banner84

Kafeinin yanında su, meyvenin yanında yoğurt

Hayal Başar ile Sağlık Zamanı programının konuğu Diyetisyen Şenol, hızlı kilo vermenin sağlıklı olmadığını söylerken, kafein içerikli besinleri tüketirken yanında mutlaka 'su içilmeli' dedi. Diyabetli bireylerin meyveleri tek başına değil, süt veya yağlı tohumlar grubuyla tüketmesi gerektiğini söyledi.

Kafeinin yanında su, meyvenin yanında yoğurt

-Ayşe Yağmur MERCİMEK

Sağlıkla ilgili tüm konuların konuşulduğu Hayal Başar ile Sağlık Zamanı programının bu haftaki konuğu Lazergöz Tıp Merkezi Diyetisyeni Büşra Şenol oldu. Yaza kilo vererek girmek isteyenler için önemli bilgiler aktaran Şenol, aynı zamanda diyabette beslenme ile ilgili detaylar verdi.

'BİTKİ ÇAYLARI YARDIMCI OLUR'

Bitki çaylarının kilo vermedeki etkilerinden söz eden Şenol, "Bitki çayları doğrudan kilo vermeye ya da yağ yakımına etkili değil. Kilo vermede bitki çayları yardımcı oluyor. Ancak direkt olarak kilo vermenizi sağlamaz. Bitki çaylarının özellikleri, metabolizmayı hızlandırır, vücutta ödemin atımını hızlandırır ve metabolik atıkların vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Bitki çayları bu yüzden birçok kanser hastalığına yakalanma riskini azaltabilir. Antioksidan özellikleri ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Fakat direkt olarak kilo vermeye veya yağ yakımında etkili değildir" dedi.

'YEŞİL ÇAY ÖNEMLİ'

Kilo vermede yardımcı olacak bitki çaylarından bahseden ve sıcak suyun tokluk hissi verdiğini söyleyen Şenol, "Ödem atmaya yardımcı olarak yeşil çay, beyaz çay, kiraz sapı, biberiye çayı ve hibiscus çayını önerebiliriz. Kilo vermede ne yazıkki mucizevi bir besin yoktur aslında. Yeşil çay tüketimi çok önemlidir bu konuda. Metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olduğu için tüketilmesi gerekir. Sıcak suyun insanlar tarafından yağları yakar diye bir kavramı var. Bu doğru değil.  Sıcak su öğün aralarında midede tokluk hissi sağlanıyor ama direkt bir etkisi yok" şeklinde konuştu.

30 DAKİKALIK YÜRÜYÜŞ BİLE YETİYOR

Şenol, 30 dakikalık bir yürüyüşün bile kilo verme de etkili olduğunu söyledi. Şenol, "Günlük 30 dakikalık yapacağınız bir yürüyüş bile hem sağlık açısından, kalp damar sağlığı açısından, hem de kilo verme açısından faydalı olacaktır. Kafamızda spor salonlarına gidelim zaman harcayalım düşüncesi oluyor. Ama 30 dakikalık yürüyüşle bile kilo vermede ve sağlık açısından etkili olacağını düşünüyorum" dedi.

'HIZLI KİLO VERMEK SAĞLIKLI DEĞİL'

Hızlı kilo vermenin doğru ve sağlıklı olmadığını söyleyen Şenol, "Mucizevi bir diyet ve besin yok kilo vermek için. Sabrın sonucunda gerçekleşecektir. Hızlı kilo vermek sağlıklı değil. Sağlıklı olarak verilmesi gereken aylık olarak 4 kilo. Hızlı kilo vermemiz durumunda metabolizmamız da değişiklikler meydana gelir. Saç dökülmeleri yaşanabilir, vitamin ve mineral eksiklikleri yaşanabilir" diye konuştu.

'ÇAYIN YANINDA SU DA İÇİN'

Suyun kilo vermede çok fazla işe yaradığını söyleyen Şenol, kafein ürünleri tüketildiğinde mutlaka yanında su içilmesi gerektiğini belirtti. Şenol, "Hiçbir şey suyun yerini tutmuyor. Mesela çay kahve yani kafein içeren besinler, vücuttan fazla su atımına neden olur. Bunun da yerine konması için her içtiğiniz çayın ve kahvenin yanına bir bardak da su içmeniz yararlı olacaktır" dedi.

'MEYVELERİ TEK BAŞINA TÜKETMEYİN'

Diyabet rahatsızlığı bulunanların meyve tüketimine dikkat çeken Şenol, "Meyvelerin şekerle olmasından dolayı şekeri azaltıyor ya da yükseltiyor diye sınıflandırma yapmamamız gerekiyor. Çünkü her meyvenin içerisinde fruktoz dediğimiz meyve şekeri bulunuyor. Önemli olan bizim için glisemik endeks dediğimiz değer. Glisemik endeks nedir? Vücudumuza aldığımız karbonhidratların kan şekerimizi yükseltme hızlıdır. Aslında meyve tüketiminde buna dikkat etmemiz gerekir. Diyabetli bir bireyin glisemik indeksi düşük meyveleri tercih etmesi gerekiyor. Bunlar nedir? Elma armut portakal şeftali gibi meyveler posalı ve lifli meyveler. Meyveler tek başına değil süt grubu ve veya yağlı tohumlar grubuyla tüketilebilir. Tabii bunlar da çiğ olarak" dedi.

BALA DİKKAT

Bal tüketiminden de bahseden Şenol, "Aslında balın da bir tatlı ve şekerli olduğunu unutulmamalı. Faydası da çok fazla balın ama diğer tatlılar gibi diyabetliler balı da az tüketmeli. Özellikle kan şekeri normal değerlerde seyreden bireyler çok aşırıya kaçmadan az sıklıklarla balı tüketebilir. Ama kan şeker değerleri sürekli yüksek ya da çok düşük olan bireyler tabii ki daha az tüketilmeli. Hatta tüketmemeli diyebiliriz" dedi.

3 ÖĞÜN, 3 ARA ÖĞÜN

Diyabetli hastaların beslenme şeklinin 3 öğün olduğunu söyleyen Şenol, "Bizim önerdiğimiz üç öğün, üç ara öğün şeklinde. Özellikle uzun süreli aç kalmamaları gerekiyor diyabetli bireylerin. Kan şekerlerinde hızlı iniş ve çıkışların olmasını istemiyoruz. Öğün aralarında da 2- 2,5 saat aralarını geçmemeli" diye konuştu.

'UZUN SÜRE AÇ KALMAMALILAR'

Diyabetli bireyler oruç tutabilir mi? sorusuna da cevap veren Şenol, "Diyabetli bireylerin uzun süre aç kalmamaları gerekiyor. Eğer kişinin kan şekeri sürekli yüksek seyrediyor, kan şekeri düşüklüğü yaşıyorsa, kronik bir böbrek rahatsızlığı varsa, karaciğer rahatsızlığı varsa ve kullandığı insülin hızlı etkili insülin ise oruç tutmamalı kesinlikle. Bunun dışında kalan kişiler doktor kontrolü altında tutabilirler" şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2019, 18:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107