Konserve ton balığına alternatif arayanların dikkatini uskumru çekiyor. Omega-3 bakımından zengin olan ve bazı büyük yırtıcı balıklara kıyasla daha düşük cıva riski taşıyan uskumru, besin değeriyle öne çıkıyor. Uzmanlar, iki balık türünün de farklı avantajları bulunduğunu ve dengeli beslenmede dönüşümlü tüketilebileceğini belirtiyor.

Mutfaklarda sıkça tercih edilen konserve ton balığının besin değerleri yeniden gündemde. İspanyol basınında yer alan değerlendirmeler, uskumrunun omega-3 içeriği ve vitamin çeşitliliği açısından önemli bir alternatif olduğunu ortaya koyuyor.

Uskumru Omega-3 Bakımından Zengin

İspanya Kalp Vakfı verilerine göre, 100 gram uskumru yaklaşık 2,67 gram omega-3 içerirken aynı miktar ton balığında bu değer yaklaşık 1,29 gram olarak belirtiliyor. Değerler, balığın türüne ve ürünün hazırlanma biçimine göre değişebiliyor.

Uskumru, omega-3 yağ asitlerinin yanı sıra D vitamini, B12 vitamini, selenyum, fosfor ve potasyum gibi besin öğelerini de içeriyor. Özellikle EPA ve DHA olarak bilinen omega-3 yağ asitleri, kalp ve damar sağlığı başta olmak üzere vücudun çeşitli işlevlerinde rol oynuyor.

Bu özellikleriyle uskumru, haftalık balık tüketimini çeşitlendirmek isteyenler için öne çıkan seçeneklerden biri olarak gösteriliyor.

Protein İçeriğinde Ton Balığı Avantajlı Olabilir

Uskumru omega-3 açısından öne çıkarken ton balığı da önemli bir protein kaynağı olmayı sürdürüyor. Bazı konserve ton balığı çeşitleri, ürünün türüne ve içeriğine bağlı olarak 100 gramda daha yüksek protein sağlayabiliyor.

Her iki balık da vücudun ihtiyaç duyduğu amino asitleri içeren kaliteli protein kaynakları arasında yer alıyor. Bu nedenle beslenmede yalnızca tek bir balık türüne bağlı kalmak yerine farklı türleri dönüşümlü tüketmek, çeşitli besin öğelerinden yararlanmayı kolaylaştırabiliyor.

Cıva Riskinde Balığın Türü Önemli

Balık tüketiminde besin değerleri kadar cıva miktarı da önem taşıyor. İspanya Gıda Güvenliği ve Beslenme Ajansı (AESAN), bazı büyük ve uzun ömürlü yırtıcı balıklarda cıva birikiminin daha yüksek olabildiğine dikkat çekiyor.

Kırmızı ton balığı, kılıç balığı ve bazı köpekbalığı türleri yüksek cıva içerebilen balıklar arasında değerlendiriliyor. Uskumrunun cıva düzeyi ise türüne göre değişiyor; bu nedenle bütün uskumru türlerini aynı risk grubunda değerlendirmemek gerekiyor.

Konserve ton balığının cıva içeriği de kullanılan türe ve balığın büyüklüğüne bağlı olarak değişebiliyor. Dolayısıyla her ton balığı konservesinin yüksek cıva içerdiği sonucuna varılamıyor.

Haftada 3-4 Porsiyon Balık Önerisi

AESAN’ın tüketim rehberinde genel nüfus için haftada 3 ila 4 porsiyon beyaz veya yağlı balık tüketilmesi öneriliyor. Hamileler, hamilelik planlayanlar, emziren kadınlar ve küçük çocukların ise yüksek cıva içeren balık türleri konusunda daha dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

Konserve balıklar da beslenmede pratik bir seçenek olabiliyor. Ancak ürün seçerken tuz miktarına bakılması ve mümkün olduğunda daha düşük tuz içeren çeşitlerin tercih edilmesi öneriliyor.

Ton Balığında Parazit Araştırması

Öte yandan UNIAN tarafından aktarılan bir araştırmada, Brezilya kıyılarında avlanan 53 ton balığının yüzde 96’sında parazit tespit edildiği bildirildi. Araştırmada parazitlerin çoğunlukla sindirim sistemi ve kas dokusunda görüldüğü belirtildi.

Ancak bu bulgu, bütün ton balıklarının veya piyasada satılan konserve ürünlerin aynı oranda parazit taşıdığı anlamına gelmiyor. Balığın avlandıktan sonra geçirdiği işlemler, gıda güvenliği kontrolleri ve pişirme ya da uygun işleme yöntemleri riskin değerlendirilmesinde belirleyici oluyor.

Sonuç olarak uskumru, omega-3 içeriği ve besin çeşitliliği bakımından ton balığına güçlü bir alternatif sunuyor. Bununla birlikte hangi balığın tercih edileceği değerlendirilirken protein miktarı, cıva riski, ürünün tuz içeriği ve tüketicinin özel beslenme koşulları birlikte ele alınmalı.

Kaynak: Haber Merkezi