İran savaşı, Suudi Arabistan’ın kritik petrol boru hattındaki hasar, Hürmüz Boğazı’nda düşen tanker trafiği ve Ukrayna’daki rafineri saldırıları küresel akaryakıt piyasasındaki baskıyı artırıyor. Özellikle motorin arzında yaşanan sıkışmanın ulaştırma, tarım, üretim ve gıda fiyatları üzerinden daha geniş bir maliyet artışına dönüşebileceği belirtiliyor.
Küresel enerji piyasalarında arz güvenliğine ilişkin endişeler devam ederken, petrol ve rafine ürün fiyatları üzerindeki baskı da sürüyor. Reuters verilerine göre Brent petrol 18 Eylül’de 102,53 dolar seviyesine geriledi ancak 100 doların üzerinde kalmayı sürdürdü.
SUUDİ PETROL HATTINDA HASAR
Piyasalardaki en önemli risklerden biri Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattında yaşanan kesinti oldu.
Yaklaşık 1.200 kilometrelik hat, ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na petrol taşınmasını sağlıyor. Böylece Suudi petrolünün Hürmüz Boğazı kullanılmadan ihraç edilmesine imkan tanıyor.
Reuters’a göre saldırının ardından hattın üç pompa istasyonunda hasar meydana geldi. Hat normal şartlarda günlük yaklaşık 4 milyon varil petrol taşıyabiliyor ve kesintinin küresel arz üzerinde önemli bir etkisi bulunuyor.
Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat yollarını kullanarak arz kaybını sınırlamaya çalışması ise petrol fiyatlarındaki yükselişin bir miktar geri çekilmesine katkı sağladı.
HÜRMÜZ TRAFİĞİ DÜŞÜK KALIYOR
Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği de savaş öncesi seviyelerin oldukça altında seyrediyor.
Reuters’ın Kpler verilerine dayandırdığı 18 Eylül tarihli bilgilere göre 17 Eylül’de boğazdan yalnızca dört ticari gemi geçti. Son 10 günlük ortalama ise 16 gemi olarak kaydedildi. Gemilerin bazıları çatışma bölgesinde tespit edilmemek amacıyla takip sistemlerini kapatabildiğinden, gerçek geçiş sayısının farklı olabileceği belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir güzergah konumundaydı.
MOTORİNDE ARZ BASKISI ARTIYOR
Küresel enerji piyasasındaki asıl baskının rafine ürünlerde, özellikle motorinde daha belirgin hale geldiği görülüyor.
Orta Doğu’daki savaş nedeniyle rafineri kapasitesinin zarar görmesi, Rusya-Ukrayna savaşında Rus rafinerilerinin hedef alınması ve petrol sevkiyatındaki aksaklıklar motorin arzını sıkıştırıyor.
Reuters’ın 18 Eylül tarihli değerlendirmesine göre Avrupa’da motorin vadeli fiyatları 210 dolar seviyesine kadar yükseldi. Küresel motorin ihracatının da 2025 yılına kıyasla yaklaşık üçte iki oranında gerilediği bildirildi.
Motorin fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt istasyonlarını değil, taşımacılık ve tarım başta olmak üzere çok sayıda sektörü etkileyebiliyor. Bu nedenle arz sıkıntısının uzaması durumunda maliyet baskısının tedarik zincirinin farklı aşamalarına yayılması bekleniyor.
SUUDİ ARABİSTAN ALTERNATİF ARIYOR
Suudi Arabistan, Doğu-Batı hattındaki kesintinin etkisini azaltmak amacıyla Basra Körfezi'ndeki ihracatını artırmaya ve petrolü Umman açıklarında gemiden gemiye aktarmaya yöneliyor.
Reuters’a göre Suudi Aramco’nun eylül ve ekim aylarında Ras Tanura’dan yapılacak sevkiyatları artırması ve Umman’ın Sohar Limanı açıklarında gemiden gemiye transfer yöntemini kullanması bekleniyor. Bu yöntem, Yanbu’daki aksaklığın etkisini kısmen dengelemeyi amaçlıyor.
Bu gelişmeler petrol fiyatlarında son günlerde bir miktar gevşeme sağlasa da Hürmüz’deki düşük trafik ve bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle piyasalardaki risk tamamen ortadan kalkmış değil.
PİYASANIN TAMPONLARI AZALIYOR
Enerji piyasasında endişeyi artıran bir diğer unsur, arz şoklarını sınırlamak için kullanılabilecek tamponların azalması.
Reuters’ın analizine göre Çin’in petrol talebinin yeniden güçlenmesi, stokların azalması ve savaşın başından bu yana uygulanan çeşitli arz dengeleme yöntemlerinin etkisinin zayıflaması piyasayı daha kırılgan hale getiriyor. Shell ve Equinor yöneticileri de küresel enerji piyasasında arzın sıkılaşması ve fiyat oynaklığının devam etmesi konusunda uyarılarda bulundu.
Mevcut tablo, ham petrol fiyatlarındaki hareketin yanı sıra özellikle motorin piyasasının da yakından izlenmesine neden oluyor. Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin toparlanmaması, Suudi petrol altyapısındaki onarım süresinin uzaması veya rafineri kayıplarının artması halinde küresel akaryakıt piyasasında yeni fiyat baskılarının oluşabileceği değerlendiriliyor.





