Rapora göre, yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 232 trilyon liraya, toplam yükümlülükleri ise 248 trilyon liraya ulaştı.
Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH’ye oranı önceki döneme göre 0,7 puan artarak yüzde 23,2 seviyesinde gerçekleşti. Sektörlerin net finansal işlemlerinde ise borçlanma eğiliminin arttığı görüldü.
Hane halkının finansal varlıklarında en büyük payı yaklaşık yüzde 54 ile para ve mevduat oluştururken, yükümlülüklerin tamamına yakını kredilerden oluştu. Finansal olmayan kuruluşlarda ise hisse senedi ve özkaynak kalemleri hem varlıklar hem de yükümlülüklerde belirleyici unsur oldu.
Raporda, Türkiye’de yerleşik sektörlerin toplam borçluluk oranının diğer ülkelerle kıyaslandığında düşük seviyede kaldığı belirtilirken, kredi ve borçlanma senetleri niteliğindeki toplam borcun GSYH’ye oranının 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 94 olduğu kaydedildi.





