ALTSO Başkanı ve Başkan Adayı Eray Erdem, “Alanya’ya borcum var” diyerek başladığı açıklamasında “Benim maddi, manevi bütün kazandığım Alanya’da. Alanya’ya bu anlamda çok büyük borcum var. Bu borcu sadece ticaret ve sanayi odası başkanı olarak ödeyeceğim diye yola çıkmadım. 2 dönem belediye meclis üyeliği yaptım.
Bir çok STK’da görev aldım. Alanyaspor’da 20 yılı aşkın süredir yönetimde yer alıyorum. Şehre dair yapabileceğim ne varsa bunlara duyarsız kalmadım” dedi. Karakter olarak konulara duyarsız kalamadığını söyleyen Erdem “Ben biraz stresi de seven biriyim, bir şeyi çözüp onun keyfini yaşamak ayrı bir keyif.
Bu tür görevlerde olmadığım zaman sosyal yönümde çok güçlü. Dolayısıyla birileriyle sürekli istişare ederiz, bir konu varsa çözmek için çaba sarf ederiz. Gerek STK’larda gerek siyasi kurum kuruluşlarda ülkemizdeki yönetim biçimiyle sadece başkan olarak değil, kadroyla 2 yıl bu görevleri yapmak lazım.
İlk dönem muhakkak yaptıklarımız olacak ama asıl yapacaklarımızla ilgili altyapı çalışması yapmış olursunuz. Kamuoyu sizi tanır, önyargısı yıkılır. Size güven ya da güvensizlik birinci dönemin sonunda şekillenir. Siz de ona göre yol alırsınız. Bizim şehre hizmet noktasında yapmak istediğimiz şeyler var. Bunları da devam ettirebilmek adına adayız. Kısmet olursa cumartesi günü mazbatayı almayı planlıyoruz. Alanya’nın tercihine saygı duyarız. Küsmeyiz, darılmayız. Bize ne zaman nerede ihtiyaç duyulursa orda oluruz” dedi.
24 KOMİTEDE BAŞARIMIZ DAMGALANACAK
Ekibinde değişim olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Erdem, “Bu dönem seçim kampanyasına başlarken dile getirmiştim, işim hem kolay hem zor. Kolay tarafı kamuoyunun geçen dönem bizimle ilgili olan önyargıları, kaygıları yüzde 80 oranında yok oldu. Birbirimizi tanıdık. Zor tarafı, bu dönem bizimle birlikte yol yürümek isteyen dostumuzun sayısı arttı.
Zor tarafı demem şu; o kadar sorumluluğu almak, bize inana, güvenen iş insanı sayısındaki artış, omuzunuzdaki yükü de ağırlaştırıyor. O anlamda biraz yükümüz ağır ama dostlarla, arkadaşlarla çıktığımız yolda herkes o yükün altına eşit derecede girince onu da göreve geldikten sonra hafifleteceğiz.
24 ayrı komite var. Aslında her komite kendi başarısını damgalayacak. Ticaret odası seçimi sadece başkan merkezli bir seçim değil. O komiteden çıkabilirsem bir sonraki hafta yönetim seçiminde başkanlığa aday olacağım. Dolayısıyla ekibin tamamının etkisin burada büyük. Ekibimiz profesyonel. Hem 4 yıllık tecrübesi olan bir kadro hem de yeni dahil olan arkadaşlarımızla bu görevi üstleneceğiz. İnşallah 4 yıl hizmet etme şansı yakalayacağız” diye konuştu.
İŞ İNSANLARI SİZİ NEDEN SEÇSİN?
ALTSO Başkan Adayı Erdem, “İş insanları sizi neden yeniden seçsin? Sorusuna esprili bir dille “Niye seçmesinler? İyi adamız. İyi ekibiz” şeklinde yanıt verdi. Erdem açıklamasında “Abartıya gerek yok. Haddimizi hem şahıs olarak hem de odanın kurumsal kimliğine zarar vermeden, aşırmadan söylemde bulunmak lazım.
Bizim sorumluluklarımız var. Bol keseden bir şeyler atsak iş dünyası güler geçer. Bu konuda ben çok bir şey diyemem. Geçmiş dönem “Tercih sizin, Alanya hepimizin” dedik. Yine aynısını söyleyeceğiz. İş dünyasının tercihi neyse bir saygı duyarız ama ben bir seçmen olsaydım, bir kere tecrübeye oy verirdim.
Bu tür görevlerde 2 dönem muhakkak bu iş yapılmalı. Rutininde giden işler, konjonktürün geneli değerlendirilerek ekibin verimli olabileceği en az 2 döneme ihtiyaç var. Bana göre iş dünyasının şu an yüzde 80’inin kararı vardır. Ben 4 yıldır görevdeyim ve iş dünyasının benimle ilgili bir kararı vardır.
