hitap eden Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, "İlçe Kongresi'nden sonra delegelerin büyük bir ilgisi ve oyuyla tekrar İlçe Başkanı seçilen çok sevdiğim kardeşim, dostum Mustafa Türkdoğan'ı ve yönetim kurulunu tebrik etmek içi partinizi ziyaret ediyorum. Gerçekten de kendisinin söylediği gibi bizim yıllara dayanan bir dostluğumuz, kardeşliğimiz vardır. Dostluk kardeşlik siyasi partilere bağlı değildir sadece. Bizim ortak sevdamız Alanya, Antalya ve Türkiye'dir ve Türk Milleti'dir. İlçe Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlara bakınca da hepsi kıymetli insanlardır. Bu devlete, millete, bayrağına aşık insanlardır. Gönülden başarılar diliyorum, başarılarınızın devamını diliyorum. Alanya'ya hizmet yolunda vatana ve millete hizmet yolunda her zaman beraber olacağız" diye konuştu. 
"16 NİSAN ÇOK ÖNEMLİ BİR GÜN"
Türkiye'nin geleceği, milletin, devletin, Ay-Yıldızlı bayrağımızın ve vatanımızın bekası için milletin 16 Nisan'da Yeni Anayasa referandumu için sandık başına gideceğini açıklayan Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Her konuşmamda da vurguluyorum, Milliyetçi Hareket Partisi ile AK Parti, Türkiye'nin geleceğini teminat altına almak için, yani istikrarını güçlendirmek için Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk milletinin büyümesi için oturdu istişare etti, müzakere etti, enine boyuna, gayet samimi bir ortamda Türkiye'nin ve Türk milletinin faydası nelerdir bunları değerlendirdi. 18 maddelik Yeni Anayasa paketini hazırladı, önce meclise gönderdi ve milletimizin huzuruna getirdi. Bu süreçte biz birlikte bu Anayasa paketinin Türkiye için neden önemli olduğunu, bunu hazırlarken neyi düşündüğümüzü bunu anlatmaya çalışıyoruz. ve içeriği hakkında vatandaşları doğru ve düzgün bilgilendirmemiz lazım. Anayasa paketinin içeriğine girmeyenler kara propoganda yapıyorlar. Millete korku salarak, korkutarak oy toplamaya çalışıyorlar ve biz bunu doğru bulmuyoruz. Bu siyasi parti meselesi değil, iktidar-muhalefet meselesi de değil, bu Türkiye'nin geleceğinin meselesi. Yani vatan ve millet meselesidir. Geçmişte bir çok büyüğümüz bu ülkeye hizmet etmiş, hizmet etmek için yola çıkmış bir çok büyüğümüzde esasen Türkiye'nin geçmişte yaşadığı sıkıntı ve sorunlar nedeniyle Türkiye'nin geleceğinin başkanlık, Cumhurbaşkanlığı sisteminde olduğunu söyleye gelmiştir. Rahmetli Alparslan Türkeş, bir kaç gün önce vefatının 20'nci yıldönümünde kendisini saygıyla, dualarla ve şükranla andık ve bir kez dana rahmetle andık. Türkiye'nin geleceğinin Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nde olduğunu her fırsatta vurgulamıştır, bunun gerekçelerini de gayet güzel bir şekilde yazdığı kitapta ifade etmiştir. Keza rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'da şahıslar değil, devlet önemli, sistem önemli bunun içinde sistemi güçlendirmemiz lazım demiştir. Rahmetli Demirel, rahmetli Özal, rahmetli Erbakan Hoca başkanlık sisteminin önemini siyaseti hayatları boyunca başkanlık sistemini anlata gelmişlerdir. Şahsen benim de siyasete aklımın erdiği günden buyana, siyasete kafamı yorduğum günden buyana, özellikle Ankara'da Siyasal okumaya başladığım günlerden buyana da savunduğum budur. Elbette demokrasi önemli, elbette hukukun üstünlüğü önemli ve bunları da gözeterek, demokrasimizin güçlenmesi, meclisimizin güçlenmesi, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının pekiştirilmesi için Anayasa paketine de bunları gördük ve bunları koyduk. Türkiye'nin istikrarı önemli ve yetki karmaşası olmaması lazım. Aynı yetkiler hem Cumhurbaşkanı'nda, hem Başbakanda olmaması lazım. Geçmişte aynı partiden ve aynı ideolojik yapılardan dolayı bu yetki karmaşasından dolayı ne kadar kavga ettiklerini ve bu kavgaların da ülkeye faturasının çok ağır olduğunu biliyoruz. O günleri hatırlıyor ve ona göre de geleceğe yön vermemiz lazım. Ve milletin iradesini de güçlendirmek lazım, söz sahibi millet olması lazım. Aynı şekilde seçimler artık zamanında olsun da 5 yıldan 5 yıla, 1.5 yıldan 1.5 yıla artık seçimler olmasın. Burada Alanya'da belediye seçimleri nasıl 5 yılda bir oluyorsa, Adem Murat Yücel seçildiğinde nasıl 5 yıllığına seçildiğini biliyorsak, genel seçimlerde de böyle olmalı. Olağanüstü Olağanüstü bir durum olmadığı sürece erken seçimleri bizim unutmamız lazım. İstikrar için bunlar önemli. Şahıslar gelip, geçicidir, şahıslara ve partilere Türkiye'nin geleceğini bağlamamak lazım. Sistemi sağlam kuralım ki, milletimizin oylarıyla kim işbaşına gelirse sistem tıkır tıkır işlemesi lazım. Bizim de esasen yaptığımız budur, bu Anayasa paketinin içeriği budur, bizlere düşen görevde vatandaşlarımıza 16 Nisan'a kadar bunların içeriğini anlatmak, kafa karıştırıcı, kara propoganda, yalan ve iftira varsa vatandaşlarımız bunu soruyorsa, sorduğu soruları da cevaplandırmaktır. Vatandaşlarımıza bunu anlatıyoruz, sokakta üzerimize düşen görevi de yapacağız. ve Türkiye'nin geleceği için çok önemli bir referandumu da barış, huzur ve istikrar içinde geçireceğiz. Bunları yaparken de Avrupa'dakilerin bazı ülkelerin ve basının da Türk milletine ders vermeye çalıştıklarını da gördük. Onlara da gerekli dersi ve mesajı da Nisan'da vereceğiz. Avrupa'nın bir çok kentinde vatandaşlarımız akın akın sandığa gidiyor. Ne için gidiyor biliyor musunuz? 'Siz bizi yönlendiremezsiniz, siz bizim ülkemizin iç işlerine karışamazsınız, biz buralarda yaşıyoruz ama biz Türk'üz diyecekler. Bunun içinde her zamankinden daha fazla aşk ve şevkle sandığa koşuyorlar. Aynı zamanda bizi engelleyip de tam tersi sahip çıktığı terör örgütleri var Avrupa'nın. Bizim bazı ülkelere gitmememiz için herşeyi yaptılar. O süreçte devlet adamı, Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli'nin tutumu takdire şayandır. Bahçeli'nin, 'Gerekirse Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ben de gideceğim, gerekirse ben de giderim' demesi, aynı zamanda Avrupa'daki ülkücü camiaya Çavuşoğlu, nereye giderse gitsin yurt dışına, mutlaka gidin yalnız bırakmayın demesi, bir devlet adamının vatanı ve milleti herşeyin önünde tutan Devlet Bahçeli'nin tutumu takdire şayandır. Ve esasen bu ülkelerin ne yapmak istediğini gördüğünün de aynı şekilde net bir ispatıdır."
Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2017, 17:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107