banner129

Rektörlerle ilgili kararname kapıda

Alanya’nın sorunlarına dikkat çeken yazı ve haberlerimiz kadar, bölgeyi ilgilendiren sorun ve konuların da her zaman takipçisi olduk. Bu misyonumuzun bilinci ile Akdeniz Üniversitesi Rektörlük atamasına duyarsız kalmamız düşünülemez, kaldı ki; Akdeniz Üniversitesi’nden tıp, turizm, ziraat fakülteleri ve diğer alanlarda hizmet aldığımız düşünüldüğünde, konu bizi de yakından ilgilendiriyor. 
Akdeniz Üniversitesi Rektörlük atamalarına; Küçük lobi söylemleri dışında, birden fazla aday ön plana çıkmakta. Medyadan takip edilebildiğim kadar ile bazı adayların, kendi donanımları ile değil, alanında başarılı birinin yakını olarak ön plana çıkmaya çalıştığı izlenimi edindim. 
Yakında yapılması beklenen rektörlük ataması öncesi bir takım spekülatif haberler ya da kulis çalışmaları ile atama yapılmayacağı artık aşikar. Kaldı ki Cumhurbaşkanının,  son yıllarda yaptığı atamalara bakıldığında, halkın ya da temsil ettiği kesimin nabzını tutan, güç sarhoşluğuna kapılmayan, hangi ideolojiden, görüşten olduğu değil, yerelin istek ve taleplerini, merkezin ise irade ve mevzuat sınırlılıklarını karşılıklı ve dengeli aktarabilen yöneticilerin ön plana çıktığı görülebilmekte. 
Bir kişiyi hedef göstermek değil elbette amacım. Ancak her platformda liyakattan, teknokrasiden, tecrübeden bahsederek bunun zıttı talep, istek, umut, saiklerle hareket etmek, kimi adayların samimiyetini ve  inandırıcılığını temelden ve baştan sarsmaktadır. Adayların çoğunluğu Tıp fakültesi kökenli kişilerdir. Özellikle tıpta tecrübe önemli bir yer teşkil etmektedir. Yani karşılaşılan vaka sayısı ilgili uzmanın kararlarındaki isabeti arttırmaktadır. Tabii ki söylemimizden hiç mi yeni idareciler çıkmasın sonucuna ulaşılmamalıdır. Ancak içinde bulunulan sıkıntılı süreçten dolayı, yerel ya da merkezde yapılacak en küçük hata, her alanda ve anlamda içinde bulunduğumuz savaş alanında bir cephe daha açmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Gelelim mevcut Rektör Mustafa Ünal’a. Üniversite çevresinde yaptığım kısa görüşmeler de gördüm ki, genel bir memnuniyetin var. Bütün kesimlere eşit düzeyde yaklaşıldığı, liyakat, bilgi ve becerinin ön planda tutulduğu belirtilirken, hocanın zamanın ruhuna uygun soysal ağlar üzerinden öğrencilerle, sürekli ve düzenli kurmuş olduğu iletişim de babacan tavırlarıyla ön plana çıktığı görülmektedir. 
Uzun lafın kısası, zorlu süreçlerde kazanılmış tecrübeden daha değerli birşey olmayacaktır.

YORUM EKLE

banner107