Ben iş dünyasına bize 4 yıl önce verdiği mazbatadan dolayı teşekkür ediyorum. 4 yıl boyunca yanımızda oldukları için, bize dostane yaklaştıkları için. Ben hiçbir üyeden rencide edici yaklaşım görmedim. 4 yılı birlikte tamamladık, Kısmet olursa bir 4 yıl daha göreve talibiz. İnşallah bu dönemdeki eksiklerimiz, kendi çıkardığımız notlar, sahadan aldığımız notlar, eleştiriler doğrultusunda ikinci dönem için iyi bir yol haritasıyla, eksikleri de gidermiş olarak 4 yıl daha hizmet etme şansı yakalarız. Rakip adaya, ekibe de başarılar diliyorum.”
AİDAT TARTIŞMASINA SON NOKTA
ALTSO üyelik aidatları konusundaki soruyu cevaplayan Erdem, “Bizim yerimizde başka birileri olsaydı inanın o zam oranları belki çok daha yüksek olurdu. 365 oda ve borsa için söylüyorum.
Kimse kafasına göre zam yapmaz. Bu kanunla belirlenmiş. Yapacağınız zam oranı ülkenin asgari ücretinin yüzde 10’unun altında, yüzde 50 de üstünde olamaz. Alt ve üst barem konulmuş.Biz de her yıl yeniden açıklanan hem yeniden değerleme oranı hem de asgari ücrete göre bize gelen o baremler içerisinde tahmini bütçeyi kurtarır vaziyette zam yapmakla mükellefiz. Keşke enflasyonist ortam olmasaydı da hiç yapmasaydık.
Kanun demiş ki o yılki tahmini bütçenin yüzde 40’ını personel gideri olarak kullanabilirsin. Personel gideri içinde de personelin maaşı, SGK primi, ihbar tazminatı hepsi dahil yüzde 40 demiş. O yıl bütçeye bakıyoruz. Bırakın yüzde 40’ı tamamını versek, yine tatminkar bir maaş yok.
Onun üzerine bütçe çalışması yapmak hasıl oldu. Bütçeyi de yapacağımız an burada alt ve üst baremler var. Yüzde 10 altı olamaz, yüzde 50 üstü olamaz diyor. Biz de en kurtarır şekli neyse öyle zam yaptık. Zam da yüzde 19. İşin üzücü tarafı o zamlara onay veren meclis üyesi arkadaşlarımızdan bazıları şimdi rakip ekipte çalışıyor. Onlar da itiraz ediyor. Sizler de imza attınız. Bunu beraber değerlendirdik. Meclise gelmeden önce bütün gündem maddeleri siz bütün şeffaflığı ile gönderiliyor, bakıyorsunuz. Mecliste bunu birlikte oyluyoruz. Madem itirazınız vardı o gün niye o gün etmediniz?
Bunlar dediğim gibi manipülatif işler. Ben birebirde hiçbir iş insanından ‘Bu od aidatı çok yüksek’ adı aidat ama bu yıllık bir ücret. Yıllık ücretimiz şirketlerin derecesine göre 2 bin 600 ile 6 bin 800 TL arasında değişiyor. 6 bin 800 TL aldığımız şirket sayısı da toplam üyemizin yüzde 10’unu geçmez. Gelirse totali ortalamaya vurduğumuzda 4 bin TL. Esnaf odasının 3 bin küsur. TÜRSAB’ın 32 veya 35 bin TL. MÜSİAD’ın 50 bin TL. Diğerlerinin 25 bin TL. Bunlar dernek. Bizim devlete karşı, bakanlıklara bağlıyız. Denetleniyoruz, sorumluluklarımız var. Baremleri belli. Enflasyonist ortam oldu.
Yaptığımız zaman en minimum orana yakın bir zam oranı. Bir taraftan TÜRSAB’a 30-35 bin lira, MÜSİAD’a 50 bin lira verilip bunların lafı edilmezken yarı resmi kurum, verdiğimiz her evrakın sorumluluğu var. Aldığımız yıllık üye aidatı 4 bin TL. Hiçbir iş insanı beni bu konuyla ilgili arayıp bir tanesini serzenişi olmadı ama bu bir şekilde köpürtüldü. Son 2 senede biz göreve gelmeden zam yapılmamış. Keşke enflasyonist ortam olmasaydı, piyasa stabil olsa biz hiç yapmasaydık. Çalışanımız o gün 10 bin lir ile geçinebiliyorsa bugün geçinebiliyorsa sorun yok ya da eleştiren arkadaşımıza soralım. Bugün kaç para ile geçiniyor? O gün kaç parayla geçiniyordu? O gün asgari ücret 4 bin liraymış, bugün 28 bin lira.





