Antalya kıyıları, su altındaki tarihi mirasıyla dünyanın dikkat çeken bölgeleri arasında gösteriliyor. Su altı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir, Antalya açıklarında farklı dönemlere ait çok sayıda batığın bulunduğunu belirterek bölgenin su altı arkeolojisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Aydemir, Antalya kıyılarında dünyanın en eski batıkları arasında gösterilen Gelidonya ve Uluburun batıklarının yanı sıra, 1’inci ve 2’nci Dünya Savaşı dönemlerinden kalan çok sayıda batığın da bulunduğunu söyledi.

ANTALYA’NIN SU ALTINDAKİ TARİHİ

Antalya’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, deniz tabanında barındırdığı tarihi kalıntılarla da öne çıktığını belirten Aydemir, bölgeyi “su altı cenneti” ve “batıklar cenneti” olarak nitelendirdi.

Antalya kıyılarındaki batıkların sayısı ve geçmişinin, bölgenin dünya su altı tarihi açısından özel bir konumda olduğunu gösterdiğini ifade eden Aydemir, bu zenginliğin daha fazla anlatılması gerektiğini dile getirdi.

“Belki dünyanın en zengin, en çok ve en eski batıkları Antalya kıyılarındadır. Bunu anlatmak gerekiyor.”

SAVAŞ BATIKLARININ HİKAYELERİNİ ARAŞTIRIYOR

Aydemir’in çalışmalarında özellikle savaş dönemlerinden kalan batıklar önemli bir yer tutuyor. Denizin altında bulunan gemilerin yalnızca fiziksel kalıntılardan ibaret olmadığını belirten Aydemir, her batığın geçmişine ilişkin farklı bir hikaye taşıdığını söyledi.

Yaptığı araştırmaların bir bölümünü “10 Batık 10 Hikaye” adlı kitabında bir araya getiren Aydemir, batıkların izini sürerken tarihi olaylara ve gemilerde yaşananlara ulaşılabildiğini ifade etti.

“Her geminin altında bir hikaye vardır. Bu hikayelerin peşine düşerseniz inanılmaz şeylere ulaşırsınız. Ben bunu yapıyorum.”

GELİDONYA VE ULUBURUN ÖNE ÇIKIYOR

Antalya kıyılarındaki su altı tarihinin en önemli örnekleri arasında Gelidonya ve Uluburun batıkları bulunuyor. Her iki batık da bölgenin geçmiş dönemlerde Akdeniz’deki deniz ticareti açısından taşıdığı öneme ilişkin önemli bilgiler sunuyor.

Bunun yanı sıra savaş dönemlerinden kalan batıkların da Antalya’nın su altı tarihinin farklı dönemlerine ışık tuttuğu belirtiliyor. Araştırmalar, deniz tabanındaki bu kalıntıların geçmişe ilişkin yeni hikayelerin ortaya çıkarılmasına katkı sağlıyor.

Kaynak: Haber Merkezi