Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki fay hatlarına ilişkin kamuoyunda yaygın kabul gören değerlendirmelere itiraz etti. Üşümezsoy, Büyükçekmece ile Yeşilköy arasındaki fay yapısının aktif bir fay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, Kuzey Marmara’da kırılmamış fay kalmadığı görüşünü yineledi.
İstanbul’da beklenen olası büyük depreme ilişkin senaryoları da değerlendiren Üşümezsoy, Marmara’daki tektonik hareketlerin tek bir ana fay düzlemi üzerinden açıklanamayacağını söyledi. Jeolog, Büyükçekmece-Yeşilköy hattının ölü fay niteliğinde olduğunu öne sürdü.
“Kuzey Marmara’da kırılmamış fay yok”
Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki fay sistemlerinin tek bir hat şeklinde çalışmadığını belirterek, özellikle Büyükçekmece ile Yeşilköy arasındaki yapıya ilişkin mevcut yorumlara karşı çıktı.
Bu hattın halen kırılmamış ve büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip bağımsız bir aktif fay şeklinde değerlendirilmesini eleştiren Üşümezsoy, söz konusu yaklaşımı “jeolojinin en büyük hatalarından biri” olarak nitelendirdi.
23 Nisan depremine dikkat çekti
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen Silivri-Kumburgaz merkezli depremi de kendi jeolojik modeli üzerinden değerlendirdi.
Depremin Adalar Fayı olarak tanımlanan yapıdan yaklaşık 60 kilometre uzakta meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, sarsıntının 1912 depreminden sonra bölgede biriken stres nedeniyle daha önce kırılmamış bir fayın hareketlenmesi sonucu yaşandığını savundu.
Üşümezsoy, 23 Nisan depreminin kendi ortaya koyduğu fay modelini desteklediğini ileri sürdü.
6.2 büyüklüğündeki deprem senaryosuna itiraz
Marmara için gündeme getirilen 6.2 büyüklüğündeki deprem senaryosuna da itiraz eden Üşümezsoy, meslektaşı Prof. Dr. Namık Aysal ile gerçekleştirdikleri saha çalışmalarına dikkat çekti.
Üşümezsoy, Büyükçekmece ile Yeşilköy arasındaki yapının aktif bir yanal atımlı fay olmadığını savundu.
“Bunun Avcılar karşısındaki Orta Marmara sırtını kesen yanal atımlı bir fay olmadığı, Adalar Fayı'nın devamı olarak uzanan ölü bir fay olduğu ortaya çıktı.”
Jeolog, bölgedeki jeolojik yapıların söz konusu büyüklükte bir deprem üretecek kırılma enerjisini barındırmadığını da öne sürdü.
Adalar Fayı haritası değişecek mi?
Üşümezsoy, Marmara’daki fay haritalarının yeni bilimsel çalışmalar doğrultusunda zaman içinde değişebileceğini belirtti.
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) bünyesinde yapılan bazı harita güncellemelerini örnek gösteren Üşümezsoy, İstanbul kıyılarındaki fay değerlendirmelerinin de gelecekte revize edilebileceğini savundu.
Üşümezsoy, Adalar Fayı’na ilişkin mevcut haritanın da ilerleyen dönemde değişebileceğini ifade etti.
Marmara’daki deprem tehlikesine ilişkin bu değerlendirmeler, bölgede genel kabul gören fay modellerinden farklı bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Üşümezsoy’un açıklamaları, kendi jeolojik modeli ve saha araştırmalarına dayandırdığı değerlendirmeler olarak öne çıkıyor.





