banner84

Genel Başkan Destici: ‘PKK Kürtleri temsil etmiyor’

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Alanya’daki bir otelde düzenlenen BBP Eğitim ve İstişare Toplantısı'nın açılış programındaki konuşmasında, dünyanın en değerli topraklarında yaşamanın avantajları ve bedellerinin olduğunu söyledi. Bu topraklarda aklın, bilimin, adaletin, doğruluğun, Hakk'ın takipçisi olanların dünyayı yönettiğini söyleyen Destici, cumhuriyet döneminde, sistematik terör olaylarıyla 70'li yılların başında tanıştıklarını vurguladı.

Genel Başkan Destici: ‘PKK Kürtleri temsil etmiyor’

2018 yılı itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bölücü terörün maliyetinin 1.5 trilyon dolar olduğunu kaydeden Destici, şöyle konuştu: "Bu rakam Türkiye'nin ''brüt dış borcunun" neredeyse 3 katı. 2018 yılı itibariyle kaybettiğimiz insan sayısı 40 bin... Terörün, soğuk savaş döneminden itibaren emperyalist devletler için bir "küresel mücadele enstrümanı" olduğunu, 50 yıldır Türkiye'yi belirlenen alanda tutmak için yoğun olarak kullanıldığını göz önünden ayırırsak, analizde ve çözümde tüm gerçekliği kaybederiz. PKK terörü, Batı tarafından himaye ediliyor, destek görüyor. Avrupa ülkeleri terörü himaye ediyor. Çeşitli isim ve biçimlerle terör örgütünün yan kuruluşlarına izin veriyor." diye konuştu.

Uluslararası güvenlik kuruluşlarının, Türkiye'nin ısrarlı çağrılarına rağmen, 35 yıldır bölgeye müdahaleye yanaşmadığını kaydeden Destici, bunların Türkiye'nin, yaşadığı problemi kendi imkanlarıyla çözmesi gerektiğini söylediğini aktardı. Kendi güvenlikleri için Suriye ve Irak'ta harekete geçtiklerinde de ya "sınırları ihlal ediyorsunuz" söylemi ya da askeri ve ekonomik yaptırım tehditleriyle karşılarına dikildiklerini anlatan Destici, "Bizi uluslararası kamuoyu önünde sanık sandalyesine oturtmaya çalışan ABD, Fransa ve İngiltere’nin bölgede bulunma gerekçeleri nedir? Kendilerinden, bugüne kadar, bölgedeki varlıklarını haklı gösterecek bir tek kelime bile duymadık. Bugün Suriye'de dünyanın hemen her "büyük" ülkesinin askeri var. Hiçbirinin varlığı, varlık sebepleri, faaliyetleri sorgulanmazken; sınıra yakın şehirlerimizde, evlerin, okulların, hastanelerin, çocuk parklarının, ibadethanelerin üzerine her gün bombalar düşerken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınırın her iki yakasında yaşayanların güvenliği sağlamak için, "terör örgütlerine" karşı yaptığı harekatın sorgulanmasını "düşmanlık" olarak görüyorum. Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz, ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız.”

Kara propaganda dışında hiçbir argüman bulamayan dost görünümlü düşmanların yanı sıra içerde de hainler, katiller, Taşnak ve Hınçak artıklarıyla mücadele edeceklerini aktaran Destici, "Şu anda, Suriye'nin kuzeydoğusunda teröristlere karşı, PKK/YPG terör örgütüne karşı kahramanca mücadele eden güvenlik güçlerimize 'işgalci' diyen içerdeki herkese 'hain' dedim, haindirler, demeye de devam edeceğim... Bu yeni bir tehcirdir diyenlere Hınçak-Taşnak artıkları dedim, yine diyeceğim. Bu harekat Kürtlere karşı yapılıyor diyenlere en büyük Kürt düşmanı sizsiniz dedim, yine demeye devam edeceğim." ifadelerini kullandı.

PKK ve diğer örgütleri hiç bir zaman Kürtlerin temsilcisi olmadığını kaydeden Destici, emperyalizmin uşağı, kadın-çocuk sivil demeden cinayetleri işleyen PKK, YPG ve diğer unsurlardan "Kürtler" diye bahsetmenin Kürtlere hakaret olduğunu söyledi. 

-

ABD ile son dönemlerde yaşanan ilişkilerin baştan aşağı gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiren Destici, ABD'yle yaşadıkları ihtilafların tümünde haklı olduklarına vurgu yaptı. 
Türkiye'nin maruz kaldığı Ermeni iddialarının hiçbir tarihi, hukuki, siyasi gerçekliğinin olmadığını ifade eden Destici, asıl katliamın Ermeni çetelerden tarafından yapıldığını belirtti. İngiliz belgelerinde bile Ermeni çetelerin saldırılarında ölen Müslüman Türklerin sayısının 510 bin olarak yer aldığını kaydeden Destici, şöyle konuştu: "1915 Tehcirinde, yaşananların sorumluluğu Osmanlı'ya ya da Türklere ait değildir. Ermenilerin, bugün, dünya üzerinde, kimlikleri, dinleri ve dilleriyle var olmalarını, Türklere borçludur. Selçuklu ve Osmanlı yönetiminde olduğu gibi bugün de, Ermeni kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, devletleri tarafından da eşit muamele görürler, tüm vatandaşlık haklarından diğer tüm vatandaşlarla eşit olarak faydalanırlar. ABD Temsilciler Meclisi’nde, yahut herhangi bir parlamentoda alınan bu tip kararların, tarihi bir gerçekliği olmadığı gibi, hukuki bir anlamı ve değeri de yoktur. 3 bin yıllık Türk tarihinin bir gününde bile soykırıma rastlayamazsınız. Türk'ün tarih sahnesinde 3 bin yıldır var olmasının sebebi kılıcı değil, adaletidir. Kılıçla zafer kazanabilirsiniz ama o zaferi baki kılamazsınız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretini de bu kapsamda değerlendirdiğini anlatan Destici, "Cumhurbaşkanının ABD ziyaretini, haklılığımızı, başta Amerikan kamuoyu olmak üzere tüm dünyaya anlatmak ve aşağılık hislerle düşmanca kaleme alınmış malum mektubu da iade etmek için bir fırsat olarak değerlendiriyorum." değerlendirmesinde bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107