‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Sinan Bolak, hakkındaki rüşvet suçlamalarını reddetti. Kültür A.Ş.’de kısa süre Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ne vekalet ettiğini belirten Bolak, suçlamalara konu belgeleri kendisinin hazırlamadığını söyledi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen davanın ikinci duruşmasının 23’üncü gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Eski TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in oğlu Sinan Bolak da duruşmada savunma yaptı.

Bolak, Kültür A.Ş.’de bir yıldan kısa süre görev yaptığını ve mevcut görevine ek olarak yaklaşık üç ay Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ne geçici olarak vekalet ettiğini belirtti.

“Görev için görüşüm sorulmadı”

Bolak, Eylül 2019’da Kültür A.Ş.’de Kültür Etkinlikleri Müdürü olarak çalışmaya başladığını, göreve başlamasından yaklaşık bir ay sonra Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’nün boş olması nedeniyle yönetim kurulu kararıyla geçici olarak müdür vekili görevlendirildiğini ifade etti.

Bu görevlendirme öncesinde kendisine görüşünün sorulmadığını belirten Bolak, dava konusu işlemlerin de bu yaklaşık üç aylık vekalet dönemine ilişkin olduğunu savundu.

Firma yetkililerini tanımadığını söyledi

Bolak, özel reklam alanlarına ilişkin izin süreçleri ve komisyondaki kişiler hakkında bilgisinin bulunmadığını belirterek, sözleşmelerin karşı tarafındaki firma sahipleri veya yetkilileriyle herhangi bir görüşme yapmadığını söyledi.

“Sözleşmenin karşı tarafını oluşturan, aynı zamanda bu eyleme rüşvet vermekle suçlanan firma sahipleri ya da yetkililerinin hiçbirini tanımıyorum.”

Bolak, bu kişilerle toplantı veya müzakere sürecine katılmadığını da ifade etti.

İBB ile ilişkisinin sona erdiğini belirtti

Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ndeki geçici vekalet görevinin 10 Ocak 2020’de sona erdiğini belirten Bolak, Kültür A.Ş.’deki görevinden Ağustos 2020’de ayrıldığını söyledi.

Daha sonra Dış İlişkiler biriminde çalışmaya başladığını belirten Bolak, Haziran 2021’de buradaki görevinden de ayrıldığını ve bu tarihten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilişkisinin kalmadığını ifade etti.

Yakalama kararını anlattı

Hakkındaki yakalama kararına da değinen Bolak, eşinin eğitimi nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunduğunu ve adres ile iletişim bilgilerini konsolosluk ile e-Devlet üzerinden güncellediğini söyledi.

Eski telefon numarası üzerinden kendisine ulaşılmaya çalışıldığını belirten Bolak, numaranın kullanımda olmaması nedeniyle yakalama kararı çıkarıldığını savundu. Kararı öğrendikten sonra Türkiye’ye geldiğini ifade etti.

“Belgeleri ben düzenlemedim”

Bolak, savunmasının son bölümünde rüşvet aldığı veya rüşvete aracılık ettiği iddialarını kabul etmedi. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ne vekalet ettiği dönemde fiilen yöneticilik, denetim veya yönlendirme yapmadığını belirten Bolak, imzaladığı belgelerin daha önce hazırlandığını savundu

“Suçlanmama neden olan belgeleri ben düzenlemedim. Öncesinde hazırlanmış ve sıralı imzaları tamamlanmış bir şekilde geçici vekalet görevim kapsamında imzamın zorunlu olduğunun ifade edilmesi sebebiyle belgeleri ben imzaladım.”

Usulsüzlükten haberdar olmadığını belirten Bolak, böyle bir durumdan şüphelenmesi halinde belgeleri imzalamayacağını söyledi. Ayrıca eyleme konu sözleşmelerde imzasının bulunmadığını hatırladığını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi