Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müştekiler Cem T., Sinem T. ve İsmail E. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar, “birden fazla kişi tarafından gece vakti nitelikli yağma”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamalarıyla yargılanıyor.
“Polis sandım, sonra tehdit etti”
Duruşmada tercüman aracılığıyla savunma yapan müşteki Cem T., sabaha karşı villaya gelen kişileri başlangıçta polis zannettiğini söyledi.
Siyah takım elbiseli ve İngilizce konuşan bir kişinin kendisine iş birliği yapmaması halinde kötü şeyler olacağını söylediğini aktaran Cem T., kendisinin ve ailesinin zarar görebileceği yönünde tehdit edildiğini öne sürdü.
Cem T., kendisinden 200 milyon dolar istendiğini ancak bu miktarda parasının bulunmadığını belirterek sahip olduğu kripto varlıkları transfer etmeye zorlandığını anlattı.

Kripto varlıkları transfer etti
Cem T., kendisine verilen cüzdan adreslerine farklı kripto varlıklar gönderdiğini, transferler sırasında saldırıya uğradığını ve baskı altında kaldığını iddia etti.
Sahip olduğu varlıkların tamamına yakınını göndermek zorunda kaldığını belirten Cem T., transferlerin toplam değerinin fiyat değişimleri nedeniyle farklılık gösterdiğini söyledi.
“Fiyatlar sürekli değişiyordu. Dolara çevrildiğinde 4 milyon dolara tekabül eden bir para gönderdim.”
Cem T. ayrıca siyah takım elbiseli ve İngilizce konuşan kişinin sanık M.E.A.M. olduğunu, video görüşmesinde konuştuğu kişinin ise sanık A.M. olduğunu teşhis etti.
Sanık İ.D’nin kendisine su verdiğini ve saldıran kişileri yavaşlatmaya çalıştığını belirten Cem T., sanık İ.E’nin ise evin içinde girip çıktığını söyledi.

Eşi de sahte arama kararını anlattı
Müşteki Sinem T. ise sabaha karşı villaya gelen kişiler arasında polis kıyafeti giyenlerin bulunduğunu ve kendilerine arama kararı gösterildiğini anlattı.
Sinem T., sanık Ö.K’nin arama kararını gösterdiğini, kendisinin Ö.K. ve İ.E. tarafından odada tutulduğunu ileri sürdü.
Siyah ceketli olarak tarif ettiği M.E.A.M’nin kendisini eşi üzerinden tehdit ettiğini iddia eden Sinem T., İ.E’nin de olayın ardından şikayetçi olmaması yönünde kendisini uyardığını öne sürdü.
Sinem T., eski komşuları sanık K.A’nın daha önce ailesi ve eşinin işi hakkında kendilerine sorular yönelttiğini de iddia etti. K.A. ise suçlamayı kabul etmedi.

Sanıklar suçlamaları reddetti
Sanık İ.D. duruşmada “Yaptığımdan çok pişmanım” diyerek önceki yazılı savunmasını tekrarladı. İ.D., olaydan önce A.M. ve Ö.K. ile bir kafede oturdukları sırada K.A’nın yanlarına geldiğini öne sürdü.
Ö.K. ise K.A’yı tanımadığını ve söz konusu görüşmede bulunmadığını savundu.
Sanık İ.E., olay sırasında kimseyi tehdit etmediğini, cebir veya şiddet uygulamadığını ve para, altın ya da değerli eşya almadığını ileri sürdü.
M.E.A.M. ise yağma amacıyla hareket etmediklerini, müştekiden alacakları olduğunu iddia ettikleri parayı almak için gittiklerini savundu. Sanık A.M. de M.E.A.M’nin savunmasına katılarak aralarında alacak meselesi bulunduğunu öne sürdü.

Mahkemeden telefon ve baz kayıtları kararı
Mahkeme heyeti, savunmaların ardından sanıklar Ö.K., A.M., K.A. ve İ.D’nin olaydan bir gün önceki telefon görüşme ve baz istasyonu kayıtlarının getirtilmesine karar verdi.
Heyet, İ.M., İ.D., A.M., S.A., A.D., A.R.A., İ.E., M.E.A.M. ve Ö.K’nin tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
A.B., E.A., E.K. ve K.A.M. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin de devamına karar veren mahkeme, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.





