Antalya’da Akdeniz Üniversitesi, kanser tedavisinde çığır açan CAR-T hücre tedavisi uygulamasını Türkiye’de ilk kez hayata geçirdi. Dünyada yalnızca 8 merkez arasında yer alan yeni altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanması planlanıyor.
TÜRKİYE’DE BİR İLK GERÇEKLEŞTİ
Cumhurbaşkanlığı desteğiyle kurulan İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesinde hizmet verecek CAR-T Hücre Tedavi Merkezi, ileri düzey hücresel tedavi alanında Türkiye’nin en kapsamlı projelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Merkezin yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilimsel araştırma üssü olarak da kullanılacağı bildirildi.

İLK ADAYLAR BELİRLENDİ
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Özlenen Özkan, sürece ilişkin yaptığı açıklamada 678 başvurunun değerlendirildiğini ve ilk etapta 9 hastanın uygun aday olarak belirlendiğini duyurdu. Özkan, hastaların tüm sağlık verilerinin detaylı şekilde incelendiğini ve tedavi sürecinin büyük titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.
KİŞİYE ÖZEL KANSER TEDAVİSİ
CAR-T tedavisinin klasik kemoterapiden farklı olarak hastanın kendi hücreleriyle uygulandığını belirten Özkan, süreci şöyle anlattı:
“Hasta kanından alınan T hücreleri laboratuvarda çoğaltılıp güçlendiriliyor ve yeniden hastaya veriliyor. Bu süreç yaklaşık 10-12 gün sürüyor.”
Bu yöntem, özellikle lösemi ve lenfoma hastalarında umut verici sonuçlarıyla dikkat çekiyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI DESTEĞİ VURGUSU
Projenin hayata geçirilmesinde Cumhurbaşkanlığı desteğinin kritik rol oynadığını belirten Özkan, Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, bu desteğin olmaması halinde merkezin kurulamayacağını ifade etti.
TEDAVİ TÜRKİYE’DE UYGULANACAK
Daha önce hastaların tedavi için yurt dışına gitmek zorunda kaldığını hatırlatan uzmanlar, artık hücrelerin ülke içinde işlenerek hastalara geri verileceğini belirtti. Bu durumun hem maliyetleri düşüreceği hem de tedavi etkinliğini artıracağı ifade edildi.
YENİ UMUT KAPISI
CAR-T hücre tedavisinin yalnızca kanser değil, otoimmün hastalıklar ve beyin tümörleri gibi farklı alanlarda da kullanılabileceği bildirildi. Uzmanlara göre bu yöntem, gelecekte tıbbın en önemli kişiselleştirilmiş tedavi modellerinden biri olacak.





