ABD'de temmuz ayı enflasyon verisinin açıklanmasının ardından gözler Fed'in eylül ayında vereceği faiz kararına çevrildi. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 3,4'e gerilemesi faiz indirimi beklentilerini desteklerken, verinin altın, dolar ve Borsa İstanbul üzerindeki olası etkileri de yakından takip ediliyor.

Ekonomist Dr. Sefer Humar, ABD enflasyon verisini Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a değerlendirdi. Humar, verinin olumlu olduğunu ancak piyasa beklentilerinden belirgin bir sapma yaratmadığını belirterek, yatırımcıların tek bir veri üzerinden agresif pozisyon değişikliğine gitmemesi gerektiğine dikkat çekti.

ABD enflasyonu yüzde 3,4 oldu

ABD'de tüketici fiyatları temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,1 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 3,4'e gerilerken çekirdek enflasyon aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.

Humar, yıllık enflasyonun hazirandaki yüzde 3,5 seviyesinden yüzde 3,4'e gerilemesinin olumlu olduğunu ancak verinin piyasa beklentileriyle uyumlu geldiğini söyledi.

“Piyasa rakamı değil, rakamın beklentiden farkını fiyatlar.”

Humar'a göre enflasyondaki düşüşün devam etmesi önemli olsa da yüzde 2'lik Fed hedefinden hâlâ uzak olunması nedeniyle veriyi "enflasyon problemi bitti" şeklinde değerlendirmek doğru değil.

Fed'in faiz indirimi ihtimali güçlendi

ABD enflasyon verisinin Fed'in eylül ayındaki faiz kararı açısından faiz indirimi ihtimalini zayıflatmadığını, aksine marjinal olarak desteklediğini belirten Humar, tek başına bu verinin faiz indirimi garantisi anlamına gelmediğini vurguladı.

Fed'in kararında istihdam piyasası, ücret artışları, kişisel tüketim harcamaları ve PCE enflasyonu gibi göstergelerin de etkili olacağını belirten Humar, mevcut verinin Fed'e önemli bir alan açtığını ifade etti.

Uzman değerlendirmesine göre eylül ayında faiz indirimi beklentisinin bir miktar güçlenmesi mümkün olsa da bunun agresif bir piyasa fiyatlamasına dönüşmesi için diğer ekonomik verilerin de destekleyici olması gerekiyor.

Altında yükseliş beklentisi temkinli

ABD'de enflasyonun gerilemesi ve faiz indirimi beklentilerinin desteklenmesi ilk etapta ons altın açısından pozitif değerlendiriliyor. Daha düşük faiz beklentisi, tahvil getirileri ve reel faizlerde aşağı yönlü baskı oluşturursa altının alternatif maliyetinin düşmesi beklenebilir.

Ancak Humar, altın fiyatlarında yeni ve kalıcı bir yükseliş trendinin yalnızca ABD enflasyon verisine bağlanmaması gerektiğini belirtti.

Doların seyri, ABD 10 yıllık tahvil faizleri, jeopolitik riskler ve yatırımcı pozisyonları altının yönünde belirleyici olacak.

“İyi veri geldi, altın yükselir” kadar basit bir denklem yok.

Bu nedenle mevcut yüksek seviyelerde yaşanabilecek hareketlerin doğrudan yeni bir yükseliş trendinin başlangıcı olarak görülmemesi gerektiği ifade edildi.

Borsa İstanbul'a ABD desteği

ABD enflasyonunun kontrol altında kalması, Fed'in daha güvercin bir politika izleme ihtimalini artırabileceği için gelişmekte olan piyasalar açısından olumlu bir ortam yaratabilir.

Bu durum Borsa İstanbul için de dolaylı bir destek unsuru oluşturabilir. Ancak BIST'in yönünü yalnızca ABD enflasyonu belirlemeyecek.

Şirket kârlılıkları, Türkiye'deki faiz seviyesi, kredi koşulları, yabancı yatırımcı ilgisi, kur hareketleri ve iç ekonomik beklentiler borsanın seyrinde daha belirleyici olmaya devam edecek.

Humar, ABD'den gelebilecek olumlu havanın Borsa İstanbul için destekleyici olabileceğini ancak kalıcı bir yükseliş için Türkiye'nin kendi ekonomik dinamiklerinin de güçlü olması gerektiğini belirtti.

Dolar için iç dinamikler önemli

ABD enflasyonunun gerilemesi küresel ölçekte dolar üzerinde bir miktar baskı oluşturabilir. Ancak Türkiye'de dolar/TL'nin yönü yalnızca küresel dolar hareketleriyle açıklanamayacak.

İç para politikası, enflasyon, rezervler ve sermaye akımları kur üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

“Piyasaya yeni bir yol çizmedi”

Humar, ABD enflasyon verisinin yatırımcı davranışı açısından mevcut beklentileri büyük ölçüde teyit ettiğini ve sert bir pozisyon değişikliğinin gerekli olmadığını belirtti.

Altında Fed'in güvercinleşme ihtimali desteklenirken yüksek seviyelerde kâr realizasyonu ve oynaklık riski bulunuyor. Dolar tarafında küresel baskı ihtimali öne çıkarken Borsa İstanbul açısından küresel risk iştahındaki artış olumlu değerlendiriliyor.

Ekonomist Dr. Sefer Humar, piyasaların mevcut durumunu şu ifadeyle özetledi:

“Veri piyasanın önünü açtı ama piyasaya yeni bir yol çizmedi.”

ABD enflasyonunun yüzde 3,4'e gerilemesinin olumlu ancak Fed'in yüzde 2 hedefinin hâlâ üzerinde bulunması nedeniyle tek başına bir politika değişikliği için yeterli olmadığı belirtiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi