Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Alman ve Japon bilim insanlarının 2019-2023 yılları arasında yürüttüğü "creep" (fayın sürünerek deprem enerjisini kademeli olarak boşaltması) çalışmalarına dikkat çeken Bektaş, Kumburgaz açıklarındaki fay hattının uzun süredir iddia edildiği gibi tamamen kilitli olmadığını öne sürdü.

Mta Son Depremlerden Sonra Turki

Bektaş, Tekirdağ'dan Kumburgaz'a doğru ilerledikçe fayın sürünme derinliği ile deprem odak derinliklerinin sığlaşmasının bu görüşü desteklediğini belirtti.

"Beklenen İstanbul Depremi 7'den Küçük Olmalı"

Uluslararası araştırmaların Marmara Fayı'nın tek parça halinde kırılarak büyük bir "mega deprem" oluşturacağı tezini desteklemediğini ifade eden Bektaş, riskin bağımsız fay segmentlerinde meydana gelebilecek daha düşük büyüklükteki depremlerden kaynaklandığını söyledi.

Depremm-1

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Bektaş, "Beklenen İstanbul depremi 7'den büyük değil, 7'den küçük olmalı." görüşünü paylaştı.

Avcılar-Kumburgaz Hattına Dikkat Çekti

Prof. Dr. Bektaş, Ana Marmara Fayı boyunca 2011, 2012, 2019 ve 2025 yıllarında meydana gelen 5 ve 6 büyüklüğündeki depremlerin beklenen büyük kırılmayı başlatmadığını, kırılmaların Avcılar açıklarına kadar ilerlediğini ifade etti.

1963 yılında Adalar segmentinde meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremin de zincirleme bir kırılmaya dönüşmediğini hatırlatan Bektaş, Avcılar-Kumburgaz arasındaki 15-20 kilometrelik kesimde 7'nin üzerinde deprem oluşturacak düzeyde yüksek gerilim birikimi ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

Antalya Deprem-5

"Orta Büyüklükte Depremler Baskın Olabilir"

Bektaş, İstanbul'un doğusunda ve batısında geçmişte görülen 7 büyüklüğünün altındaki orta ölçekli depremlerin gelecekte de baskın olabileceğini ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi