1948 yılında liman inşaatı için taş ocağı açıldığı sırada keşfedilen Damlataş, ziyaretçilerini 50 metrelik bir geçitle karşılıyor. İsmini, sarkıtlardan damlamaya devam eden su damlalarından alan mağara; görsel ihtişamının çok ötesinde özellikler barındırıyor.
Yan kristalize kalker içinde bulunan mağaranın sarkıt ve dikitlerinin MÖ 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği değerlendirilen doğal güzellik 15 bin yılda oluşan muazzam sarkıtlarıyla görenleri kendine hayran bırakıyor.
MAĞARAININ ÖZELLİKLERİ
Mağaranın havası mevsimsel olarak değişmez. Sıcaklık 22 santigrat derece, rutubet yüzde 95, sabit basınç ise 760 mm’dir. Mağaranın havasında yüzde 71 azot, yüzde 20,5 oksijen, on binde 2,5 karbondioksit ve bir miktar radyoaktivite ile iyonlar bulunmaktadır.

HASTALARA ŞİFA DAĞITIYOR
2025 yılında 270 bin ziyaretçiyi ağırlayarak önemli bir rekora imza atan Damlataş Mağarası, Akdeniz turizminin en güçlü cazibe merkezlerinden biri olduğunu tescilledi. Mağarayı özel kılan en büyük unsur ise yaz-kış değişmeyen sabit atmosferi. Sıcaklık, nem oranı ve basınç bileşimi sayesinde özellikle astım ve KOAH hastaları için doğal bir tedavi alanı sunan mağarada; doktor kontrolünde gelen hastalar, her gün belirli süreler oturarak 21 günlük şifa kürlerini uygulamayı sürdürüyor.
Hem şifa arayanların hem de binlerce yıllık doğal oluşumlara tanıklık etmek isteyenlerin ortak adresi olan Damlataş Mağarası, zengin tarihi ve benzersiz havasıyla ilgi gören mağara giriş çevresi uzun yıllar sonra bu sezon başında yaklaşık 3 ay boyunca kapsamlı tadilata alındı.





