banner84

Şimdi okullu olduk

Sevgili anne babalar, öğretmenler, öğrenciler;
Eğitim öğretim yılının kapılarını açması ile birçok çocuk okul hayatına başlangıç yapmış olacak. Nitekim ortaya çıkan yeni koşullara adaptasyon ailelerin en önemli gündemi olmuş durumda.
Çocukların 5-6 yaş dönemi itibariyle okul sürecine dahil olması hem toplumsal dinamiklerle hem de yalnız kalma, kurallara uyma, sorumluluk sahibi olma, başka çocuklarla paylaşım içerisinde bulunma gibi kavramlarla tanışmasını sağlar.
Oldukça hassas olan bu evrede ebeveynlerin ve öğretmenlerin davranış modelleri çocuk üzerinde önemli etkiye sahiptir.
Bu dönemde karşılaşılan problemlerin en başında çocuğun okula gitmek istememesi gelir.
Her gün çeşitli bahanelerle okula gitmeyi reddeden çocuk anne babayı zor durumda bırakırken özellikle fiziksel anlamda şikâyetlerin de eşlik ettiği reddedişlerde ebeveynlerin eli kolu bağlanabilir.
Karın ağrıları, mide bulantıları, baş ağrıları gibi belirtiler sık rastlanılanlar arasındadır. Yine arkadaşlarla ilişki kurabilme okula başlangıçtaki önemli hususlardan bir tanesidir. Özellikle okul dönemine kadar daha bireysel yetişen, kalabalık ortamlara girmeyen, akranlarıyla bir arada bulunmayan çocuklar ilişki kurmada ve sürdürmede problemler yaşayabilmektedir.
Bir diğer olumsuz konu başlığı ise okulda verilen ev ödevlerini anne babaya yaptırarak bireysel sorumluluk sürecinden kaçış sağlamaktır. Buradaki davranış örneklerine bakacak olursak; ödev yapmayı ertelemek, ödev başındaki zamanı uzatarak anne babanın yardım etmesini sağlamak, uyuklamak vb gibi sıralanabilir. Bu tablo karşında “En iyisi olsun ya da ödevini yapmadan gitmesin” diye anne baba olarak yaptığınız ödevler çocuğunuzun performansını gölgeleyerek öz güvenini zedeler. Aynı zamanda ileriki yıllarda çocuğunuzun “yapamam” cümlelerinin arkasına sığınmasına sebep olur.
Peki, Neler Yapmalıyız?
Okul dönemi içindeki sorunları bertaraf etmek için anne baba, öğretmen ve öğrenci üçlüsünün birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Yaşanılan sorunların çözümünde uzman kişilerden destek almak büyük öneme sahiptir.
Ebeveynlere öneriler;
* Okul bahçesindeki ayrılma anını çok uzatmayın.
* Çocuğunuzun okula gitmeme düşüncesini destekleyecek davranışlardan kaçının. Özellikle “Tamam bugün gitme ama yarın gideceksin” gibi tavizler bir sonraki gün çocuğunuzun sizi ikna etmek için daha ısrarcı olmasına sebep olacaktır.
* Okula gitmenin kişinin isteğine göre gerçekleşmediğini, bunun kendi yaşıtında her çocuk için gidilmesi zorunlu bir görev olduğunu belirtin.
* Okula gitmek istemeyen çocuğun gösterdiği “başım ağrıyor, karnım ağrıyor, midem bulanıyor” vb fiziksel tepkileri mutlaka dikkate alın. Gerekli sağlık kuruluşlarına başvurun. Yalnız herhangi bir olumsuz sonuç çıkmadığı takdirde okulun rehberlik servisiyle görüşerek adaptasyon sağlamaya yönelik çalışmalarda bulunun.
* Çocuğunuzun öğretmeni ve arkadaşları ile olan ilişkisini takip edin. Arkadaşlarının aileleriyle zaman zaman bir araya gelin.
* Ev ödevlerinde ebeveyn olarak hatırlatma, talep halinde yardımcı olma, kontrol etme sürecinde bulunun. Yalnız verilen ev ödevlerinde ön planda olmamaya gayret gösterin. Çocuğunuz yardım talep etmeden müdahalede bulunmayın.
* “Günün nasıl geçti” klasik sorusundan çok “bugün okulda seni en çok ne güldürdü, sınıfça alkışladığınız birisi oldu mu, bugün hangi arkadaşlarınla teneffüste oynadın…” gibi onu düşündüğünüzü, merak ettiğinizi hissettirecek sorular sorun.
Öğretmenlere öneriler;
* Okulun ilk haftalarında çocukların ilgisini çekebilecek grup oyunları oynatma, okulu tanıtma, özellikle tuvalet kantin gibi fiziksel ihtiyaçların karşılandığı mekanları göstererek çocukların okul içindeki yaşamlarını kolaylaştırma, yabancılık hissini yok etmeye çalışmaları yapın.
* Otorite, kural gibi konuların üzerine eğilmekle birlikte yeni başlangıçlar yaşayan çocuklara gerektiği zamanlarda esnek davranabilmeyi unutmayın.
* Yaşanabilecek bir problemde ailelerle diyalog içerisinde kalıp bir arada çözüm önerileri üretin.
Her başlangıç insanı geliştirir. Gelişim değişimi beraberinde getireceği için kişinin buna direnç göstermesi beklenen bir tepkidir. Önemli olan bu tepkinin şiddeti ve sıklığıdır. İşte tüm bu bilgiler ışığında çocuğunuzun, öğrencinizin tepkilerini ölçerek gerekli müdahaleleri yapabilirsiniz.
2019-2020 Eğitim Öğretim Döneminin hepimize başarı, mutluluk, huzur getirmesi dileğiyle.

YORUM EKLE

banner107