Bölgenin önemli turizm acentelerinden Tivrona Tour Ortağı ve Genel Müdürü Hamdi Albayrak, 2026 turizm sezonu beklentileri ile sektörün genel görünümüne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Her yıl turizmi doğrudan etkileyen yeni gelişmeler yaşandığını belirten Albayrak, bu yıl da Orta Doğu’daki krizin ve Avrupa pazarındaki temkinli yaklaşımın etkilerinin hissedildiğini söyledi.
Albayrak, Antalya özelinde turistin yine geleceğini ancak bunun fiyat ve karlılık açısından sektörün lehine olmayacağını belirterek, “Öyle ya da böyle son dakika şeklinde de olsa turist gelecek. Ama nasıl gelecek? Master planı tek kelime olmalı; yatak arzı dursun” dedi.
“KRİZLERİN UCU YİNE BİZE DOKUNUYOR”
Geçen yıl temmuz ayı itibarıyla sayı anlamında toparlanma yaşandığını ancak artan maliyetler nedeniyle karlılığın eski seviyeleri yakalayamadığını ifade eden Albayrak, 2026 sezonuna ise yeni bir kriz ortamıyla girildiğini söyledi. Albayrak, “Bu sene de Orta Doğu’da bir kriz patladı.
Ucu yine bize dokunuyor. Avrupalı gelmek istemiyor. Avrupalı sigorta şirketleri Türkiye’yi riskli ülkeler arasında görüyor. Türkiye ile birlikte Mısır, Kıbrıs, Kuzey ve Güney Kıbrıs ve Girit Adası da riskli görülüyor. Diğer tarafta talep artışı var ama bize yok. Bizde talep düşüşü var. Kayıp çok olmasa da rezervasyon gelmiyor. Yeni rezervasyon gelmiyor” diye konuştu.
“TURİST HER ŞEKİLDE GELECEK”
Antalya’nın sahip olduğu turizm hacmi ve rakip destinasyonların dolulukları dikkate alındığında turistin yine Türkiye’ye yöneleceğini savunan Albayrak, bu gelişin fiyat baskısıyla olacağını söyledi. Albayrak, “Geçen sene resmi rakamlarla Antalya’ya 15 milyon civarında turist geldi.
Bu sene 13 milyon gelsin, 12 milyon gelsin, yüzde 15 kayıp olsun, yine gelecek. Çünkü siz bu 15 milyon turisti Türkiye’den alıp Mısır’a, Tunus’a, Yunanistan’a ve İspanya’ya dağıtamazsınız.
Onların kapasiteleri zaten dolu. Yunanistan dolu gidiyor, İspanya dolu gidiyor. Ek kapasitesi yok. Öyle de gelecek, böyle de gelecek. Ama nasıl gelecek? Düşük fiyatlarla gelecek” ifadelerini kullandı.
“ASIL SORUN GECELEME SAYISININ DÜŞMESİ”
Sektör açısından asıl kırılmanın kişi başı geceleme sürelerinde yaşandığını belirten Albayrak, geçmişte 10 günlük, Alman turistlerde ise 12 güne kadar çıkan paketlerin artık 6-7 güne kadar düştüğünü söyledi.
Bazı bölgelerde bu rakamın 4-5 geceye kadar indiğini aktaran Albayrak, bunun oteller üzerinde ciddi baskı yarattığını dile getirdi. Albayrak, “Geçmiş dönemde her turist ortalama 10 günlük paket ile gelirdi. Şimdi kişi başı geceleme ortalaması oldukça düştü. 7’ye düştü, 6’ya düştü.
Kundu’da otelci arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre 4’e 5’e düşen geceleme ortalamaları var. Bu da sezonun geçmiş dönemlere ulaşması için gelen kişi sayısının iki katına çıkması gerektiğini gösteriyor” dedi.
500 odalı ve 1000 yataklı bir otel örneği veren Albayrak, sezonun 200 gün kabul edildiği bir düzende 100 bin geceleme hedefine ulaşmak için geçmişte 10 bin oda rezervasyonu yeterliyken, geceleme süresi 8 güne düştüğünde 12 bin 500, 5 güne düştüğünde ise 20 bin oda rezervasyonu gerektiğini anlattı. Bu tablonun da doluluğa ulaşamayan otelleri fiyat kırmaya ittiğini söyledi.
“OTELLER BİRBİRİNİN MÜŞTERİSİNE SALDIRACAK”
Doluluk sağlanamadığı zaman fiyat rekabetinin kaçınılmaz hale geldiğini belirten Albayrak, “Oteller tam kapasiteye ulaşamayınca da birbirinin müşterisine saldıracak, dolayısıyla düşük fiyatlar verecekler. Bu kaçınılmaz” dedi.
“ERKEN REZERVASYON AVANTAJI KAYBOLDU”
Son yıllarda sezonun “son dakika” ağırlıklı hale gelmesinin temel nedenlerinden birinin erken rezervasyon sistemindeki güven kaybı olduğunu söyleyen Albayrak, geçmişte turistin erken rezervasyonda ciddi fiyat avantajı elde ettiğini, ancak doluluk baskısı yaşayan otellerin sezon içinde fiyatları daha da düşürmesiyle bunun tersine döndüğünü ifade etti.
Albayrak, “Sezonda fiyatlar erken rezervasyon fiyatlarının zaman zaman daha da altına bile düştü. Bu defa erken rezervasyon yapan turistler kendilerini kandırılmış hissettiler. Bu nedenle artık turist son dakika seçeneğini daha çok masada tutuyor. Bu nedenle sezona ilişkin rakamlar karamsar gibi görünebiliyor” diye konuştu.
“MASTER PLANIN TEK KELİMESİ OLMALI: YATAK ARZI DURSUN”
Turizmin hem yurt içi hem yurt dışı gelişmelerden etkilendiğini ancak hiçbir etkinin kontrolsüz yatak arzı kadar ağır olmadığını belirten Albayrak, en net çözüm önerisini de bu başlıkta dile getirdi. Albayrak, önümüzdeki 5 yıl boyunca yeni yatak arzının durdurulması gerektiğini savundu.
Albayrak, “Turizm Master Planı konuşuluyor. Bu plan tek kelime olmalı; yatak arzı önümüzdeki 5 yıl için durdurulmalı. Bu yıl 20 adet 5 yıldızlı otel açıldığını varsayalım.
Sadece bu 20 otel yaklaşık 20 bin yeni yatak demek. Ve bu 20 bin yatağın dolması için neredeyse 300-400 bin aralığında yeni turist sayısına ihtiyaç var.
Ancak Antalya’nın yatak arzını karşılayabilecek sayıda turisti getirecek uçak sayısı bile yok. Bir süre yatak arzı durdurulmalı, fiyat-performans dengesi yeniden sağlanmalı. Daha sonra ihtiyaca göre yatak sayısında artış yapılabilir” dedi. -Alkın BİRİCİK





