"20. yüzyılın Yunus Emre'si" olarak anılan Tekintüre, yoksullukla dolu bir çocukluk geçirdi ve küçük yaşta babasını kaybetmesiyle hayat mücadelesine atıldı. Kuyumculuktan seyyar satıcılığa kadar birçok iş yaptı, ancak içindeki sanat aşkını asla kaybetmedi.

Şarkılarla Başlayan Bir Efsane
Tekintüre'nin besteleriyle adını duyuran ilk isimler arasında, 1974'te "Tanrım Beni Baştan Yarat" şarkısıyla Gönül Akkor, Emel Sayın gibi sanatçılar yer aldı. Şarkı o kadar popüler oldu ki, bir film uyarlaması bile yapıldı. Daha sonra Gülden Karaböcek'in seslendirdiği "Dilek Taşı," "Sürünüyorum" ve "Kırılsın Ellerim" gibi şarkılarla arabesk dünyasında fırtınalar estirdi.
Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay, Azer Bülbül ve Yıldız Tilbe gibi birçok ünlü sanatçı onun eserleriyle zirveye çıktı. Özellikle Müslüm Gürses ile olan işbirliği, arabesk müziğin altın çağını başlattı. "Hangimiz Sevmedik," "Unutamazsın," "Ben Senin Kulun Muyum" gibi şarkılar, Gürses'in yorumu ve Tekintüre'nin derin sözleriyle birer klasik haline geldi.
Vefasızlığa Karşı Bir Hayat Mücadelesi
Yüzlerce hit şarkıya imza atmasına rağmen Ali Tekintüre, bu büyük piyasanın en az kazanan isimlerinden biri oldu. Filhakikat.net'e verdiği bir röportajda, sanatçıların vefa göstermediğinden ve telif hakları sorunundan yakınıyordu: "Yanlarında götürdükleri enstrümana para veriyorlar ama bize vermiyorlar... Benim ve arkadaşlarımın bazı kişilerden trilyonlarca alacağı var." Telif haklarının yetersiz olduğunu, bir şarkı yarışmasında okunan şarkısı için kendisine sadece 6 TL ödendiğini ve bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirtiyordu.
En büyük sorunlardan biri de sigorta ve emeklilikti. Pek çok sanatçının aksine Ali Tekintüre, sigortasını kendi imkanlarıyla ödeyerek emekli oldu. Hayatının son yıllarında "Kendimi kullanılmış hissediyorum," diyerek sitemini dile getirdi ve mücadeleye geç kalındığını vurguladı.

Ölüme Giden Yolculuk ve Sonsuz Mirası
Hayatının son yıllarında yazmaya ve üretmeye devam eden Tekintüre, bir sonraki şiir kitabının hazırlıklarını yaparken akciğer kanserine yakalandı. 3 yıl süren zorlu mücadelenin ardından 15 Aralık 2017'de 64 yaşında hayata veda etti.
Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilen Ali Tekintüre'yi, sevenleri ve sanat camiasından birçok isim uğurladı. O, bu dünyadan maddi karşılığını tam alamamış, ancak şarkılarıyla milyonlarca kalbe dokunmuş bir sanatçı olarak ayrıldı. Şarkıları bugün hala Yeşilçam filmlerinde, radyolarda ve en önemlisi sevenlerinin kalbinde yaşamaya devam ediyor. Ali Tekintüre, "uçak filom olurdu" diyerek dile getirdiği hakkını alamamış olsa da, eserleriyle nesiller boyu sürecek bir miras bıraktı.





